11735 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Übeydullah b. Saîd, ona Ebu Usame, ona Übeydullah, ona Nâfi, ona da İbn Ömer (r.anhuma) şöyle rivayet etmiştir:
Rasulullah (sav) Uhud günü on dört yaşında olan Abdullah b. Ömer'in karşısına geçip ona bakmış ve savaşa katılmasına izin vermemiştir. (Abdullah b. Ömer der ki:) Sonra Hendek günü beni gözden geçirdi. O sırada ben on beş yaşında idim. Bu defa bana izin verdi.
Nâfi der ki: Ben Halifeliği zamanında Ömer b. Abdülaziz'in yanına geldim. Bu hadisini kendisine aktardım, bana “on beş yaş büyükle küçük arasında bir sınırdır. Küçük yaşın sonu, buluğa ermenin başlangıcıdır” dedi. Ardından bütün valilerine talimat yazarak on beş yaşına ulaşanlara vazife ve maaş tahsis etmeleri emretti.
Bize Musa b. İsmail, ona Vüheyb, ona İbn Tâvûs, ona babası (Tâvûs b. Keysan), ona da Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Zandan sakının. Zira zan, sözün en yalan olanıdır. Birbiriniz hakkında konuşulanlara kulak kabartmayın, birbirinizin kusurlarını araştırmayın, birbirinize buğzetmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah'ın kulları! Kardeş olun!"
Bize Muhammed, ona Ebu Muaviye, ona A'meş, ona Şakîk, ona Abdullah'ın (ra) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Her kim Müslüman bir kimsenin malını elinden almak için yalan yere yemin ederse, kıyamet günü Allah'ın öfkesine uğramış bir halde Allah'ın huzuruna varır."
Râvî der ki: Eş'as b. Kays şöyle demiştir: Vallahi bu hadis benim hakkımdadır. Benimle Yahudi bir adam arasında bir arazi vardı. O bu araziyi inkâr etti. Ben de onu Hz. Peygamber'e getirdim. Rasulullah (sav) bana: "Senin bir delilin var mı?" buyurdu. Ben de “Hayır yok” dedim. Bu sefer Rasulullah Yahudi'ye "Yemin et" buyurdu. Ben “Ey Allah'ın Rasulü, o takdirde bu adam yemin eder ve benim malımı alıp götürür” dedim. Bunun üzerine Yüce Allah şu ayeti indirdi: "Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir paraya satanlar var ya, işte onların ahirette bir payı yoktur; Allah kıyamet günü onlarla hiç konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temizlemeyecektir. Onlar için acı bir azap vardır." (Âlu İmrân, 77)
Bize Muhammed, ona Ebu Muaviye, ona A'meş, ona Şakîk, ona Abdullah'ın (ra) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Her kim Müslüman bir kimsenin malını elinden almak için yalan yere yemin ederse, kıyamet günü Allah'ın öfkesine uğramış bir halde Allah'ın huzuruna varır."
Râvî der ki: Eş'as b. Kays şöyle demiştir: Vallahi bu hadis benim hakkımdadır. Benimle Yahudi bir adam arasında bir arazi vardı. O bu araziyi inkâr etti. Ben de onu Hz. Peygamber'e getirdim. Rasulullah (sav) bana: "Senin bir delilin var mı?" buyurdu. Ben de “Hayır yok” dedim. Bu sefer Rasulullah Yahudi'ye "Yemin et" buyurdu. Ben “Ey Allah'ın Rasulü, o takdirde bu adam yemin eder ve benim malımı alıp götürür” dedim. Bunun üzerine Yüce Allah şu ayeti indirdi: "Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir paraya satanlar var ya, işte onların ahirette bir payı yoktur; Allah kıyamet günü onlarla hiç konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temizlemeyecektir. Onlar için acı bir azap vardır." (Âlu İmrân, 77)