11735 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize İbrahim b. Musa, ona Hişâm, ona İbn Cüreyc, ona İbn Ebu Müleyke, ona da Alkame b. Vakkâs şöyle rivayet etmiştir:
Mervan kapıcısı Râfi'ye "ey Râfi, İbn Abbâs'a git ve 'kendisine verilen dünyalığa sevinen ve yapmadığı bir işten dolayı övülmekten hoşlanan her kişiye azap olunacaksa, o zaman hepimize azap olunacak (öylemi)?' diye sor" dedi. Bunun üzerine İbn Abbas "bu ayetle sizin ne ilginiz var? Hz. Peygamber (sav) bir defasında Yahudileri çağırıp onlara bir soru sordu. Onlar da sorunun gerçek cevabını saklayarak gerçek dışı bir bilgi verdiler ve verdikleri cevapla Hz. Peygamber'in (sav) takdirini kazandıklarını zannedip hakikati gizleyerek verdikleri cevaptan dolayı takdir edilmelerine sevindiler" dedi sonra da "Allah, kendilerine kitap verilenlerden, «Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz» diyerek söz almıştı. Onlar ise bunu kulak ardı ettiler, onu az bir dünyalığa değiştiler. Yaptıkları alışveriş ne kadar kötü!. Ettiklerine sevinen ve yapmadıkları şeylerle övülmeyi seven kimselerin, sakın azaptan kurtulacaklarını sanma" ayetlerini okudu. (Âlu İmrân, 187-188).
Abdurrezzâk, bu hadisin İbn Cureyc'den rivayetinde Hişâm b. Yusuf'a mutâbaat etmiştir.
Yine bu Mervân hadisini bize İbn Mukâtil, ona Haccâc, ona İbn Cureyc, ona İbn Ebu Müleyke, ona da Humeyd b. Abdurrahman b. Avf rivayet etmiştir.
Bize Said b. Ebu Meryem, ona Muhammed b. Cafer, ona Şerik b. Abdullah b. Ebu Nemir, ona da Küreyb b. Ebu Müslim, Abdullah b. Abbas'ın (r.anhüma) şöyle dediğini rivayet etti:
Ben bir gece teyzem Meymune'nin (r.anha) yanında kaldım. Rasulullah (sav) ailesi ile bir müddet konuştu. Sonra uyudu. Gecenin son üçte biri olunca oturdu da gökyüzüne baktı ve:
"Hakikat göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün arka arkaya gelişinde akıl sahipleri için elbette ibret verici deliller vardır" (Âl-i İmrân 3/190) (ayetini) okudu.
Bundan sonra kalktı ve dişlerini misvâklayarak abdest aldı. Akabinde onbir rekat namaz kıldı. Sonra Bilal (ra) ezan okudu. Rasulullah (sav) evde iki rekat daha kıldı, sonra da çıkıp sabah namazını kıldırdı.
Bize Ali b. Abdullah, ona Abdurrahman b. Mehdi, ona Malik, ona Mahreme b. Süleyman, ona İbn Abbas'ın azatlısı Küreyb, ona da İbn Abbâs (r.anhuma) şöyle demiştir:
Ben bir gece teyzem Meymûne'nin yanında kaldım ve kendi kendime “muhakkak Rasulullah'ın (gece) namazını iyice gözetleyeceğim” dedim. Rasulullah için bir döşek serildi. Akabinde Rasulullah o döşeğe uzunlamasına yattı, uyudu. Uyandığında yüzünden uykuyu gidermek için eliyle yüzünü meshetmeye başladı. Sonra Âlu İmrân Sûresinin son on ayetini okuyup bitirdi. Sonra gelip duvarda asılı olan küçük bir su kırbasını aldı ve ondaki su ile abdest aldı. Sonra namaza durdu. Ben de kalktım, O'nun yaptığı gibi yaptım. Sonra gelip O'nun yanı başında namaza durdum. Rasulullah elini benim başımın üzerine koydu. Kulağımı tuttu ve okşamaya başladı. Sonra iki rekâtta bir selam vererek on iki rekat namaz, ardından tek rekâtlı vitir namazı kıldı.
Bize Ali b. Abdullah, ona Ma'n b. İsa, ona Malik, ona Mahreme b. Süleyman, ona İbn Abbas'ın azatlısı Küreyb, on da İbn Abbâs (r.anhuma), teyzesi ve Peygamber'in zevcesi olan Meymûne'nin yanında gecelediğini haber vererek şöyle demiştir:
Ben başımı döşeğin enine koyarak uzandım. Rasulullah ile eşi de döşeğin boyuna başlarını koyarak uzandılar. Rasulullah gece yarısı yahut gece yarısı civarına kadar uyudu, sonra uyanıp uyku mahmurluğunu gidermek üzere eliyle yüzünü silerek oturdu. Sonra Âlu İmrân Sûresi'nin son on ayetini okudu. Ardından kalkıp asılı duran bir küçük kırbaya uzandı, ondan güzelce bir abdest aldı ve namaza durdu. Ben de O'nun yaptığı gibi yaptım ve gidip, yanında namaza durdum. Rasulullah (sav) sağ elini başımın üzerine koydu ve sağ kulağımı tutup okşadı. Hz. Peygamber (sav) iki rekâtta bir selam vererek on iki rekat, sonunda da tek rekât vitir kıldı. Ardından müezzin ezan okuyuncaya kadar yine uzandı. Ondan sonra yine kalkıp kısa iki rekât namaz kılıp odasından çıktı ve sabah namazını kıldırdı.
Bize Kuteybe b. Saîd, ona Malik, ona Mahreme b. Süleyman, ona İbn Abbas'ın azatlısı Küreyb, on da İbn Abbâs (r.anhuma), teyzesi ve Peygamber'in zevcesi olan Meymûne'nin yanında gecelediğini haber vererek şöyle demiştir:
Ben başımı döşeğin enine koyarak uzandım. Rasulullah ile eşi de döşeğin boyuna başlarını koyarak uzandılar. Rasulullah gece yarısı yahut gece yarısı civarına kadar uyudu, sonra uyanıp uyku mahmurluğunu gidermek üzere eliyle yüzünü silerek oturdu. Sonra Âlu İmrân Sûresi'nin son on ayetini okudu. Ardından kalkıp asılı duran bir küçük kırbaya uzandı, ondan güzelce bir abdest aldı ve namaza durdu. İbn Abbâs der ki: Ben de kalktım, O'nun yaptığı gibi yaptım ve gidip, yanında namaza durdum. Rasulullah (sav) sağ elini başımın üzerine koydu ve sağ kulağımı tutup okşadı. Hz. Peygamber (sav) iki rekâtta bir selam vererek on iki rekat, sonunda da tek rekât vitir kıldı. Ardından müezzin ezan okuyuncaya kadar yine uzandı. Ondan sonra yine kalkıp kısa iki rekât namaz kılıp odasından çıktı ve sabah namazını kıldırdı.
Bize Ahmed b. Humeyd, ona Übeydullah el-Eşceî, ona Süfyân, ona Şeybânî, ona İkrime, ona da İbn Abbâs (r.anhuma) şöyel demiştir:
"Miras taksim olunurken (mîrâsçı olmayan) hısımlar, yetimler, yoksullar da hazır bulunursa..." ayeti mensuh değil muhkemdir.
Saîd, bu hadisin İbn Abbâs'tan rivayetinde, İkrime'ye mutâbaat etmiştir
Bize İbrahim b. Musa, ona Hişâm, ona İbn Cüreyc, ona da İbn Münkedir, Cabir’in (ra) şöyle dediğini rivayet etmiştir:
"Hz. Peygamber (sav) ve Ebu Bekir (hastalığım sırasında) yürüyerek Seleme oğulları yurdundaki (evimde) beni ziyarete gelmişlerdi. Hz. Peygamber (sav) (geldiğinde) beni bilincim kapalı olarak bulmuş. Bunun üzerine biraz su isteyip abdest almış, sonra da (bu sudan) üzerime serpmiş. Derken ayılıp kendime geldim ve 'Ey Allah’ın Rasulü! Malım hususunda ne yapmamı emredersiniz?' diye (mirasımı) sordum. Bu sorum üzerine (Allah size, çocuklarınız hakkında, erkeğe iki kadın payı kadar vermenizi emreder...) (Nisâ 4/11) diye başlayan ayet-i kerime nâzil oldu."