Giriş

Bize Yusuf b. Musa, ona Ebu Usâme, ona el-A‘meş, ona Hayseme, ona da Adiy b. Hâtim’in rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:

"Sizden hiçbir kimse yoktur ki, Rabbi onunla konuşmasın. (Bu konuşmada) onunla Allah arasında ne bir tercüman olur ne de bir perde bulunur."


    Öneri Formu
29836 B007443 Buhari, Tevhid, 24

Bize Humeydî, ona Süfyân, ona Abdülmelik b. A'yân ve Câmi b. Ebu Râşid, onlara Ebu Vâil, ona Abdullah'ın (ra) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:

"Her kim Müslüman bir kimsenin malını elinden almak için yalan yere yemin ederse, kıyamet günü Allah'ın öfkesine uğramış bir halde Allah'ın huzuruna varır."

Abdullah der ki: Sonra Rasulullah (sav) şanı yüce Allah'ın kitabından bunu tasdik eden şu ayeti okudu: "Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir paraya satanlar var ya, işte onların ahirette bir payı yoktur; Allah kıyamet günü onlarla hiç konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temizlemeyecektir. Onlar için acı bir azap vardır." (Âlu İmrân, 77)


    Öneri Formu
29839 B007445 Buhari, Tevhid, 24

Bize Abdullah b. Muhammed, ona Süfyân, ona Amr, ona Ebu Salih Semmân, ona da Ebu Hureyre (ra) rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuş­tur:

"Üç kişi vardır ki kıyamet gününde Allah onlarla konuşmaz, onların yüzüne bakmaz. Bunlar; malını, müşterinin verdiği fiyattan daha fazlaya aldığına dair yalan yere yemin eden kim­se. Müslüman bir kimsenin malını ucuza kapatmak için ikindiden sonra yalan yere eden kimse. (Elindeki) fazla sudan istifade edilmesini engelleyen kimse. Allah ona 'tıpkı senin, kendi çabanla kazanmadığın sudan, insanları mahrum ettiğin gibi bugün ben de lutuf ve ikramımdan seni mahrum ediyorum' buyurur"


    Öneri Formu
29852 B007446 Buhari, Tevhid, 24


    Öneri Formu
29843 B7446 Buhari, Tevhid, 24


Açıklama: Kurtubî : "Azamet ve kibriya elbise cinsinden değildir. Bunlar mecazdır. Münasebet şudur ki; abâ ile gömlek nasıl insana mahsus ve bu konuda ona ortak yoksa azamet, kibriya da Allah'a mah­sustur. Bu hususta ona ortak olan yoktur." diyor.

    Öneri Formu
29837 B007444 Buhari, Tevhid, 24


Açıklama: Hz. Ebu Bekir (ra), Enes b. Malik'i (ra) Bahreyn'e zekat memuru olarak göndermiş ve gönderirken de ona, Rasulullah (sav) tarafından belirlenen zekat oranlarını içerir bir yazı yazıp vermiştir. Bahsi geçen yazı, bu yazıdır.

    Öneri Formu
29857 B003106 Buhari, Farzu'l-Humus, 5


    Öneri Formu
29850 B003105 Buhari, Farzu'l-Humus, 4

Bize Muhammed b. el-Müsennâ, ona Abdülvehhab, ona Eyyüb, ona Muhammed, ona İbn Ebu Bekre, ona da Ebu Bekre'nin (ra) söylediğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu:
"Şüphe yok ki zaman, Allah'ın yerleri ve gökleri yarattığı günkü haliyle devam edip gelmiştir. Bir yıl on iki aydır. Bunlardan dördü haram aylardır ki, üçü arka arkaya Zilkade, Zilhicce ve Muharrem ayıdır. Mudar'ın ayı ise Receb'dir, o da Cumâde'l-âhir ile Şaban ayı arasındadır."
Sonra Hz. Peygamber:
"Bu ay, hangi aydır?" diye sordu. Allah ve Rasûlü daha iyi bilir, dedik.
Sonra sustu, o kadar ki, bu aya eski isminden başka bir isim verecek sandık. Sonra;
"Zilhicce değil mi?" buyurdu.
Evet, dedik.
"Bu belde, hangi beldedir." diye sordu. Allah ve Rasulü daha iyi bilir, dedik. Sonra yine sustu, o kadar ki, bu şehre (Mekke'ye) eski isminden başka bir isim verecek sandık. Sonra tekrar sordu:
"Burası (haram) belde değil mi?" Evet, dedik. "Bugün, hangi gündür." diye sordu. Allah ve Rasulü daha iyi bilir, dedik. Tekrar sustu, sanki bu güne eski isminden başka bir isim verecek sandık. Dedi ki;
"Kurban kesme günü değil mi?" Evet, dedik. Bunun üzerine şöyle buyurdu:
"İşte bu ayınız, bu şehriniz, bu gününüz nasıl haram (kutsal, kimseye dokunulmaz) ise, muhakkak ki canlarınız, mallarınız -ravi Muhammed b. Sirin zannediyorum namuslarınızı kelimesini de ekledi dedi- ve namuslarınız da öylece haramdır (kutsaldır ve dokunulmazdır). Muhakkak sizler, Rabbinize kavuşacaksınız. O zaman Allah size bütün yaptıklarınızdan soracak. Dikkat edin! Benden sonra birbirinizin boynunu vurarak sapıklara dönmeyin. Dikkat edin! Burada bulunanlar, bulunmayanlara sözlerimi tebliğ etsin! Muhtemeldir ki, kendisine tebliğ edilen, bizzat dinleyenlerin bir kısmından daha anlayışlı olur." -Muhammed (b. Sirin) bu hadisi naklettiği zaman 'Hz. Peygamber (sav) doğru söyledi' derdi. Sonra Rasulullah (sav) şöyle dedi: "Tebliğ ettim mi? Tebliğ ettim mi?"


    Öneri Formu
29867 B007447 Buhari, Tevhid, 24


    Öneri Formu
29862 B003107 Buhari, Farzu'l-Humus, 5


    Öneri Formu
29869 B003495 Buhari, Menâkıb, 1