11735 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize İshak b. Mansur, ona Abdurrezzâk, ona Ma'mer ona Zuhrî, ona Muhammed b. Cübeyr, ona da 'den; o da babası (Cübeyr b. Mut'ım) şöyle rivayet etmiştir:
Hz. Peygamber (sav) Bedir esirlerini kast ederek "eğer Mut'im b. Adiyy hayatta olsa ve şu kokuşmuşlar konusunda benimle konuşsaydı bunların hepsini ona bağışlardım"
Bize Muhammed b. Müsenna, ona Abdülvehhab, ona Yahya b. Said ona Büşeyr b. Yesar, ona da Süveyd b. Numan'ın (ra) rivayet ettiğine göre; Süveyd, Hayber'in fethinin gerçekleştirildiği yıl Rasulullah (sav) ile birlikte sefere çıkmıştı. Hayber'in aşağı tarafında bulunan ve Hayber'in bir bölgesi olan Sahba mevkiine geldiklerinde ikindi namazını kıldılar. Rasulullah (sav) yiyeceklerin getirilmesini istedi. Ancak Rasulullah'a (sav) kavuttan başka bir şey getiren olmadı. Kavutu çiğnedik. Yiyip içtikten sonra Rasulullah (sav) kalktı. Ağzını çalkaladı, biz de çalkaladık. Sonra da namaz kıldık.
Bize Sadaka b. Fadl, ona Abde, ona Hişâm, ona Vehb b. Keysân, ona da Cabir (ra) şöyle demiştir:
Biz üç yüz kişilik bir müfreze, azıklarımızı da boynumuzda taşıyarak sefere çıktık. Azığımız o kadar azaldı ki her birimiz günlük sadece bir hurma yer hale geldik. Bir adam “ey Ebu Abdullah! Bir hurma bir adamı ne kadar doyurur ki?” dedi. Cabir “bittiğinde o bir hurmanın eksikliğini de hissettik. Sonunda sahile ulaştığımızda karaya vurmuş büyük bir balık gördük. On sekiz gün istediğimiz kadar ondan yedik!” dedi.
Bize Abdullah b. Yusuf, ona Leys, ona Ukayl, ona İbn Şihâb, ona İbn Müseyyeb, ona da Cubeyr b. Mut'im şöyle demiştir:
Osmân b. Affân ile birlikte Rasulullah'ın yanına gittik ve “ey Allah'ın Rasulü, Muttalib oğullarına verdin de bizleri bıraktın. Hâlbuki biz de senin yanında, nesep bakımından Muttalib oğulları ile aynı konumdayız” dedik. Bunun üzerine Rasulullah (sav) "Muttalib oğulları ile Hâşim oğulları bir soydur" buyurdu.
Leys der ki: Bana Yunus, bu hadisi rivayet etmiş ve şu eklemeyi yapmıştır: Cubeyr “Peygamber (sav) (yaptığı taksimatta) Abduşşems ve Nevfel oğullarına birer pay ayırmamıştı" demiştir.
İbn İshâk şöyle der ki: Abduşşems, Hâşim ve Muttalib ana bir kardeşlerdir, anaları da Âtike bt. Murre'dir. Nevfel de bu üçü ile baba bir kardeştir.