11735 Kayıt Bulundu.
Giriş
Peygamber(sav)'in: "Muhakkak sizler kendinizden önce gelen milletlerin yoluna uyup gideceksiniz" Kavli Bâbi
Bize Muhammed b. Abdülaziz, ona Yemenli Ömer b. es-San’anî, ona Zeyd b. Eslem, ona Atâ b. Yesâr, ona da Ebu Saîd el-Hudrî'nin rivayet ettiğine göre Peygamber (sav) şöyle buyurdu:
"Sizden öncekilerin izledikleri yolları karış karış, arşın arşın izleyip uyacaksınız, hatta onlar bir keler deliğine girecek olsalar bile onlara uyacaksınız."
Bizler: Ey Allah’ın Rasulü, Yahudiler ve Hristiyanlar mı? dedik. O da "Başka kim olacak" buyurdu.
Bize Muhammed, ona Ebu Muâviye, ona Hişâm, ona babası (Urve b. Zubeyir) ona da Mugîre b. Şu'be şöyle demiştir:
Ömer b. Hattâb, gebe kadının karnına vurulması sebebiyle bebeğini düşürmesinin hükmünü sordu ve “hanginiz Peygamber'den (sav) bu konuda bir şey işitti?” dedi. Ben “O konuda ben işittim” dedim. Ömer “İşittiğin şey nedir?” diye sordu. Ben de “Hz. Peygamber'i (sav) "ceninin düşürülmesinde, ceninin diyeti ğurre; küçük yaştaki köle yahut cariyedir" buyururken işittim” dedim. Bunun üzerine Ömer “bu söylediğin hadis hususunda bana bir kaynak, delil getirmedikçe buradan ayrılma” dedi. Ben hemen yanından çıktım ve Muhammed b. Mesleme'yi bulup Ömer'e getirdim. O da benimle beraber Peygamber'in "ceninin diyeti hakkında bir ğurre; küçük yaştaki köle yahut cariyedir" buyururken işittiğine şehadet eyledi.
İbn Ebu Zinâd, babası (Abdullah b. Zekvân)'dan, o da Urve'den, o da Mugîre'den yaptığı rivayette Hişâm'â mutâbaat etmiştir
Bize Ahmed b. Muhammed, ona Abdullah, el-Evzâ'î, ona Süleyman b. Habîb, ona da Ebu Ümâme şöyle rivayet etmiştir:
"Kılıçlarının süsleri ne altın ne de gümüş olan bir topluluk, pek çok fetih gerçekleştirmiştir. Onların süsü tabaklanmamış deriden mamul ip, kurşun ve demirdi."
Bize Ebu Yemân, ona Şuayb, ona ez-Zührî, ona da Sinân b. Ebu Sinân ed-Düelî ve Ebu Seleme b. Abdurrahman, Câbir b. Abdullah'tan (ra) şöyle rivayet etmişlerdir:
Cabir b. Abdullah Rasulullah (sav) ile beraber Necid tarafına gazâya gitti ve Rasulullah (sav) döndüğünde o da beraberinde döndü. Sefer sırasında dikenli ağaçların çokça bulunduğu bir vadide öğle uykusu vakti girdi. Hz. Peygamber (sav) konakladı, insanlar da ağaçlar altında gölgelenmek üzere dağıldılar. Nebî (sav), bir sakız ağacının altına yerleşti ve kılıcını da ağaca astı. Ardından uykuya daldık. Birazcık uyumuştuk ki birden Rasulullah'ın (sav), yanında bedevi bir müşrik olduğu halde bize seslendiğini duyduk. Şöyle buyurdu: "Ben uyurken bu adam kılıcımı alıp bana çekti. Uyandım baktım ki bu adam elinde kılıç ç bana 'Seni benden kim koruyacak?' dedi. Ben, üç kere 'Allah korur' dedim."
(Râvî der ki:) Rasulullah (sav) onu cezalandırmadı, adam orada oturdu.