Giriş

Bize Abdân, ona Ebu Hamza, ona el-A‘meş, ona Saîd b. Cübeyr, ona Ebu Abdurrahman es-Sülemî, ona da Ebu Musa el-Eş’arî'nin rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:

"İşittiği eziyet verici sözlere karşı Allah’tan daha fazla sabır ve tahammül gösteren kimse yoktur. Onun bir evlat sahibi olduğunu iddia ederler, buna rağmen Allah onlara afiyet ve rızık verir."


    Öneri Formu
29644 B007378 Buhari, Tevhid, 3


    Öneri Formu
29645 B007379 Buhari, Tevhid, 4

Bize Ebu Numan, ona Hammâd b. Zeyd, ona Asım el-Ahvel, ona Ebu Osman en-Nehdî, ona da Usame b. Zeyd şöyle demiştir:

Bizler Peygamber'in (sav) yanında iken, kızlarından birinin elçisi gel­ip Hz. Peygamber'i, ölmek üzere olan çocuğunun yanına gelmesi için çağırdı. Peygamber (sav) elçiye "kızıma dön ve ona 'Allah'ın aldığı da verdiği de O'na aittir. Her şeyin O'nun katında belirlenmiş bir ömrü vardır' diye haber ver ve yine ona 'sabret, bu sabrın ecir ve sevabını Allah'tan bekle' diye tavsiye de bulun" buyurdu. Elçi gidip tekrar döndü ve “kızınız yemin ederek, mutlaka ona gitmeniz konusunda ısrar etti” dedi. Bunun üzerine Peygamber (sav), beraberinde Sa'd b. Ubâde ve Muâz b. Cebel olduğu hâlde kalkıp gitti. Hasta çocuk Peygamber'in ku­cağına verildi. Çocuğun nefesi, sanki bir tulum içindeymiş gibi, inip kalkıyordu. Bunun üzerine Peygamber'in (sav) gözünden yaşlar süzüldü. Sa'd b. Ubâde “ ey Allah'ın Rasulü, (bu nedir?)” dedi. Rasulullah (sav) "bu, Allah'ın kullarının kalplerine koyduğu bir merhamettir ve Allah kullarından merhametli olanla­ra merhamet eyler" buyurdu.


    Öneri Formu
29643 B007377 Buhari, Tevhid, 2

Bize Abdullah b. Mesleme el-Ka'nebî, ona Abdülaziz b. Ebu Hâzim, ona babası (Seleme b. Dînâr), ona da Sehl b. Sa'd (ra) şöyle rivayet etmiştir:

"Hayber günü Rasulullah (sav) 'Bu sancağı öyle bir adama vereceğim ki, Allah onun elinde fetih mü­yesser kılacak' buyurdu. Artık insanlar o gece 'Sancağı acaba kime verecek?' diye konuşarak kalktılar ve her biri sancağın kendine verilmesi­ni umarak sabah Rasulullah'ın (sav) yanına vardılar. Rasulullah (sav) 'Ali nerede?' diye sordu. Kendisine Ali'nin gözlerinden rahatsız olduğu söylendi. Emir buyurdu, Hz. Ali'ye, adam gönderip getirildi. Rasulullah (sav) onun gözlerine tükürüğünü sürdü ve gözleri derhal düzeldi. Hatta hiç ağrısı yokmuş gibi oldu. (Rasulullah (sav) sancağı ona verdi.) Ali 'Bizim gibi oluncaya kadar onlarla harp edeceğim?' dedi. Hz. Peygamber (sav) 'Sükunetle hareket et, onların sahasına in, sonra onları İslam'a davet et! İslam'da kendilerine vacip olan Allah hakkını onlara haber ver. Vallahi senin sayende Allah'ın bir adama hidayet vermesi, senin için kırmızı deve­lerin senin olmasından daha hayırlıdır' buyurdu."


    Öneri Formu
29647 B002942 Buhari, Cihad, 102

Bize Ahmed b. Salih, ona İbn Vehb, ona Yunus, ona İbn Şihâb, ona Said, ona da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu nakletmiştir.

"Allah (cc), kıyamet günü yeryüzünü kavrar, gökleri de sağ eline alır, sonra “gerçek hükümdar ve melik benim, hani nerede yeryüzünün hükümdarları!” buyurur."

Bu hadisi, Şuayb, Zübeydî, İbn Müsafir ve İshak b. Yahya, onlara Zührî, ona da Ebu Seleme benzer lafızlarla nakletmiştir.


    Öneri Formu
29652 B007382 Buhari, Tevhid, 6


    Öneri Formu
29642 B007376 Buhari, Tevhid, 2


    Öneri Formu
29648 B002943 Buhari, Cihad, 102


    Öneri Formu
29651 B002944 Buhari, Cihad, 102


    Öneri Formu
29646 B007380 Buhari, Tevhid, 4


    Öneri Formu
29650 B007381 Buhari, Tevhid, 5