11735 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize İshak b. İbrahim, ona Abdürrezzak, ona Mamer, ona Hemmâm, ona da Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:
"Her çocuk fıtrat üzere doğar, sonra anne ve babası onu Yahudi ya da Hristiyan yapar. Tıpkı hayvanların yavrularını meydana getirmesi gibi. Siz bazı organlarını koparıp eksik bırakmadığınız takdirde onlarda organ eksikliği bulur musunuz? Ashab 'Ey Allah'ın Rasulü, küçükken ölenler hakkında ne dersin?' dediler. Hz. Peygamber (sav) de 'Onların ne yapacaklarını Allah daha iyi bilir' buyurdu."
Bize Abdân, ona Ebu Hamza, ona A'meş, ona Sa'd b. Ubeyde, ona Ebu Abdurrahman es-Sülemî, ona da Hz. Ali (ra) şöyle söylemiştir:
Hz. Peygamber'le (sav) birlikte oturuyorduk. Elinde bir çomak (çubuk) vardı ve onunla yere bir şeyler çiziyordu. Sonra şöyle buyurdu:
"Hepinizin cehennem ya da cennetteki mekanı (takdir edilmiş) yazılmıştır."
Bunun üzerine o toplulukta bulunan bir adam dedi ki: 'Ya Rasulallah! Öyle ise buna dayanıp, güvenemez miyiz? Yani (bizim amel etmemize ne gerek var)' Hz. Peygamber (sav) şöyle cevap verdi:
"Sizler amel edip çalışın. Çünkü herkes (niçin yaratıldıysa), o kendisine kolaylaştırılmıştır."
Hz. Peygamber (sav) bundan sonra şu ayetleri okudu: 'Kim (elinde bulunandan) verir, Allah'a karşı gelmekten sakınır ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) tasdik ederse, biz onu en kolay olana iletiriz' (Leyl/92, 5-7).
Açıklama: Yapılan bir yoruma göre bu hadisin tevili şu şekildedir: Allah teâlâ, çocukların ileride işleyecekleri amelleri ve tercihlerini bildiği için onları buna göre yaratmaktadır. Yani müslüman olmayı tercih edecekleri, müslüman anne babanın, diğerlerini de müslüman olmayan anne babanın çocuğu olarak yaratmaktadır.
Açıklama: Hadiste geçen kız kardeş, din kardeşi anlamında genel bir muhtevaya sahip kabul edilmiştir. 'Tabağını boşaltmak' ifadesi ise Arapça'da, o tabaktakini boşaltıp kendi tabağına almak şeklindeki fiili durum üzerinden bir şeyin sadece ilgiliye özgülenmesi anlamında kullanılmaktadır ve maddi-manevi bir çok kişisel yararın sağlanması ya da kaygının giderilmesi anlamını ifade etmektedir. Şerh edebiyatı içerisinde açıkça gözlemlendiği üzere bu hadis çeşitli şekillerde tevil edilmiştir. Buna göre çok eşlilik kültürü içerisinde eşlerden biri, kocasının sadece kendisi ile evli olmasını sağlamak üzere bu tür taleplerde bulunabilmektedir ve hadis, bu uygulamayı yasaklamış olmaktadır. Ya da çok eşlilikten bağımsız olarak kendisi ile evlenmek isteyen bir erkekten bir kadın, mevcut karısını boşamasını şart koşmaktadır ve hadis, bu uygulamayı yasaklamış olmaktadır. Doğrusu hadisin literal ifadesi bu vb. ihtimalleri dışlamamakta; aksine ahlaki sorunlar içeren bu ihtimallerin tamamını kapsam dahilinde tutuyor gözükmektedir. Belirtilmelidir ki söz konusu hadisin çevirisi yapılırken toplumumuzdaki hâkim uygulama dikkate alınarak ikinci ihtimal üzerinden bir çeviri tercih edilmiştir.
Açıklama: Kölelik hukukunun geçerli olduğu dönemlerde -içtihat farklılıkları olmakla birlikte- devlet başkanının tercihi ve savaş hukuku çerçevesinde uluslararası teamüllerin sonucu olarak esirler köleleştirilebilmekteydi. Öte yandan kölelik hukukuna göre efendisinden hamile kalan kadın, ümm-ü veled statüsüne yükselir ve mülkiyet hukukunun uzantısı olan alım satıma kapatılmış olurdu. Dolayısıyla bu durum, görece olarak efendilerin aleyhine sonuç doğurmaktaydı.