11735 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Ebu Asım, ona İbn Cüreyc, ona ez-Zührî, ona Atâ b. Yezîd, ona Ubeydullah b. Adiy, ona Mikdâd b. Esved (T) Bana İshak, ona Yakub b. İbrahim b. Sa'd, ona İbn Şihâb'ın kardeşinin oğlu, ona da amcası İbn Şihâb, ona Atâ b. Yezîd, ona Ubeydullah b. Adiy, ona da Benu Zühre kabilesinin anlaşmalı dostu olan ve Rasulullah (sav) ile birlikte Bedir'e katılan Mikdâd b. Amr'ın söylediğine göre o, Hz. Peygamber'e kafirlerden biriyle karşılaşıp vuruşursam o kılıcıyla benim bir kolumu keserse, sonra da benden kaçıp bir ağaca sığınır ve 'Ben Müslüman oldum' derse ne yapmalıyım? Bu sözü söyledikten sonra onu öldürebilir miyim? Ey Allah'ın Rasulü? diye sordu.
Hz. Peygamber (sav) cevaben "Onu öldürme!" buyurdu. Mikdâd: 'Ama o benim bir kolumu kesti. Kolumu kestikten sonra o sözü söyledi' diye itiraz edince, Allah Rasulü (sav) şöyle buyurdu:
"Onu öldürme! Şayet onu öldürecek olursan, o senin önceki konumuna gelir, sen de onun o sözü söylemeden önceki konumuna düşersin."
Bize Haccâc b. Minhâl, ona Abdullah b. Ömer en-Nümeyrî, ona Yunus b. Yezîd, ona Zührî, ona da Urve b. Zübeyir, Saîd b. Müseyyeb, Alkame b. Vakkâs ve Übeydullah b. Abdullah -her biri hadisten bir bölümü bana aktararak- Hz. Peygamber'in eşi Hz. Aişe'nin (r.anha) şöyle dediğini rivayet etmiştir:
Ümmü Mıstah ile birlikte giderken, onun ayağı kaydı ve "kahrolasın Mıstah" diye oğluna beddua etti. Ben de "ne kötü bir söz söyledin, sen Bedir Savaşına katılmış bir kişiye sövüyor musun?" dedim...
Âişe İfk hadisinin tamamını aktardı.
Açıklama: Hadisin tamamı için B004141 numaralı hadise bakınız.
Bize Yakub b. İbrahim, ona ibn Uleyye, ona Süleyman et-Teymî, ona da Enes (ra) şöyle rivayet etmiştir:
Rasulullah (sav) Bedir günü "Ebu Cehil'in ne yaptığını kim bir bakıp araştırır?" buyurdu. Bunun üzerine İbn Mesud gitti ve Afra kadının oğullarının (Muâz ve Muavviz) vurduğu Ebu Cehil'i ölmek üzereyken buldu ve "Ebu Cehil sen misin?" diye sordu.
İbn Uleyye der ki: Süleyman ibn Tarhân'ın Enes'ten rivayetine göre İbn Mesûd bu şekilde "Ebu Cehil sen misin?"? diye sordu, Ebu Cehil de "sizin vurduğunuz dışında kimse var mı" ya da "kendi kavminin vurduğundan başka bir kimse var mı" dedi
Ebu Miclez der ki: Ebu Cehil "Keşke beni bir çiftçiden başkası öldürseydi" dedi
Bize İshak b. Mansur, ona Abdurrezzak, ona Ma'mer, ona ez-Zührî, ona Muhammed b. Cübeyr, ona da babası (Cübeyr b. Mut'im) şöyle demiştir:
"Ben bir akşam namazında Hz. Peygamber'in Tûr Suresi'ni okuduğunu işittim. Benim kalbime imanı yerleştiren ilk şey işte bu suredir."
Yine bize Zührî, ona Muhammed b. Cübeyr b. Mut'im, ona da babası (Cübeyr b. Mut'im) şöyle rivayet etmiştir:
Hz. Peygamber (sav) Bedir esirlerini kast ederek "eğer Mut'im b. Adiyy hayatta olsa ve şu kokuşmuşlar konusunda benimle konuşsaydı bunların hepsini ona bağışlardım"
Ve yine Leys'in Yahya'dan rivayetine göre Saîd b. Müseyyeb şöyle demiştir: Birinci fitne (yani Hz. Osman'ın şehadeti) meydana geldi, Bedir Ashabından kimseyi bırakmadı. Sonra ikinci fitne (yani Harre vakası) oldu Hudeybiye Ashabından kimseyi bırakmadı. Sonra üçüncü fitne olayı oldu, o da insanlarda akıl ve kuvvet bırakmadı.