11735 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bana Muhammed b. Beşşâr, ona Ğunder ve Abdurrahman, onlara Şu‘be, ona Adiy, ona da Abdullah b. Yezid şöyle rivayet etmiştir:
"Zeyd b. Sabit (rav) “Size ne oluyor ki, münafıklar hakkında iki fırkaya ayrılıyorsunuz” (Nisa, 4/88) âyeti hakkında şöyle demiştir: Nebi’nin (sav) ashabından bazı kimseler Uhud Savaşından geri döndüler. İnsanlar da onlar hakkında iki gruba ayrıldı. Bir grup (Hz. Peygamber'e) “bunları öldür” diyor, diğer grup ise karşı çıkıyordu. Bunun üzerine “Size ne oluyor ki, o münafıklar hakkında iki fırkaya ayrıldınız” Nisa, 4/88 ayeti indi ve Rasulullah (sav) “Burası (Medine), Taybe’dir. Burası, ateşin, gümüşün pisliğini gidermesi gibi pis insanları giderir (dışarı atar)” buyurdu."
Bize İsmail b. Abdullah, ona İbrahim b. Sa'd, ona Salih b. Keysan, ona İbn Şihab, Sehl b. Sa'd es-Saidî'den, Mervan b. Hakem'i mescitte gördüğünü ifade ederek şöyle rivayet ettiğini nakletmiştir:
"Ona doğru yöneldim ve yanına oturdum. Bize Zeyd b. Sabit'in, kendisine Hz. Peygamber'den şunu naklettiğini söyledi: 'Hz. Peygamber bana, 'Müminlerden Allah yolunda savaşanlarla savaşmayanlar bir olmaz (Nisa, 4/95)' ayetini yazdırıyordu. O esnada İbn Ümmü Mektum geldi ve şöyle dedi: 'Ya Rasulullah! Cihat etmeye gücüm yetseydi andolsun ki ben de cihad ederdim.' İbn Ümmü Mektum'un gözleri görmüyordu. Bu olay üzerine Allah, Hz. Peygamber'e vahyetti. Hz. Peygamber'in ayağı benim ayağımın üzerindeydi. Bu durum bana o kadar ağır geldi ki ayağımın dağılmasından korktum. Daha sonra Hz. Peygamber'den vahiy hali geçti. Allah, 'Özür sahibi olanlar müstesna' bölümünü indirdi."
Bize Muhammed b. Yusuf, ona İsrail, ona Ebu İshak, ona da Berâ b. Âzib şöyle demiştir:
"Müminlerden oturanlarla, Allah yolunda savaşanlar bir olmaz" ayeti indiği zaman, Peygamber (sav) "Falanca kimseyi (Zeyd b. Sabit'i) çağırın" buyurdu. Zeyd beraberinde divit ve levha yahut kürek kemiği olduğu halde geldi. Rasulullah (sav) "Yaz: Müminlerden oturanlarla, Allah yolunda savaşanlar bir olmaz" buyurdu. Hz. Peygamber'in (sav) arkasında bulunan İbn Ümmü Mektûm “ey Allah'ın Rasulü, ben çok zarardayım” dedi. Bunun üzerine hemen orada ayetin devamı "Müminlerden özür sahibi olmaksızın oturanlarla, Allah yolunda savaşanlar bir olmaz" nazil oldu
Bize İbrahim b. Musa, ona Hişam, ona İbn Cüreyc; (T) bana İshak, ona Abdurrezzâk, ona İbn Cüreyc, ona Abdülkerim, ona Abdullah b. Hâris'in azatlısı Miksem, ona da İbn Abbas (r.anhuma) şöyle rivayet etmiştir:
"Müminlerden oturanlar (الْقَاعِدُونَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ)", Bedir harbine çıkmayanlar, "Savaşanlar (الْمُجَاهِدُونَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ)" ise Bedir harbine çıkanlardır, demiştir