11735 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Fadl b. Yakub, ona Abdullah b. Cafer er-Rakkî, ona Mu'temir b. Süleyman, ona Said b. Ubeydullah es-Sekafî, ona Bekir b. Abdullah el-Müzenî ve Ziyâd b. Cübeyr b. Hayye, onlara da Cübeyr b. Hayye, Muğire'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:
"Hz. Peygamber (sav) bize, Rabbimiz'den şöyle bir mesaj bildirdi: 'Bizden öldürülen herkes, cennetlik olacaktır'."
Bize Muhammed b. Yusuf, ona Sufyân, ona İsmail, eş-Şa'bî, ona da Mesrûk, Aişe'nin (r.anha) “her kim Hz. Muhammed'in (sav) bir şeyi gizlediğini rivayet ederse....” dediğini; (T)
Yine bize Muhammed, ona Ebu Amir el-Akadî, Şu'be, ona İsmail, eş-Şa'bî, ona da Mesrûk, Aişe'nin (r.anha) şöyle dediğini rivayet etmiştir:
"Her kim sana, Hz. Peygamber'in (sav) vahiyden herhangi bir şeyi gizlediğini rivayet ederse, sen onu tasdik etme. Çünkü Yüce Allah 'Ey peygamber! Rabbinden sana indirileni tebliğ et! Eğer bunu yapmazsan O’nun mesajını iletmemiş olursun' (Mâide, 67/5) buyuruyor."
Bize Kuteybe b. Saîd, ona Cerîr, ona el-A'meş, ona Ebu Vâil, ona Amr b. Şurahbîl, ona da Abdullah şöyle rivâyet etti: Bir adam sordu:
"— Ey Allah'ın Rasûlü, Allah katında en büyük günah hangisidir?"
"— Seni yaratan Allah olduğu halde Allah'a ortak nispet etmendir."
"— Sonra hangisidir?"
"— Yemeğine ortak olacağından korkarak çocuğunu öldürmendir."
"— Peki sonra hangisidir?"
"— Komşunun helâli ile zina etmendir" buyurdu.
Râvî dedi ki: Yüce Allah bunları doğrulamak üzere şu âyeti indirdi: "Onlar, Allah ile birlikte başka bir tanrıya tapmazlar; haksız yere, Allah’ın dokunulmaz kıldığı insan hayatına kıymazlar, zina etmezler. Zira (bilirler ki) bunları işleyen kimse cezasını bulacak."(el-Furkan, 25/68)
Bana Süleyman, ona Şu'be, ona Velîd; (T)
Bana Abbâd b. Yakub el-Esedî, ona Abbâd b. Avvâm, ona Şeybânî, ona Velid b. el-Ayzâr, ona Ebu Amr eş-Şeybânî, ona da İbn Mesûd (ra) şöyle rivayet etmiştir:
"Adamın biri Hz. Peygamber'e (sav) gelip 'Amellerin hangisi daha üstündür?' diye sordu. Hz. Peygamber (sav) 'Vaktinde kılınan namaz, ana babaya iyilik etmek sonra da Allah yolunda cihat etmektir' buyurdu."
Bize Ebu Yeman, ona Şuayb, ona ez-Zühri, ona Urve b. Zübeyr, ona da Misver b. Mahreme, Amir b. Lüey oğullarının müttefiki ve Bedir savaşına katılan Amr b. Avf el-Ensarî’nin şöyle anlattığını nakletti:
Rasulullah (sav) Ebu Ubeyde b. Cerrah’ı (toplanan) cizye (mallarını) getirmek üzere Bahreyn’e göndermişti. Rasulullah (sav) (bundan önce) Bahreyn halkı ile barış andlaşması yapmış ve Alâ b. Hadramî’yi de başlarına yönetici tayin etmişti. Ebu Ubeyde (cizye) mallarını alıp Bahreyn'den (Medine'ye) geldi ve Ensâr da onun geldiğini işitti. Ensar, Nebi (sav) ile birlikte sabah namazına (katılmak için) geldi. Rasulullah (sav) onlara sabah namazını kıldırıp (namazdan) ayrılınca (hemen) karşına dikildiler. Rasulullah (sav) onları bu halde görünce gülümsedi ve "Zannediyorum, Ebu Ubeyde’nin Bayreyn’den bir şeyler getirdiğini duydunuz" dedi. Onlar da “Evet Ey Allah’ın Rasulü!” diye tasdik ettiler. Bunun üzerine Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Öyle ise sevinin! Sizi sevindirecek olan şeyi de ümit edin! Allah’a yemin olsun ki, ben sizin adınıza fakirlikten endişe etmiyorum; ama dünya nimetlerinin sizden önceliklerin önüne serildiği gibi sizin önünüze de serilmesinden ve onların bu dünyalıklar için birbirleriyle yarışa giriştikleri gibi, sizin de yarışa girmenizden ve bu rekabetin onları helâk ettiği gibi sizi de helâk etmesinden korkuyorum."
Açıklama: İsnadın tamamı için bk. B003156.