11735 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Abdullah b. Ebu Şeybe, ona Yahya ve Muhammed b. Kesîr, onlara Süfyân, ona Ebu İshak, ona da Berâ (ra) şöyle demiştir:
Biz aramızda konuşur ve Bedir Ashabının, Tâlût'un, kendisiyle birlikte nehri geçen Ashabı gibi 310 küsur kişi olduğunu söylerdik. Tâlût ile beraber sadece mümin olanlar nehri geçmişti.
Bize İbn Nümeyr, ona Ebu Usame, ona İsmail, ona da Kays şöyle rivayet etmiştir:
Abdullah (ra) Bedir günü, son nefesini verirken Ebu Cehil'in yanına gelmiş (ve ona hakaret etmiş), bunun üzerine Ebu Cehil kendisini kast ederek “sizin öldürdüğünüz bu kişiden daha şereflisi var mı?” demiştir.
Bize Humeydî, ona Velid b. Müslim, ona Abdullah b. A'lâ, ona Büsr b. Ubeydullah, ona da Ebu İdris (el-Havlanî), Avf b. Malik’in (ra) şöyle dediğini rivayet etti:
"Tebuk gazasında deriden yapılmış yuvarlak bir çadır içinde bulunan Hz. Peygamber'in (sav) huzuruna geldim, bana şöyle buyurdu: Kıyametin kopmasından önce altı şeyi say (bekle): Benim ölümüm, Sonra Beytu'l-Makdis'in fethi, Sonra koyun kırımı gibi o sizi yakalayacak olan salgın ölümler. Sonra malın artması. Öyle ki bir kişiye yüz dinar verseniz bile onu azımsayıp mutsuz olmaya devam edecek. Sonra bir fitne ortaya çıkacak ve girmedik Arap evi bırakmayacak. Sonra sizinle Benu'l-Asfar (Rumlar) arasında bir barış yapılacak, ardından düşmanınız ihanet edip anlaşmayı bozacak ve üzerinize her bayrağın altında on iki bin nefer olmak üzere seksen kumandanın bayrakları altında size saldıracaklardır."
Bize Ahmed b. Yunus, ona Züheyr, ona Süleyman et-Teymî, ona da bir gurup insan (T); yine bana Amr b. Halid, ona Züheyr, ona Süleyman et-Teymî, ona da Enes (ra) şöyle rivayet etmiştir:
Rasulullah (sav) "Ebu Cehil'in ne yaptığını kim bir bakıp araştırır?" buyurdu. Bunun üzerine İbn Mesud gitti ve Afra kadının oğullarının (Muâz ve Muavviz) vurduğu Ebu Cehil'i ölmek üzereyken buldu ve sakalından tutarak "Ebu Cehil sen misin?" diye sordu. Ebu Cehil de "sizin vurduğunuz dışında kimse var mı" ya da "kendi kavminin vurduğundan başka bir kimse var mı" dedi
Ahmed b. Yunus der ki: İbn Mesud "(أَنْتَ أَبُو جَهْلٍ) Sen Ebu Cehil misin?" şeklinde sormuştur.