11735 Kayıt Bulundu.
Giriş
Açıklama: Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren kısım: إِنَّ رَحْمَتِى سَبَقَتْ غَضَبِى
Bize Abdân, ona Ebu Hamza, ona A'meş, ona Câmi b. Şeddâd, ona Safvân b. Muhriz, ona da İmrân b. Husayn şöyle demiştir:
Ben Hz. Peygambr'in yanında iken Temîm oğullarından bir grup Hz. Peygamber'e (sav) çıkageldi. Peygamber (sav) onlara (İslam'ı anlattı ve) "ey Temîm oğulları, hadi bu müjdeyi kabul edin" buyurdu. Onlar da “bizlere ahiret müjdeleri verdin, dünyalık da ver” dediler. Bu sırada Yemen'den bir grup insan gelip içeri girdi. Rasulullah bunlara hitaben "Temim oğullarının kabul etmediği müjdeyi sizler kabul edin ey Yemenliler" buyurdu. Onlar da “kabul ettik. Biz sana din hakkında bilgilenmek ve ilk yaratılan şey hakkında sormak için gelmiştik” dediler. Peygamber (sav) "(Ezelde) Allah vardı ve Allah'tan başka bir şey yoktu. Allah'ın Arşı su üzerindeydi. Sonra Allah gökleri ve Yer'i yarattı. Sonra Allah Levh-i Mahfuz'da olan ve olacak olan her şeyi yazdı" buyurdu. Tam bu sırada bir adam gelip “İmrân, yetiş, deven kaçıyor” dedi. Ben hemen deveyi aramak üzere gittim. Benimle devem arasını serap kesiyordu. Allah'a yemin ederim ki, keşke devem kaybolup gitseydi de ben yerimden kalkmasaydım.
Bize İbrahim b. Münzir, ona Muhammed b. Füleyh, ona Hilal, ona Atâ b. Yesâr, ona da Ebu Hüreyre'nin söylediğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Her kim Allah'a ve O'nun Rasulüne iman eder, namazını dosdoğru kılar, Ramazan orucu tutarsa onu cennete koymak Allah üzerinde bir haktır. O kişi ister Allah yolunda hicret etsin, isterse doğduğu memlekette otursun."
Bunun üzerine sahâbîler, 'Ya Rasulallah! Bu haberi insanlara bu müjdeyi haber vermeyelim mi? dediler. Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
"Şüphesiz cennette yüz derece vardır. Allah onları yolunda cihat edenler için hazırlamıştır. İki derece arasındaki uzaklık, gökle yer arasındaki uzaklık kadardır. Siz Allah'tan dilekte bulunduğunuzda, O'ndan Firdevs'i isteyin! Çünkü o, cennetin en faziletlisi ve en yücesidir. Onun üzerinde Rahman'ın arşı bulunur ve oradan cennet nehirleri fışkırıp çıkar."
Bize Ebu Numan, ona Hammâd, ona Ebu Cemre ed-Dubbaî, ona da İbn Abbas (ra) şöyle demiştir:
Abdülkays heyeti geldi ve, "Ey Allah'ın resûlü, bizimle senin aranda Rabîa'dan şu kabilesi, yânî Mudar kâfirleri vardır. Bu sebeple biz sana ancak haram aylarda gelebiliyoruz. Dolayısıyla bize, hem kendimizin yapacağı, hem de geride bıraktığımız kişileri de yapmaya davet edeceğimiz şeyler emret!" dediler. Rasûlullah (sav) şöyle buyurdu: "Size dört şeyi emrediyor, dört şeyi de yasaklıyorum; Allah'a îmân etmeyi ve Allah'tan başka ilâh olmadığına şahitlik etmeyi emrediyorum." Bu sırada Rasûlullah (sav) parmaklarını yumarak biri işaret etti. Sonra şöyle devam etti: "Namaz kılmayı, zekât vermeyi, Ramazân orucunu tutmayı ve bir de aldığınız ganimetin beşte birini Allah için (devlet hazînesine) vermeyi emrediyorum. Ayrıca sizi dübbâ, nakîr, hantem ve müzeffetten (kabak ve hurma kütüğünün içi oyularak yapılan su kaplarını, topraktan yapılan testileri ve içi ziftlenmiş kalpları su kabı olarak kullanmayı) men ediyorum."