Giriş

Bize Amr b. Avn, ona Hâlid ve Huşeym, ona İsmail, ona Kays, ona da Cerir şöyle demiştir:

"Rasulullah (sav) huzurunda oturduğumuz bir sırada dolunaya baktı ve 'Sizler bu dolunayı gördüğünüz gibi Rabbinizi apaçık göreceksiniz. Onu görmek için birbirinizin üstüne yığılmak, birbirinizi sıkıştırmak ihtiyacını duymazsınız' buyurdu."


    Öneri Formu
29796 B007434 Buhari, Tevhid, 24

Bize Abde b. Abdullah, ona Hüseyin el-Cu’fî, ona Zâide, ona Beyân b. Bişr, ona Kays b. Ebu Hâzim, ona da Cerir’in şöyle demiştir:

"Rasulullah (sav) ayın on dördü olduğu bir gecede yanımıza çıkıp geldi ve 'Sizler bunu görmek için izdiham yapmadan gördüğünüz gibi kıyamet gününde de Rabbinizi göreceksiniz' buyurdu."


    Öneri Formu
29798 B007436 Buhari, Tevhid, 24

Bize Abdülaziz b. Abdullah, ona İbrahim b. Sa'd, ona İbn Şihâb, ona Atâ b. Yezid el-Leysî, ona da Ebu Hüreyre şöyle söylemiştir: (Bir gün) insanlar, 'Ey Allah'ın Rasulü! Kıyamet gününde Rabbimizi görecek miyiz?' dedi. Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
"On dördünde ayı görmekte bir zorlukla karşılaşıyor musunuz?" Ashab, 'hayır, ey Allah'ın Rasulü' dediler. Rasulullah (sav) "Peki, ya önünde bulut yokken güneşi görmekte bir sıkıntı çeker misiniz." buyurdu. Ashab, 'Hayır, Ey Allah'ın Rasulü' deyince, o da şöyle buyurdu: "İşte sizler onu böyle göreceksiniz. Kıyamet gününde Allah insanları toplayacak ve '(Dünyada iken) her kim neye ibadet ediyorsa onun arkasından gitsin' buyuracak. Güneşe ibadet eden güneşin arkasından gidecek, aya ibadet eden ayın arkasından gidecek, tâğûtlara (bâtıl ve uydurma ilâhlara) ibadet eden kimse de tâğûtların arkasından gidecek. Geriye aralarında şefaatçileri –ya da münafıkları, ki şüphe eden ravi İbrahim'dir- olduğu halde bu ümmet kalacak. Allah onlara gelerek, 'Ben sizin Rabbinizim' diyecek. Onlar,'Rabbimiz yanımıza gelinceye kadar biz burada duracağız, Rabbimiz yanımıza gelirse biz onu tanırız' diyecekler. Allah da onlara onu tanıyacakları suretinde gelecek, 'ben sizin Rabbinizim' diyecek. Onlar 'Sen Rabbimizsin diyecekler' ve onun izinden gidecekler. Sırat cehennemin iki yakası arasında kurulacak. Ben ve ümmetim onu ilk aşanlar olacağız. O gün yalnızca rasuller konuşacak, o gün yapacakları dua 'Allah'ım esenlik ver, esenlik ver, duası olacak. Cehennemde sa'dân dikeni gibi kancalar vardır. Sizler hiç sa'dânı gördünüz mü?" Ashab, 'Evet, ey Allah'ın Rasulü' dediler. Allah Rasulü şöyle devam etti: "İşte o kancalar sa'dân dikeni gibidir. Şöyle ki bunların ne kadar büyük olduklarını Allah'tan başkası bilemez. İnsanları amellerine göre yakalayacaklardır. Kimileri ameli sebebiyle kalacak helak edileceklerden yahut da ameli sebebiyle bağlanmış olacaklardan olacak, kimileri lime lime edilecek yahut cezalandırılacaktır –ya da buna yakın bir ifade kullandı.- Sonra (Allah) tecelli edecek. Allah kullar arasında hüküm vermeyi bitirip de rahmeti ile cehennemliklerden dilediği kimseleri çıkarmak isteyeceğinde, meleklere, Allah'tan başka hiçbir ilah olmadığına şahitlik edenler arasından, rahmet ihsan etmeyi dilediği kimseler arasından, Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmayanları cehennemden çıkarmalarını emredecektir. Melekler onları cehennemde secde izlerinden tanıyacaklardır. Çünkü ateş, secdenin bıraktığı izler hariç Âdemoğlunun uzuvlarını yakar. Allah da cehennem ateşine secde izlerini yakmayı yasaklamıştır. Bunlar cehennemden kavurulmuş olarak çıkacaklar, üzerlerine hayat suyu dökülecek ve o suyun altında selin sürükledikleri arasındaki tohumun yetiştiği gibi yetişecekler. Daha sonra Allah kullar arasındaki hükmünü bitirecek, geriye yüzü cehenneme dönük bir adam kalacak. Bu kişi ise cehennemlikler arasından cennete en son girecek kişi olacaktır. Bu kişi, 'Rabbim, yüzümü ateşten başka bir tarafa çevir, çünkü cehennemin kokusu beni perişan etti, alevi beni yaktı' diyecektir. Sonra Allah'a kendisine dua etmeyi dilediği gibi dua edecek, sonra da Allah: 'Bu istediğini sana verdikten sonra benden başka bir şey istemeyecek misin?' buyuracak. O kişi, 'İzzetine yemin olsun ki hayır, bundan başka senden bir şey istemeyeceğim' diyecek. Rabbine dilediği ahitleri, sözleri verecek. Allah da yüzünü cehennem ateşinden başka tarafa çevirecek. Yüzünü cennete çevirip cenneti görecek. Allah'ın susmasını dilediği kadar bir süre susacak sonra da, 'Rabbim, beni cennetin kapısına yaklaştır' diyecek. Allah, 'sen sana bu verilenden başka ebediyen benden bir şey dilemeyeceğine dair ahitler ve sözler vermemiş miydin? Yazık sana ey Âdemoğlu, sen ne kadar da sözünde durmayan birisin' buyuracak. O kişi, 'Rabbim' diyecek ve Allah'a dua edecek. Sonunda yüce Allah: 'Peki, sana bu isteklerin verilecek olursa, acaba başka bir şey istemeyecek misin?' buyuracak. O kişi, 'hayır, izzetine yemin ederim, senden bundan başka bir şey istemeyeceğim' diyecek. (Allah) dilediği kadar (Allah'a) ahitler ve sözler verecek. Bunun üzerine onu cennetin kapısına yaklaştıracak, cennetin kapısında dikileceği vakit cennetin genişliği ona görünecek, içindeki mutlulukları, sevinçleri görecek. Allah'ın dilediği kadar susacak sonra da: 'Rabbim beni cennete koy' diyecek. Yüce Allah: 'Sen sana verilenden başka bir şey istemeyeceğine dair ahitlerini, sözlerini vermemiş miydin?' buyuracak. 'Yazıklar olsun sana ey Âdemoğlu, ne kadar da antlarını bozan birisisin' buyuracak. Kul Allah (cc) gülünceye kadar ona dua edecek ve Rabbim bari yarattıklarının en bedbahtı ben olmayayım, diye yalvaracak. Allah, onun bu haline gülecek ve ona, 'haydi cennete gir', buyuracak. Cennete girdikten sonra, Allah ona, 'Haydi iste', buyuracak. O da Rabbine dileklerde bulunacak, temennilerini yapacak hatta Allah ona hatırlatarak şunları şunları da dile, buyuracak. Nihayet artık istekleri bitip tükeneceği zaman, Allah, 'İşte sana bu temenni ettiklerinle birlikte, bir o kadar daha verilecektir ve bunlar senindir' buyuracak."


    Öneri Formu
29799 B007437 Buhari, Tevhid, 24

Bize Hayyân b. Musa ve Muhammed, onlara Abdullah, ona Ma'mer ve Yunus, onlara Zührî, ona Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe b. Mesud ona Hz. Peygamber'in zevcesi Âişe (r.anha) şöyle demiştir:

Rasulullah'ın (sav) hastalığı ağırlaştığı zaman benim evimde bakılmak üzere diğer hanımlarından izin istedi. Onlar da kendisine izin verdiler.


    Öneri Formu
29800 B003099 Buhari, Farzu'l-Humus, 4

Bize İbrahim b. el-Münzir, ona Enes b. Iyaz, ona Ubeydullah b. Ömer, ona Muhammed b. Yahya b. Habbân, ona da Vasi' b. Habban, Abdullah b. Ömer’in (ra) şöyle dediğini rivayet etti:
'Ben bir gün Hafsa'nın evinin damına çıktım ve Peygamber'i (sav) arkasını kıbleye döndürerek Şam tarafına yönelip (tuvalet) ihtiyacını giderirken gördüm.'


    Öneri Formu
29819 B003102 Buhari, Farzu'l-Humus, 4


    Öneri Formu
29797 B007435 Buhari, Tevhid, 24


    Öneri Formu
29803 B003100 Buhari, Farzu'l-Humus, 4

Bize Said b. Ufeyr, ona Leys, ona Abdurrahman b. Hâlid, ona İbn Şihâb, ona Ali b. Hüseyin şöyle rivayet etmiştir:

"Hz. Peygamber'in (sav) eşi Safiyye, Hz. Peygamber'i (sav) Ramazan'ın son on gününde, mescitte, itikafta iken ziyaret etti. Bir süre sonra eve dönmek üzere kaltı, Hz. Peygamber (sav) de onunla birlikte kalktı. Mescidin, Hz. Peygamber'in diğer zevcesi olan Ümmü Seleme kapısına vardıklarında yanlarından Ensardan iki kişi geçti ve Hz. Peygamber'e selam verip hızla geçtiler. Hz. Peygamber (sav) onlara 'Yavaş olun' dedi. Onlar 'Sübhanallah! Ey Allah'ın resulü' dediler. Hz. Peygamber'in yanındakinin kim olduğunu açıklamak durumunda kalması onlara ağır gelmişti. Hz. Peygamber (sav) 'Şeytan insanın kanı gibi damarlarında gezebilir. Ben onun sizin kalbinize bir şey atmasından endişelendim' buyurdu."


    Öneri Formu
29810 B003101 Buhari, Farzu'l-Humus, 4


    Öneri Formu
29815 B003490 Buhari, Menâkıb, 1


    Öneri Formu
29801 B007438 Buhari, Tevhid, 24