11735 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Müsedded, ona Yahya b. Said, ona Humeyd, ona Enes ona da Hz. Ömer şöyle rivayet etmiştir:
Üç husustaki dileğime Rabbim muvafakat etti. Ben "ey Allah'ın Rasûlü, Makam-ı İbrahim'i namazgah edinseniz" dedim, (İbrahim'in makamını namazgâh edinin. -Bakara, 2/125- ayeti indi.) Yine ben "ey Allah'ın Rasûlü, yanınıza yanınıza iyi (kalbi temiz) insan da giriyor, kötü insan da. Müminlerin annelerine emretseniz de örtünseler" dedim Bunun üzerine Allah Hicap ayetini (Ahzâb, 33/59) indirdi. Hz. Ömer devamla şöyle dedi: Bana Hz. Peygamber'in (sav) bazı hanımlarına darıldığı haberi geldi. Hemen ben onların yanına gidip "ya bu hırçınlığa son verirsiniz, yahut iyi biliniz ki Allah, sizin yerinize Rasûlü'ne sizden daha hayırlı hanımlar verir" dedim. Sonra (Peygamber'in) hanımlarından birisinin yanına vardığımda bana "ey Ömer! Allah Rasûlü (sav), kadınlarına öğüt vermez mi ki, sen onlara vaaz vermeye kalkışıyorsun?" diye bana çıkıştı. Bunun üzerine de Allah : "Eğer sizi boşayacak olursa rabbi ona, sizin yerinize sizden daha iyi olan, Allah’a teslimiyet gösteren, yürekten inanan, içtenlikle itaat eden, tövbe eden, kulluk eden, dünyada yolcu gibi yaşayan, dul ve bâkire eşler verebilir." (Tahrîm, 66/5) ayetini indirdi
Yine bize İbn Ebu Meryem, ona Yahya b. Eyyûb, ona Humeyd, ona Enes, ona da Ömer aynı hadisi rivayet etmiştir.
Bize İsmail, ona Malik, ona İbn Şihâb, ona Salim b. Abdullah ona İbn Ebu Bekir, ona Abdullah b. Ömer, ona da Hz. Peygamber'in eşi Âişe (r.anhum) şöyle rivayet etmiştir:
Hz. Peygamber (sav) "baksana, senin kavmin Kâbe'yi yeniden yaptı ama İbrahim'in temellerinden geri çekti" buyurdu. Ben de "Ey Allah'ın Rasulü, Kâbe'yi tekrar İbrahim'in temelleri üzerine oturtmaz mısın?" dedim. O'da "senin kavmin küfürden yeni çıkmış olmasaydı (yapardım)" buyurdu.
Abdullah b. Ömer der ki: Şayet Âişe bu hadisi Rasulullah'tan işitmiş ise, o zaman, Rasulullah'ın Hıcr'i takip eden iki rüknü istilam etmemesi, Kâbe'nin İbrahim'in temelleri üzerine oturmamasından dolayıdır diye düşünüyorum.
Bize Yusuf b. Raşid, ona Cerîr, ona A'meş, (T) Bize Yusuf b. Raşid, ona Ebu Usame, onlara (A'meş ve Ebu Usame'ye) Ebu Salih, ona da Ebu Saîd el-Hudrî'nin rivayet ettiğine gör Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:
"Kıyamet gününde Nuh çağrılır ve 'davetine icabet ettim, huzuruna geldim, emrine hazırım ey Rabbim' der. Yüce Allah '(Emirlerimi ümmetine) tebliğ ettin mi?' diye sorar. Nuh da 'Evet ettim' der. Bunun üzerine Nuh'un ümmetine 'Nuh size tebliğ etti mi?' diye sorulur. Nuh'un ümmeti de 'bize herhangi bir uyarıcı gelmedi' der. Bunun üzerine Yüce Allah 'ey Nuh, sana kim şahitlik eder' diye sorar. O da 'Muhammed ve O'nun ümmeti' cevabını verir. Onlar da Nuh'a şahitlik eder. 'Peygamber de sizin hakkınızda şahitlik eder.' İşte bu, şanı yüce Allah'ın şu buyruğudur: 'Böylece, siz insanlara şahit olasınız, peygamber de size şahit olsun diye sizi orta yollu bir ümmet yaptık.'" - Bakara, 143
"Vasat", orta yollu, adil demektir.