11735 Kayıt Bulundu.
Giriş
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile İbrahim b. Münzir arasında inkita vardır.
Bize Abdülaziz b. Abdullah, ona İbrahim b. Sa'd, ona babası (Sa'd b. İbrahim), ona Hafs b. Asım, ona da Abdullah b. Bühayne şöyle söylemiştir: Hz. Peygamber (sav) bir adama uğradı.
Buhari dedi ki: Bize Abdurrahman, ona Behz b. Esed, ona Şu'be, ona Sa'd b. İbrahim, ona Hafs b. Asım, ona da Ezd kabilesinden Mâlik b. Buhayne şöyle söylemiştir:
Hz. Peygamber (sav) (sabah) namazı için kamet getirildikten sonra bir adamın iki rekat namaz kıldığını gördü. Hz. Peygamber (sav) namazını bitirdikten sonra oradaki insanlar etrafını sardı. Hz. Peygamber (sav) iki rekat namaz kılan kişiye "Sabah namazını dört rekat mı kılıyorsun? Sabah namazını dört rekat mı kılıyorsun?" buyurdu.
Bu hadisi Şu'be'nin, Mâlik'den rivayetinde Behz b. Esed'e Gunder ve Muaz mütâbaat etmiştir.
Bu hadisi İbn İshak Sa'd'den, o Hafs'dan, o da Abdullah b. Buhayne'den rivayet etmiştir.
Hammâd dedi ki bu hadisi bize Sa'd, ona Hafs, ona da Mâlik rivayet etmiştir.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Muhammed b. Cafer arasında inkita vardır.
Bize Abdülaziz b. Abdullah, ona İbrahim b. Sa'd, ona babası (Sa'd b. İbrahim), ona Hafs b. Asım, ona da Abdullah b. Bühayne şöyle söylemiştir: Hz. Peygamber (sav) bir adama uğradı.
Buhari dedi ki: Bize Abdurrahman, ona Behz b. Esed, ona Şu'be, ona Sa'd b. İbrahim, ona Hafs b. Asım, ona da Ezd kabilesinden Mâlik b. Buhayne şöyle söylemiştir:
Hz. Peygamber (sav) (sabah) namazı için kamet getirildikten sonra bir adamın iki rekat namaz kıldığını gördü. Hz. Peygamber (sav) namazını bitirdikten sonra oradaki insanlar etrafını sardı. Hz. Peygamber (sav) iki rekat namaz kılan kişiye "Sabah namazını dört rekat mı kılıyorsun? Sabah namazını dört rekat mı kılıyorsun?" buyurdu.
Bu hadisi Şu'be'nin, Mâlik'den rivayetinde Behz b. Esed'e Gunder ve Muaz mütâbaat etmiştir.
Bu hadisi İbn İshak Sa'd'den, o Hafs'dan, o da Abdullah b. Buhayne'den rivayet etmiştir.
Hammâd dedi ki bu hadisi bize Sa'd, ona Hafs, ona da Mâlik rivayet etmiştir.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Muaz b. Muaz arasında inkita vardır.
Bize Abdülaziz b. Abdullah, ona İbrahim b. Sa'd, ona babası (Sa'd b. İbrahim), ona Hafs b. Asım, ona da Abdullah b. Bühayne şöyle söylemiştir: Hz. Peygamber (sav) bir adama uğradı.
Buhari dedi ki: Bize Abdurrahman, ona Behz b. Esed, ona Şu'be, ona Sa'd b. İbrahim, ona Hafs b. Asım, ona da Ezd kabilesinden Mâlik b. Buhayne şöyle söylemiştir:
Hz. Peygamber (sav) (sabah) namazı için kamet getirildikten sonra bir adamın iki rekat namaz kıldığını gördü. Hz. Peygamber (sav) namazını bitirdikten sonra oradaki insanlar etrafını sardı. Hz. Peygamber (sav) iki rekat namaz kılan kişiye "Sabah namazını dört rekat mı kılıyorsun? Sabah namazını dört rekat mı kılıyorsun?" buyurdu.
Bu hadisi Şu'be'nin, Mâlik'den rivayetinde Behz b. Esed'e Gunder ve Muaz mütâbaat etmiştir.
Bu hadisi İbn İshak Sa'd'den, o Hafs'dan, o da Abdullah b. Buhayne'den rivayet etmiştir.
Hammâd dedi ki bu hadisi bize Sa'd, ona Hafs, ona da Mâlik rivayet etmiştir.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile İbn İshak el-Kuraşî arasında inkita vardır.
Bize Abdülaziz b. Abdullah, ona İbrahim b. Sa'd, ona babası (Sa'd b. İbrahim), ona Hafs b. Asım, ona da Abdullah b. Bühayne şöyle söylemiştir: Hz. Peygamber (sav) bir adama uğradı.
Buhari dedi ki: Bize Abdurrahman, ona Behz b. Esed, ona Şu'be, ona Sa'd b. İbrahim, ona Hafs b. Asım, ona da Ezd kabilesinden Mâlik b. Buhayne şöyle söylemiştir:
Hz. Peygamber (sav) (sabah) namazı için kamet getirildikten sonra bir adamın iki rekat namaz kıldığını gördü. Hz. Peygamber (sav) namazını bitirdikten sonra oradaki insanlar etrafını sardı. Hz. Peygamber (sav) iki rekat namaz kılan kişiye "Sabah namazını dört rekat mı kılıyorsun? Sabah namazını dört rekat mı kılıyorsun?" buyurdu.
Bu hadisi Şu'be'nin, Mâlik'den rivayetinde Behz b. Esed'e Gunder ve Muaz mütâbaat etmiştir.
Bu hadisi İbn İshak Sa'd'den, o Hafs'dan, o da Abdullah b. Buhayne'den rivayet etmiştir.
Hammâd dedi ki bu hadisi bize Sa'd, ona Hafs, ona da Mâlik rivayet etmiştir.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Hammad b. Seleme arasında inkita vardır.
Bize Ömer b. Hafs b. Ğıyas, ona babası (Hafs b. Ğıyas), ona A’meş, ona İbrahim, ona da Esved şöyle rivayet etmiştir:
Biz bir gün Aişe'nin (r.anha) yanındaydık. Namaza devamlı olmak ve onu tazim etmek üzerine konuştuk. Aişe şöyle dedi: Rasulullah (sav), vefat ettiği hastalığa yakalandığında (bir defa) namaz vakti gelmiş, ezan da okunmuştu. Rasulullah (sav) "Ebu Bekir'e söyleyin de insanlara namazı kıldırsın" buyurdu. Kendisine “Ebu Bekir pek yufka yüreklidir, senin makamında durup da halka namaz kıldıramaz” denildi. Rasulullah (sav) emrini tekrar etti. Yanındakiler de kendi söylediklerini tekrar ettiler. Bunun üzerine Rasulullah üçüncü defa yine emretti ve "Şüphesiz ki sizler Yusuf Peygamber'in yanındaki kadınlar gibisiniz. Ebu Bekir'e emrimi iletin, insanlara namazı o kıldırsın" buyurdu. Bunun üzerine Ebu Bekir çıkıp namazı kıldırdı. Hz. Peygamber (sav), kendisinde bir hafiflik hissetti ve iki kişiye dayanarak namaza çıktı. Halsizliği sebebiyle yürürken ayaklarını yerlerde sürüdüğü hâlâ gözümün önündedir. Ebu Bekir geriye çekilmek istedi. Peygamber (sav) ona, "yerinde dur" diye işaret etti. Sonra ileriye götürüldü de nihayet Ebu Bekir'in yanına oturdu.
A'meş'e “namazı Peygamber (sav) kıldırıyordu da, Ebu Bekir O'nun namazına, cemaat de Ebu Bekir'in namazına uyarak mı namaz kılıyorlardı?” diye soruldu. A'meş, başı ile “evet” dedi.
Bu hadisin bir kısmını Ebu Davud, Şu'be'den, o da A'meş'ten rivayet etmiştir.
Ebu Muâviye, A'meş'ten yaptığı rivayetinde “Rasulullah, Ebu Bekir'in soluna oturdu. Ebu Bekir de ayakta olarak namaz kılıyordu” ifadesini eklemiştir.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Ebu Davud et-Tayalisî arasında inkita vardır.
Bize Ömer b. Hafs b. Ğıyas, ona babası (Hafs b. Ğıyas), ona A’meş, ona İbrahim, ona da Esved şöyle rivayet etmiştir:
Biz bir gün Aişe'nin (r.anha) yanındaydık. Namaza devamlı olmak ve onu tazim etmek üzerine konuştuk. Aişe şöyle dedi: Rasulullah (sav), vefat ettiği hastalığa yakalandığında (bir defa) namaz vakti gelmiş, ezan da okunmuştu. Rasulullah (sav) "Ebu Bekir'e söyleyin de insanlara namazı kıldırsın" buyurdu. Kendisine “Ebu Bekir pek yufka yüreklidir, senin makamında durup da halka namaz kıldıramaz” denildi. Rasulullah (sav) emrini tekrar etti. Yanındakiler de kendi söylediklerini tekrar ettiler. Bunun üzerine Rasulullah üçüncü defa yine emretti ve "Şüphesiz ki sizler Yusuf Peygamber'in yanındaki kadınlar gibisiniz. Ebu Bekir'e emrimi iletin, insanlara namazı o kıldırsın" buyurdu. Bunun üzerine Ebu Bekir çıkıp namazı kıldırdı. Hz. Peygamber (sav), kendisinde bir hafiflik hissetti ve iki kişiye dayanarak namaza çıktı. Halsizliği sebebiyle yürürken ayaklarını yerlerde sürüdüğü hâlâ gözümün önündedir. Ebu Bekir geriye çekilmek istedi. Peygamber (sav) ona, "yerinde dur" diye işaret etti. Sonra ileriye götürüldü de nihayet Ebu Bekir'in yanına oturdu.
A'meş'e “namazı Peygamber (sav) kıldırıyordu da, Ebu Bekir O'nun namazına, cemaat de Ebu Bekir'in namazına uyarak mı namaz kılıyorlardı?” diye soruldu. A'meş, başı ile “evet” dedi.
Bu hadisin bir kısmını Ebu Davud, Şu'be'den, o da A'meş'ten rivayet etmiştir.
Ebu Muâviye, A'meş'ten yaptığı rivayetinde “Rasulullah, Ebu Bekir'in soluna oturdu. Ebu Bekir de ayakta olarak namaz kılıyordu” ifadesini eklemiştir.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Muhammed b. Hâzim arasında inkita vardır.
Bize Abdullah b. Abdülvehhab, ona Hammâd b. Zeyd, ona Ziyâdî'nin arkadaşı Abdulhamid, ona Abdullah b. Haris şöyle söylemiştir:
İbn Abbas çamurlu bir günde bize hutbe okudu. Müezzine 'Hayye ale's-salâ' sözüne ulaştığında namaz evlerde kılınacak diye seslenmesini emretti. İnsanlar bu söz üzerine birbirine bakıştılar. Bunun üzerine İbn Abbas: 'Sizler bunu beğenmemişe benziyorsunuz. Nebi'yi (sav) kastederek halbuki bunu benden daha hayırlı olan zat yaptı. Bu (cuma namazı) kılınması zorunlu bir namazdır. Ben ise sizleri evlerinizden çıkararak sıkıntıya sokmak istemedim' dedi.
Hammâd, ona Asım, ona da Abdullah b. Haris tarikiyle İbn Abbas'tan yukarıdaki hadisin benzerini nakletti. Ancak bu rivayette İbn Abbas 'Ben sizleri sıkıntıya sokmak istemedim, (yoksa) gelecektiniz ve dizlerinize kadar çamura batacaktınız' dedi.
Açıklama: Rivayet, İbn Hacer'e göre muallak olmayıp önceki rivayete atıfla mevsuldür (Fethü'l-bari, Darü'l-Marife, II, 158).
Bize Yahya b. Süleyman, ona İbn Vehb, ona Yunus, ona İbn Şihab, ona Hamza b. Abdullah, ona da babası (Abdullah b. Ömer) şöyle demiştir:
Rasulullah'ın (sav) hastalığı şiddetlendiği zaman kendisine namaz işi hususunda bir şeyler söylendi. Bunun üzerine Rasulullah (sav) "Ebu Bekir'e emredin de insanlara namazı o kıldırsın" buyurdu. Aişe: “Ebu Bekir yumuşak kalpli bir erkektir, okuduğu zaman ağlaması ona galip gelir” dedi. Rasullullah (sav) "Ona emrimi iletin o kıldırsın" buyurdu. Aişe ve diğer hanımlar sözü tekrar ettiler. Bunun üzerine Rasulullah (sav) "Ona emredin, o kıldıracak. Şübhesiz sizler Yusuf'un etrafındaki kadınlar gibisiniz" buyurdu.
Bu hadisi Zuhrî'den rivayetinde Zubeydî, Zuhrî'nin kardeşinin oğlu ve bir de İshâk b. Yahya el-Kelbî, (Yûnus b. Yezîd'e) mutâbaat etmişlerdir.
Ukayl ile Ma'mer, Zuhrî'den, o Hamza'dan, o da Peygamber'den (sav) bu hadisi nakletmişlerdir.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Muhammed b. Velid arasında inkita vardır.
Bize İbrahim b. Musa, ona Hişâm b. Yusuf, ona Ma'mer, ona ez-Zührî, ona Ubeydullah b. Abdullah, ona da Hz. Aişe şöyle söylemiştir:
Hz Peygamber (sav) ağırlaşıp da ağrısı şiddetlendiği zaman, benim evimde bakılmak üzere eşlerinden izin istedi. Onlar da kendisine izin verdiler. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) bir tarafında Abbas, diğer tarafında başka bir kimseyle birlikte ayakları yerde sürünerek evinden çıktı.
Ubeydullah b. Abdullah şöyle dedi: Aişe'nin bu dediğini İbn Abbas'a zikrettim. O bana 'Aişe'nin ismini söylemediği kişinin kim olduğunu biliyor musun?' dedi. Ben de 'Hayır', dedim. O, Ali b. Ebu Talib'tir, dedi.