11735 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Sehl b. Bekkâr, ona Vüheyb, ona Amr b. Yahya, ona Abbas es-Sâidî Ebu Humeyd es-Sâidî’nin şöyle anlattığını rivayet etti:
Tebük’te Hz. Peygamber (sav) ile birlikte gaza etmiştik. (Bu sefer esnasında) Eyle Meliki (Buhnetü İbn Raübeti Hz. Peygamber'le antlaşma yapıp cizye verdi ve) Hz. Peygamber’e (sav) beyaz bir katır hediye etti. Ve kendisine de bir bürde giydirdi. Hz. Peygamber de ona yaşadıkları beldelerinde serbest ticaretleri için bir emânnâme yazdı.
Açıklama: İbn İshak'ın kaydettiği bu emanname mektubu şu şekildedir: " Bismillahirrahmanirrahim Bu eman Allah ve Allah'ın elçisi Muhammed Nebisinin Eyle halkının (büyüğü) Buhne b. Rüeybe'yedir. Onlara ait gemiler ve araçlari denizde ve karada Şam ehli, Yemen ve halkı ve bahr halkı arasında (ticaretlerinde)Allah ve onun Peygamberinin zimmetindedir. Onlardan birinin istemediği sürece malına dokunulmaz. Ancak gönül hoşluğu ile alabilir.Onları yoldaki sudan ve kara ve denizdeki gidecekleri yoldan kimse engelleyemez." İbn Battal, Şerhu Sahihi'l-Buhârî, 5/336.
Bize Ebu Numan (Muhammed b. Fadl), ona da Sabit b. Yezid, Asım'ın (el-Ahvel) şöyle dediğini rivayet etmiştir:
'Enes b. Malik'e kunut hakkında soru sordum. '(Kunut) Rukûdan öncedir.' cevabını verdi. 'Falan kimse senin (kunutun) rukûdan sonra yapıldığını söylediğini iddia ediyor (buna ne dersin?) deyince, Enes: "O hata ediyor.' dedi ve Hz. Nebi'den (sav) şu hadisi nakletti: "Rasulullah (sav) bir ay boyunca rukûdan sonra kunut yaptı; Süleymoğullarına bağlı bazı kabilelere beddua etti. Hz. Peygamber (sav) kurra olan kırk yahut yetmiş kişiyi -Ravi rakamda şüphe etmiştir- müşriklerden bir topluluğa göndermişti. O kabileler gönderilen kimselere pusu kurdular ve onları öldürdüler. Halbuki o müşriklerle Rasulullah (sav) arasında bir anlaşma vardı. Hz. Peygamber'in onlara üzüldüğü kadar hiçbir kimseye böyle üzüldüğünü görmedim."
Bize Müsedded, ona İsmail, ona Eyyûb, ona Nâfi, ona da İbn Ömer (r.anhuma) şöyle demiştir:
Peygamber'e (sav) Yahudilerden, birbiriyle zina etmiş, bir erkekle bir kadın getirildi. Peygamber (sav) Yahudilere "zina edenlere ne yapıyorsunuz?" diye sordu. Onlar da “yüzlerine kömür sürüp kara çalıyor, sonra da rezil kepaze ediyoruz” dediler. Peygamber (sav) "Eğer söylediklerinizde samimi iseniz Tevrat’ı getirin de onu okuyun!" (Âli İmran, 93) dedi. Yahudiler Tevrat'ı getirip kendilerinin razı olduğu kimselerden birine (A'ver'e) “oku, ey A'ver” dediler. O da Tevrat'tan recim ayetine kadar olan yeri okuyup, o ayetin üzerini eliyle kapattı. (Abdullah b. Selâm) “elini onun üstünden kaldır” dedi. O da elini kaldırdı. Bir de baktık ki, orada recim ayeti parlayıp durmaktadır. Bunun üzerine Abdullah b. Selâm “ey Muhammed (sav), bunlara recim cezası vardır, ancak bizler recim ayetini aramızda gizliyorduk” dedi. Bunun üzerine Peygamber (sav) emretti, zina edenlere recim cezası uygulandı.
Abdullah der ki: Ben erkek arkadaşını, taşlardan korumaya çalışırken gördüm.
Bize Adem b. İyâs, ona Şu'be, ona Ebu Cemre, ona Cüveyriye b. Kudâme et-Temîmî şöyle demiştir:
Ömer b. Hattâb'a (ra) “ey Müminlerin Emiri, bize tavsiyede bulun” dedik. Ömer de “sizlere Allah'ın (adına Gayr-ı Müslimlerle yapılan) zimmet sözleşmesine uymanızı tavsiye ediyorum. Zira bu, hem Peygamber'inizin zimmeti hem de ailenizin rızkıdır" dedi.
Açıklama: Beytü’l-Midras: Yahudilerin dinî eğitim ve öğretim yaptıkları yer.
Açıklama: Anlaşılabildiği kadarıyla rivayet muallaktır; Buhari ile İbrahim b. Tahman arasında inkıta vardır.