11735 Kayıt Bulundu.
Giriş
ize İbrahim, ona Hişâm, ona İbn Cüreyc, ona Abdullah b. Ebu Müleyke, ona da İbn Abbas; (T) Bize Ebu Bekir b. Ebu Müleyke, ona da Ubeyd b. Umeyr şöyle rivayet etmiştir:
Ömer (ra) bir gün sahabeye "-Sizden biri kendisine ait bir bahçenin olmasını arzu eder mi?- ayeti hakkında görüşünüz nedir?" diye sordu. Onlar, "Allah daha iyi bilir" dediler. Ömer kızıp "biliyoruz ya da bilmiyoruz diye cevap verin" dedi. İbn Abbâs "Ey müminlerin emiri! Bu konuda benim bir düşüncem var" dedi. Ömer "Ey kardeşimin oğlu! Söyle, kendini küçük görme" dedi. İbn Abbas, "Bu ayette bir amele örnek verilmiştir" dedi. Ömer "hangi amele?" dedi. İbn Abbas tekrar "Bir amel için" dedi. Ömer "Bu ayet Allah'a (ac) itaat eden zengin bir adam hakkında örnektir! Daha sonra Allah ona şeytanı gönderdi, o da bir çok günah işledi ve sonunda (salih) amelleri boşa gitti."
Ayetteki (فَصُرْهُنَّ) kelimesi, amellerini boşa çıkardı anlamına gelmektedir.
Bize İbn Ebu Meryem, ona Muhammed b. Cafer, ona Şerîk b. Ebu Nemr, ona Atâ b. Yesâr ve Abdurrahman b. Ebu Amre el-Ensârî, onlara da Ebu Hureyre (ra) rivayet ettiğine göre Hz. peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:
"Miskin (yoksul), insanların, eline bir hurma, iki hurma, bir lokma, iki lokma verip gönderdiği kimse değildir. Asıl miskin (ihtiyacı olduğu halde insanlara el açıp istemekten çekinip iffetli kalmağa çalışan kimsedir. İsterseniz şu ayeti okuyun:"
“Vereceğiniz sadakalar, öncelikle kendilerini Allah yoluna adayan, bu sebeple yeryüzünde maişet için dolaşma imkânı bulamayan fakirler içindir. İffet ve hayaları sebebiyle halktan bir talepte bulunmadıklarından cahiller onları zengin zanneder. Sen ise onları simalarından tanırsın. Hele yüzsüzlük edip de insanlardan ısrarla bir şey istemezler.” (Bakara, 273)
Bize Ömer b. Hafs b. Ğiyâs, ona Babası (Hafs b. Ğiyâs), ona A'meş, ona Müslim, ona da Mesruk'un rivayet ettiğine göre Hz. Âişe (r.anha) şöyle demiştir:
Bakara Suresi'nin sonundaki faiz ile ilgili ayetler indiğinde Hz. Peygamber (sav) bu ayetleri insanlara okudu, ardından şarap ticaretini yasakladı.
Bize Muhammed b. Yusuf, ona Süfyân, ona Mansûr, ona A'meş, ona Ebu Dûha, ona da Mesruk'un rivayet ettiğine göre Hz. Âişe (r.anha) şöyle demiştir:
Bakara Suresi'nin sonundaki (faiz ile ilgili) ayetler indiğinde Hz. Peygamber (sav) ayağa kalkıp bu ayetleri bize okudu, ardından şarap ticaretini yasakladı.
Bize Abdullah b. Mesleme, ona Yezid b. İbrahim et-Tüsterî, ona İbn Ebu Müleyke, ona da Kasım b. Muhammed Aişe’nin (r. anha) şöyle anlattığını nakletti:
Rasulullah (sav) “Sana kitabı indiren O’dur. Onun (Kur’an) bir kısım âyetleri muhkemdir, ki bunlar kitabın esasıdır, diğerleri ise müteşâbihtir. Kalplerinde sapma meyli bulunanlar, fitne çıkarmak ve onu (kişisel arzularına göre) te’vil etmek için ondaki müteşâbihlerin peşine düşerler. Hâlbuki onun te’vilini ancak Allah bilir; bir de ilimde yüksek pâyeye erişenler. Derler ki: Ona inandık, hepsi rabbimiz katındandır. (Bu inceliği) yalnız aklıselim sahipleri düşünüp anlar” (Âl-i İmran 3/7) mealindeki ayeti okudu.
Aişe (r. anha) dedi ki: Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Sen Kur'ânın yalnız müteşâbih âyetlerinin peşine düşenleri gördüğünde (şunu bil ki) Allah’ın (bu âyette) ‘kalplerinde sapma olanlar’ şeklinde nitelediği kimseler işte bunlardır, artık hepiniz onlardan sakınınız (uzak durunuz.)”