11735 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Abdullah b. Mesleme, ona Abdülaziz b. Ebu Hâzim, ona babası (Ebu Hâzim) şöyle rivayet etmiştir:
Sehl b. Sa'd'a Rasulullah'ın Uhud günü yaralanması soruldu o da “Nebî'nin (sav) yüzü yaralandı, arka dişi kırıldı ve başındaki miğfer parçalandı. Fatıma, kanı yıkıyor, Ali de tutuyordu. Fatıma kanın sadece arttığını görünce bir hasırı alıp kül olana dek yaktı. Ardından onu yaraya koydu. Böylece kan duruverdi" dedi.
Bize Ebu Yemân, ona Şuayb; (T) bize Musa b. İsmail, ona İbrahim b. Sa'd, o ikisine İbn Şihâb ez-Zührî, ona Sinan b. Ebu Sinân ed-Düelî ve Ebu Seleme, onlara da Cabir b. Abdullah (r.anhuma), Hz. Peygamber ile birlikte gazaya gittiğini, dikenli büyük birçok ağacı bulunan vadide iken kaylûle (öğlen istirahati) vakti olduğunu haber verip şöyle devam etmiştir:
Gün ortası istirahati verilince insanlar, ağaçlar altında gölgelenmek üzere ağaçlık alana dağıldılar. Hz. Peygamber (sav) de bir ağaç altına konakladı, kılıcını ağaca astı, sonra uyudu. Uyandığında, bir de baktı ki yanında, geldiğini fark etmediği bir adam var. Hz. Peygamber şöyle anlattı:
"Bu zât benim kılıcımı çekti ve “şimdi seni kim koruyacak?” dedi. Ben de “Allah” dedim. Bu cevabım üzerine kılıcı kınına koydu. İşte bu adam şu oturan bedevidir." Sonra Hz. Peygamber (sav) onu cezalandırmadı.
Bize Abdullah b. Yusuf, ona Mâlik, ona Ömer b. Ubeydullah’ın azatlısı Ebu’n-Nadr, ona Ebu Katâde el-Ensarî’nin azatlısı Nâfi, ona Ebu Katâde (ra) şöyle rivayet etmiştir:
"Ebu Katâde (ra), Rasulullah (sav) ile birlikte Mekke'ye doğru giderken yolun bir yerinde, kendisi ihramsız olduğu halde, ihramlı olan bazı arkadaşları ile birlikte (kafileden) geri kalmıştı. Derken yabani bir eşek gördü, derhal atına bindi. Arkadaşlarından kendisine kamçısını uzatmalarını istediyse de kabul etmediler, onlardan kendisine mızrağını vermesini istedi, yine kabul etmediler. Bu sefer kendisi onu aldıktan sonra eşeğin üzerine hızlıca koştu ve onu öldürdü. Nebi’nin (sav) ashabından bazıları ondan yedi, bazısı da (ihramlı oldukları için) yemekten kaçındı. Rasulullah’a (sav) yetiştiklerinde bu konuyu ona sordular. Hz. Peygamber (sav) de “Bu Allah’ın size, yiyesiniz diye önünüze getirdiği bir yemektir” buyurdu."
Ebu Nadr'ın hadisinin benzerini Zeyd b. Eslem, ona Ata b. Yesâr, ona da Ebu Katâde rivayet etmiş ve rivayetinde Hz. Peygamber'in (sav) “Beraberinizde onun etinden bir şey kaldı mı?” buyurduğunu aktarmıştır.
Açıklama: Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren kısım: إِنَّ اللَّهَ جَعَلَ رِزْقِي تَحْتَ رُمْحِي