Bize Kuteybe b. Said, ona Abdülvehhab, ona Eyyûb, ona İbn Ebu Müleyke, ona da Âişe (ra) şöyle rivayet etti:
Yahudiler Peygamber (sav)'e gelip: "es-Sâmü aleyke (Ölüm üzerine olsun)" dediler. O da: "Ve aleyküm (Sizin üzerinize de olsun)" buyurdu. Bu durum karşısında Âişe (ra): "Ölüm üzerinize olsun, Allah size lanet etsin ve size gazap etsin" dedi. Bunun üzerine Rasûlüllah (sav): "Yavaş ol ey Âişe! Sana yumuşak davranmak düşer. Şiddet ve kötü söz söylemekten kaçın!" buyurdu. (Hz. Âişe): "Ne söylediler duymadın mı?" deyince (Hz. Peygamber) şöyle buyurdu: "Onlara verdiğim cevabı işitmedin mi? Dolayısıyla benim onlar hakkında söylediğim kabul edilir de onların benim hakkımda söyledikleri kabul edilmez."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
23121, B006401
Hadis:
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ حَدَّثَنَا أَيُّوبُ عَنِ ابْنِ أَبِى مُلَيْكَةَ عَنْ عَائِشَةَ - رضى الله عنها أَنَّ الْيَهُودَ أَتَوُا النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالُوا السَّامُ عَلَيْكَ . قَالَ " وَعَلَيْكُمْ " . فَقَالَتْ عَائِشَةُ السَّامُ عَلَيْكُمْ ، وَلَعَنَكُمُ اللَّهُ وَغَضِبَ عَلَيْكُمْ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم: " مَهْلاً يَا عَائِشَةُ ، عَلَيْكِ بِالرِّفْقِ ، وَإِيَّاكِ وَالْعُنْفَ أَوِ الْفُحْشَ " . قَالَتْ أَوَلَمْ تَسْمَعْ مَا قَالُوا قَالَ: " أَوَلَمْ تَسْمَعِى مَا قُلْتُ رَدَدْتُ عَلَيْهِمْ ، فَيُسْتَجَابُ لِى فِيهِمْ ، وَلاَ يُسْتَجَابُ لَهُمْ فِىَّ " .
Tercemesi:
Bize Kuteybe b. Said, ona Abdülvehhab, ona Eyyûb, ona İbn Ebu Müleyke, ona da Âişe (ra) şöyle rivayet etti:
Yahudiler Peygamber (sav)'e gelip: "es-Sâmü aleyke (Ölüm üzerine olsun)" dediler. O da: "Ve aleyküm (Sizin üzerinize de olsun)" buyurdu. Bu durum karşısında Âişe (ra): "Ölüm üzerinize olsun, Allah size lanet etsin ve size gazap etsin" dedi. Bunun üzerine Rasûlüllah (sav): "Yavaş ol ey Âişe! Sana yumuşak davranmak düşer. Şiddet ve kötü söz söylemekten kaçın!" buyurdu. (Hz. Âişe): "Ne söylediler duymadın mı?" deyince (Hz. Peygamber) şöyle buyurdu: "Onlara verdiğim cevabı işitmedin mi? Dolayısıyla benim onlar hakkında söylediğim kabul edilir de onların benim hakkımda söyledikleri kabul edilmez."
Açıklama:
Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren kısım: عَلَيْكِ بِالرِّفْقِ ، وَإِيَّاكِ وَالْعُنْفَ أَوِ الْفُحْشَ
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Da'vât 62, 2/560
Senetler:
1. Ümmü Abdullah Aişe bt. Ebu Bekir es-Sıddîk (Aişe bt. Abdullah b. Osman b. Âmir)
2. Abdullah b. Ebu Müleyke el-Kureşî (Abdullah b. Ubeydullah b. Züheyr b. Abdullah)
3. Eyyüb es-Sahtiyânî (Eyyüb b. Keysân)
4. Ebu Muhammed Abdülvehhab b. Abdülmecid es-Sakafî (Abdulvehhab b. Abdulmecid b. Salt)
5. Ebu Recâ Kuteybe b. Said es-Sekafi (Kuteybe b. Said b. Cemil b. Tarif)
Konular:
Adab, insani ilişkilerde nezaket, kabalık
Diyalog, Hz. Peygamber'in / Sahabenin Yahudilerle ilişkileri
Hz. Peygamber, hanımları, Hz. Aişe
Bize Abdullah b. Muhammed, ona Abdülmelik b. Amr, ona Ömer b. Ebu Zâide, ona Ebu İshak, ona Amr b. Meymûn şöyle demiştir: "Kim günde on defa (Kelime-i tevhidi) söylerse İsmailoğullarından bir köleyi azat etmiş gibi sevap kazanır."
Ömer b. Zâide bu hadisin benzerini ona Abdullah b. Ebu Sefer, ona Şa'bî, ona Rebi' b. Huseym'in naklettiğini söylemiştir. Ben (Şa'bî), Rebi'e bu hadisi kimden işittiğini sordum. O Amr b. Meymûn'dan işittiğini söyledi. Amr b. Meymun'a gittim ve kimden işittiğini sordum. O İbn Ebu Leyla'dan işittiğini söyledi. Daha sonra İbn Ebu Leyla'ya gittim ve kimden işittiğini sordum. O da Ebu Eyyub el-Ensârî'den işittiğini onun da Hz. Peygamber'den (sav) işittiğini söyledi.
İbrahim b. Yusuf, babasından, o Ebu İshak'tan, o Amr b. Meymun'dan, o Abdurrahman b. Ebu Leyla'dan o da Ebu Eyyüb el-Ensârî'den Hz. Peygamber'in (sav) sözünü nakletmiştir.
Bize Musa, ona Vüheyb, ona Davud, ona Âmir, ona Abdurrahman b. Ebu Leyla, ona Ebu Eyyüb el-Ensârî, Hz. Peygamber'den (yukarıda zikredilen hadisi) nakletmiştir. İsmail Şa'bî'den, o da Rebi'den bu sözü nakletmiştir.
Bize Adem, ona Şu'be, ona Abdülmelik b. Meysere, ona Hilal b. Yesaf, ona Rebi' b. Huseym ve Amr b. Meymun, o ikisine İbn Mesud, Hz. Peygamber'in (sav) zikredilen sözünü nakletmiştir.
A'meş ve Husayn, onlara Hilal, ona Rebi', ona Abdullah Hz. Peygamber'in (sav) zikredilen sözünü nakletmiştir.
Ebu Muhammed el-Hadramî, ona da Ebu Eyyub el-Ensârî, Hz. Peygamber'den (sav) nakletmiştir.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
23133, B006404
Hadis:
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ عَمْرٍو حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ أَبِى زَائِدَةَ عَنْ أَبِى إِسْحَاقَ عَنْ عَمْرِو بْنِ مَيْمُونٍ قَالَ: "مَنْ قَالَ عَشْرًا كَانَ كَمَنْ أَعْتَقَ رَقَبَةً مِنْ وَلَدِ إِسْمَاعِيلَ" . قَالَ عُمَرُ بْنُ أَبِى زَائِدَةَ وَحَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أَبِى السَّفَرِ عَنِ الشَّعْبِىِّ عَنْ رَبِيعِ بْنِ خُثَيْمٍ مِثْلَهُ . فَقُلْتُ لِلرَّبِيعِ مِمَّنْ سَمِعْتَهُ فَقَالَ مِنْ عَمْرِو بْنِ مَيْمُونٍ . فَأَتَيْتُ عَمْرَو بْنَ مَيْمُونٍ فَقُلْتُ مِمَّنْ سَمِعْتَهُ فَقَالَ مِنِ ابْنِ أَبِى لَيْلَى . فَأَتَيْتُ ابْنَ أَبِى لَيْلَى فَقُلْتُ مِمَّنْ سَمِعْتَهُ فَقَالَ مِنْ أَبِى أَيُّوبَ الأَنْصَارِىِّ يُحَدِّثُهُ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم وَقَالَ إِبْرَاهِيمُ بْنُ يُوسُفَ عَنْ أَبِيهِ عَنْ أَبِى إِسْحَاقَ حَدَّثَنِى عَمْرُو بْنُ مَيْمُونٍ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِى لَيْلَى عَنْ أَبِى أَيُّوبَ قَوْلَهُ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم .
وَقَالَ مُوسَى حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ عَنْ دَاوُدَ عَنْ عَامِرٍ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِى لَيْلَى عَنْ أَبِى أَيُّوبَ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم . وَقَالَ إِسْمَاعِيلُ عَنِ الشَّعْبِىِّ عَنِ الرَّبِيعِ قَوْلَهُ . وَقَالَ آدَمُ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ مَيْسَرَةَ سَمِعْتُ هِلاَلَ بْنَ يَسَافٍ عَنِ الرَّبِيعِ بْنِ خُثَيْمٍ وَعَمْرِو بْنِ مَيْمُونٍ عَنِ ابْنِ مَسْعُودٍ قَوْلَهُ . وَقَالَ الأَعْمَشُ وَحُصَيْنٌ عَنْ هِلاَلٍ عَنِ الرَّبِيعِ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ قَوْلَهُ . وَرَوَاهُ أَبُو مُحَمَّدٍ الْحَضْرَمِىُّ عَنْ أَبِى أَيُّوبَ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم .
Tercemesi:
Bize Abdullah b. Muhammed, ona Abdülmelik b. Amr, ona Ömer b. Ebu Zâide, ona Ebu İshak, ona Amr b. Meymûn şöyle demiştir: "Kim günde on defa (Kelime-i tevhidi) söylerse İsmailoğullarından bir köleyi azat etmiş gibi sevap kazanır."
Ömer b. Zâide bu hadisin benzerini ona Abdullah b. Ebu Sefer, ona Şa'bî, ona Rebi' b. Huseym'in naklettiğini söylemiştir. Ben (Şa'bî), Rebi'e bu hadisi kimden işittiğini sordum. O Amr b. Meymûn'dan işittiğini söyledi. Amr b. Meymun'a gittim ve kimden işittiğini sordum. O İbn Ebu Leyla'dan işittiğini söyledi. Daha sonra İbn Ebu Leyla'ya gittim ve kimden işittiğini sordum. O da Ebu Eyyub el-Ensârî'den işittiğini onun da Hz. Peygamber'den (sav) işittiğini söyledi.
İbrahim b. Yusuf, babasından, o Ebu İshak'tan, o Amr b. Meymun'dan, o Abdurrahman b. Ebu Leyla'dan o da Ebu Eyyüb el-Ensârî'den Hz. Peygamber'in (sav) sözünü nakletmiştir.
Bize Musa, ona Vüheyb, ona Davud, ona Âmir, ona Abdurrahman b. Ebu Leyla, ona Ebu Eyyüb el-Ensârî, Hz. Peygamber'den (yukarıda zikredilen hadisi) nakletmiştir. İsmail Şa'bî'den, o da Rebi'den bu sözü nakletmiştir.
Bize Adem, ona Şu'be, ona Abdülmelik b. Meysere, ona Hilal b. Yesaf, ona Rebi' b. Huseym ve Amr b. Meymun, o ikisine İbn Mesud, Hz. Peygamber'in (sav) zikredilen sözünü nakletmiştir.
A'meş ve Husayn, onlara Hilal, ona Rebi', ona Abdullah Hz. Peygamber'in (sav) zikredilen sözünü nakletmiştir.
Ebu Muhammed el-Hadramî, ona da Ebu Eyyub el-Ensârî, Hz. Peygamber'den (sav) nakletmiştir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Da'vât 64, 2/560
Senetler:
1. Ebu Abdullah Amr b. Meymun el-Evdî (Amr b. Meymun)
2. Ebu İshak es-Sebiî (Amr b. Abdullah b. Ubeyd)
3. Ömer b. Ebu Zaide el-Hemdani (Ömer b. Halid b. Meymun b. Firuz)
4. Ebu Âmir Abdülmelik b. Amr el-Kaysî (Abdülmelik b. Amr)
5. Ebu Cafer Abdullah b. Muhammed el-Cu'fî (Abdullah b. Muhammed b. Abdullah)
Konular:
Dua, Allah’la iletişim aracı
Sahâbe, sahabiler ve hadîs
Öneri Formu
Hadis Id, No:
23149, B006408
Hadis:
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ حَدَّثَنَا جَرِيرٌ عَنِ الأَعْمَشِ عَنْ أَبِى صَالِحٍ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « إِنَّ لِلَّهِ مَلاَئِكَةً يَطُوفُونَ فِى الطُّرُقِ ، يَلْتَمِسُونَ أَهْلَ الذِّكْرِ ، فَإِذَا وَجَدُوا قَوْمًا يَذْكُرُونَ اللَّهَ تَنَادَوْا هَلُمُّوا إِلَى حَاجَتِكُمْ . قَالَ فَيَحُفُّونَهُمْ بِأَجْنِحَتِهِمْ إِلَى السَّمَاءِ الدُّنْيَا . قَالَ فَيَسْأَلُهُمْ رَبُّهُمْ وَهْوَ أَعْلَمُ مِنْهُمْ مَا يَقُولُ عِبَادِى قَالُوا يَقُولُونَ يُسَبِّحُونَكَ ، وَيُكَبِّرُونَكَ ، وَيَحْمَدُونَكَ وَيُمَجِّدُونَكَ . قَالَ فَيَقُولُ هَلْ رَأَوْنِى قَالَ فَيَقُولُونَ لاَ وَاللَّهِ مَا رَأَوْكَ . قَالَ فَيَقُولُ وَكَيْفَ لَوْ رَأَوْنِى قَالَ يَقُولُونَ لَوْ رَأَوْكَ كَانُوا أَشَدَّ لَكَ عِبَادَةً ، وَأَشَدَّ لَكَ تَمْجِيدًا ، وَأَكْثَرَ لَكَ تَسْبِيحًا . قَالَ يَقُولُ فَمَا يَسْأَلُونِى قَالَ يَسْأَلُونَكَ الْجَنَّةَ . قَالَ يَقُولُ وَهَلْ رَأَوْهَا قَالَ يَقُولُونَ لاَ وَاللَّهِ يَا رَبِّ مَا رَأَوْهَا . قَالَ يَقُولُ فَكَيْفَ لَوْ أَنَّهُمْ رَأَوْهَا قَالَ يَقُولُونَ لَوْ أَنَّهُمْ رَأَوْهَا كَانُوا أَشَدَّ عَلَيْهَا حِرْصًا ، وَأَشَدَّ لَهَا طَلَبًا ، وَأَعْظَمَ فِيهَا رَغْبَةً . قَالَ فَمِمَّ يَتَعَوَّذُونَ قَالَ يَقُولُونَ مِنَ النَّارِ . قَالَ يَقُولُ وَهَلْ رَأَوْهَا قَالَ يَقُولُونَ لاَ وَاللَّهِ مَا رَأَوْهَا . قَالَ يَقُولُ فَكَيْفَ لَوْ رَأَوْهَا قَالَ يَقُولُونَ لَوْ رَأَوْهَا كَانُوا أَشَدَّ مِنْهَا فِرَارًا ، وَأَشَدَّ لَهَا مَخَافَةً . قَالَ فَيَقُولُ فَأُشْهِدُكُمْ أَنِّى قَدْ غَفَرْتُ لَهُمْ . قَالَ يَقُولُ مَلَكٌ مِنَ الْمَلاَئِكَةِ فِيهِمْ فُلاَنٌ لَيْسَ مِنْهُمْ إِنَّمَا جَاءَ لِحَاجَةٍ . قَالَ هُمُ الْجُلَسَاءُ لاَ يَشْقَى بِهِمْ جَلِيسُهُمْ » . رَوَاهُ شُعْبَةُ عَنِ الأَعْمَشِ وَلَمْ يَرْفَعْهُ . وَرَوَاهُ سُهَيْلٌ عَنْ أَبِيهِ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم .
Tercemesi:
Bize Kuteybe b. Said, ona Cerir (b. Abdülhamid), ona A'meş (Süleyman b. Mihran), ona Ebu Salih (Zekvân es-Semmâm), ona da Ebu Hureyre (Abdurrahman b. Sahr) şöyle demiştir: Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Allah'ın bir sınıf melekleri vardır ki, bunlar sokaklarda dolaşırlar, zikir ehlini ararlar. Onlar Allah'ı anan bir topluluk bulunca birbirlerine: 'Aradığınıza geliniz' diye seslenirler. Bunun üzerine melekler kanatlarıyla zikir ehlinin (yerden) gökyüzüne kadar etrafını kuşatırlar. Rabb'leri onları en iyi şekilde bildiği halde, meleklere: "Kullarım ne söylüyorlar?" diye sorar. Onlar da: 'Subhânallah' diyerek Sen'i tesbih ediyorlar, Allâhu Ekber diyerek Sen'i yüceltiyorlar, el-Hamdu lillâh diyerek San'a hamd ediyorlar! derler. Sonra Allah: "Bu kullarım Beni görürler mi ki?"diye sorar. Melekler: 'Hayır, vallahi onlar Sen'i görmezler!' derler. Allah: 'O kullarım ya Beni görseler nasıl olurlar?' buyurur. Melekler: 'Onlar Sen'i görseler, Sana daha çok ibadet ederler; seni daha çok yüceltirler ve sana olan övgüleri daha çok olur! derler. Allah: "Benden ne istiyorlar?" diye sorar. Melekler de: 'Cenneti istiyorlar!' derler. Allah: "Onlar cenneti görmüşler mi?" Melekler: 'Hayır, vallahi onlar cenneti görmemişlerdir!' Allah:"Ya onlar cenneti görselerdi?" Melekler: 'Eğer görselerdi cennete karşı hevesleri daha çok, istekleri daha şiddetli, rağbetleri daha büyük olurdu.'Allah: "O kullarım neyden bana sığınırlar?" Melekler: 'Cehennem ateşinden!' derler. Allah: "Cehennemi gördüler mi?" Melekler: 'Hayır, vallahi onu görmediler.' Allah: "Ya görselerdi nasıl olurlardı?" Melekler: 'Ondan daha çok kaçınırlardı, korkuları daha çok olurdu.' Bunun üzerine Allah, meleklere: "Ey melekler, ben sizleri şahid tutuyorum ki, ben bu zikreden kullarımı bağışladım!" buyurur. Meleklerden birisi: 'O zikredenlerin arasında falan kişi var ki, o zikredenlerden değildir, bir ihtiyacı için gelmişti!' der. Bunun üzerine Allah: "O mecliste oturanlar öyle kemal (olgunluk) sahibi kimselerdir ki, onlarla birlikte oturanlar yoldan çıkmaz! buyurur."
Bu hadisi Şu'be, A'meş'ten, Hz. Peygamber'e ref' etmeyerek (yükseltmeyerek, irsal yaparak) rivayet etti. Yine bu hadisi Süheyl, babası Ebu Salih es-Semmân'dan; o da Ebu Hureyre'den, o da Hz. Peygamber'den (sav) rivayet etmiştir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Da'vât 66, 2/561
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebû Salih es-Semmân (Ebû Sâlih Zekvân b. Abdillâh et-Teymî)
3. Ebu Muhammed Süleyman b. Mihran el-A'meş (Süleyman b. Mihran)
4. Ebu Abdullah Cerir b. Abdulhamid ed-Dabbî (Cerir b. Abdülhamid b. Cerir b. Kurt b. Hilal b. Ekyes)
5. Ebu Recâ Kuteybe b. Said es-Sekafi (Kuteybe b. Said b. Cemil b. Tarif)
Konular:
Allah İnancı, Allah'ın kulu ile ilişkisi
Dua, Allah’la iletişim aracı
İman, Esasları, Melek sembolizmi
KTB, İMAN
Zikir, mahlukatın Allah'ı zikretmesi
Öneri Formu
Hadis Id, No:
23123, B006403
Hadis:
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ عَنْ مَالِكٍ عَنْ سُمَىٍّ عَنْ أَبِى صَالِحٍ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ « مَنْ قَالَ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ ، وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ ، وَهْوَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ . فِى يَوْمٍ مِائَةَ مَرَّةٍ ، كَانَتْ لَهُ عَدْلَ عَشْرِ رِقَابٍ ، وَكُتِبَ لَهُ مِائَةُ حَسَنَةٍ ، وَمُحِيَتْ عَنْهُ مِائَةُ سَيِّئَةٍ ، وَكَانَتْ لَهُ حِرْزًا مِنَ الشَّيْطَانِ يَوْمَهُ ذَلِكَ ، حَتَّى يُمْسِىَ ، وَلَمْ يَأْتِ أَحَدٌ بِأَفْضَلَ مِمَّا جَاءَ بِهِ إِلاَّ رَجُلٌ عَمِلَ أَكْثَرَ مِنْهُ » .
Tercemesi:
Bize Abdullah b. Mesleme, ona Malik (b. Enes), ona Sümeyy, ona Ebu Salih, ona da Ebu Hüreyre (ra) Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: Kim günde yüz defa 'Lâ ilâhe illallah vahdehû lâ şerîke leh, lehü'l-mülkü ve lehü'l-hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr' (Allah'tan başka ilah yoktur. O tektir, ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamd da ona mahsustur. O'nun herşeye gücü yeter) derse ona on köleyi azat etmiş muadili sevap vardır. O kişiye yüz iyilik sevabı yazılır. Yüz kötülüğü silinir. O sözü söylediği gün akşama kadar Şeytan'a karşı bir koruması olur. O gün o kişiden daha çok amel işlemiş (o sözü söylemiş) kişi hariç hiç kimse bu sözü söyleyen kişiden daha faziletli bir şey (amel) getirmemiştir (işlememiştir).
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Da'vât 64, 2/560
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebû Salih es-Semmân (Ebû Sâlih Zekvân b. Abdillâh et-Teymî)
3. Sümey el-Kuraşi (Sümey)
4. Ebu Abdullah Malik b. Enes el-Esbahî (Malik b. Enes b. Malik b. Ebu Amir)
5. Ebu Abdurrahman Abdullah b. Mesleme el-Harisî (Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb)
Konular:
Dua, Allah’la iletişim aracı
KTB, TEVHİD
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ عَنْ مَالِكٍ عَنْ سُمَىٍّ عَنْ أَبِى صَالِحٍ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ « مَنْ قَالَ سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ . فِى يَوْمٍ مِائَةَ مَرَّةٍ حُطَّتْ خَطَايَاهُ ، وَإِنْ كَانَتْ مِثْلَ زَبَدِ الْبَحْرِ » .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
23139, B006405
Hadis:
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ عَنْ مَالِكٍ عَنْ سُمَىٍّ عَنْ أَبِى صَالِحٍ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ « مَنْ قَالَ سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ . فِى يَوْمٍ مِائَةَ مَرَّةٍ حُطَّتْ خَطَايَاهُ ، وَإِنْ كَانَتْ مِثْلَ زَبَدِ الْبَحْرِ » .
Tercemesi:
Bize Abdullah b. Mesleme, ona Malik (b. Enes), ona Sümeyye, ona Ebu Salih, ona da Ebu Hureyre (ra) Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: Kim günde yüz defa 'Sübhanallahi ve bi-hamdihî' derse deniz köpükleri kadar bile olsa hataları silinir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Da'vât 65, 2/561
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebû Salih es-Semmân (Ebû Sâlih Zekvân b. Abdillâh et-Teymî)
3. Sümey el-Kuraşi (Sümey)
4. Ebu Abdullah Malik b. Enes el-Esbahî (Malik b. Enes b. Malik b. Ebu Amir)
5. Ebu Abdurrahman Abdullah b. Mesleme el-Harisî (Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb)
Konular:
Dua, Allah’la iletişim aracı
Öneri Formu
Hadis Id, No:
23143, B006406
Hadis:
حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ حَدَّثَنَا ابْنُ فُضَيْلٍ عَنْ عُمَارَةَ عَنْ أَبِى زُرْعَةَ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ « كَلِمَتَانِ خَفِيفَتَانِ عَلَى اللِّسَانِ ، ثَقِيلَتَانِ فِى الْمِيزَانِ ، حَبِيبَتَانِ إِلَى الرَّحْمَنِ ، سُبْحَانَ اللَّهِ الْعَظِيمِ ، سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ » .
Tercemesi:
Bize Züheyr b. Harb, ona (Muhammed) b. Fudayl, ona Umare b. el-Ka'ka', ona Ebu Zur'a, ona da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu nakletmiştir. 'Subhânallâhi ve bi-hamdihî subhânallâhi'l-azîm', (Allah'ı hamd ile tesbih ederim, Yüce olan Allah'ı tesbih ederim) Rahman'ın sevdiği, dilde hafif, mizanda ağır iki kelimedir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Da'vât 65, 2/561
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebu Zür'a b. Amr el-Beceli (Herim b. Amr b. Cerir b. Abdullah)
3. Umare b. Ka'ka' ed-Dabbî (Umare b. Ka'ka' b. Şübrüme)
4. Ebu Abdurrahman Muhammed b. Fudayl ed-Dabbî (Muhammed b. Fudayl b. Ğazvan b. Cerîr)
5. Ebu Hayseme Züheyr b. Harb el-Haraşî (Züheyr b. Harb b. Eştâl)
Konular:
Dua, Allah’la iletişim aracı
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ عَنْ بُرَيْدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ عَنْ أَبِى بُرْدَةَ عَنْ أَبِى مُوسَى - رضى الله عنه - قَالَ قَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم « مَثَلُ الَّذِى يَذْكُرُ رَبَّهُ وَالَّذِى لاَ يَذْكُرُ مَثَلُ الْحَىِّ وَالْمَيِّتِ » .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
23146, B006407
Hadis:
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ عَنْ بُرَيْدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ عَنْ أَبِى بُرْدَةَ عَنْ أَبِى مُوسَى - رضى الله عنه - قَالَ قَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم « مَثَلُ الَّذِى يَذْكُرُ رَبَّهُ وَالَّذِى لاَ يَذْكُرُ مَثَلُ الْحَىِّ وَالْمَيِّتِ » .
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Ala', ona Ebu Üsame, ona Büreyd b. Abdullah, ona Ebu Bürde, ona da Ebu Musa el-Eşari (ra) Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: Rabbini zikreden ile zikretmeyen kimsenin misali diri ile ölü gibidir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Da'vât 66, 2/561
Senetler:
1. Ebu Musa Abdullah b. Kays el-Eş'arî (Abdullah b. Kays b. Süleym)
2. Ebu Bürde b. Ebu Musa el-Eş'arî (Amir b. Abdullah b. Kays b. Süleym)
3. Büreyd b. Abdullah el-Eşari (Büreyd b. Abdullah b. Ebu Bürde)
4. Ebu Üsame Hammâd b. Üsame el-Kuraşî (Hammâd b. Üsame b. Zeyd)
5. Ebu Küreyb Muhammed b. Alâ el-Hemdânî (Muhammed b. Alâ b. Kureyb)
Konular:
Dua, Allah’la iletişim aracı
Zikir, mahlukatın Allah'ı zikretmesi
Bize Ali b. Abdullah, ona Süfyan b. Uyeyne el-Hilâ, ona Muhammed b. Şihab ez-Zührî, ona Said b. Müseyyeb, ona da Ebu Hureyre (ra), Nebi'nin şöyle buyurduğunu rivayet etti:
"İmam, âmin dediğinde siz de âmin deyin çünkü melekler de âmin derler. Kimin âmin demesi meleklerin âmin demesine denk gelirse, Allah o kimsenin geçmiş günahlarını affeder."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
23122, B006402
Hadis:
حَدَّثَنَا عَلِىُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ قَالَ الزُّهْرِىُّ حَدَّثَنَاهُ عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ « إِذَا أَمَّنَ الْقَارِئُ فَأَمِّنُوا ، فَإِنَّ الْمَلاَئِكَةَ تُؤَمِّنُ ، فَمَنْ وَافَقَ تَأْمِينُهُ تَأْمِينَ الْمَلاَئِكَةِ غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ » .
Tercemesi:
Bize Ali b. Abdullah, ona Süfyan b. Uyeyne el-Hilâ, ona Muhammed b. Şihab ez-Zührî, ona Said b. Müseyyeb, ona da Ebu Hureyre (ra), Nebi'nin şöyle buyurduğunu rivayet etti:
"İmam, âmin dediğinde siz de âmin deyin çünkü melekler de âmin derler. Kimin âmin demesi meleklerin âmin demesine denk gelirse, Allah o kimsenin geçmiş günahlarını affeder."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Da'vât 63, 2/560
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Said b. Müseyyeb el-Kuraşî (Said b. Müseyyeb b. Hazn b. Ebu Vehb)
3. Ebu Bekir Muhammed b. Şihab ez-Zührî (Muhammed b. Müslim b. Ubeydullah b. Abdullah b. Şihab)
4. Ebu Muhammed Süfyan b. Uyeyne el-Hilâlî (Süfyân b. Uyeyne b. Meymûn)
5. Ebu Hasan Ali b. el-Medînî (Ali b. Abdullah b. Cafer b. Necîh)
Konular:
Amel, günahlara kefaret olan ameller
Dua, dua etme adabı
Dua, duaya amin demek
KTB, DUA
KTB, GÜNAH
KTB, NAMAZ,
Namaz, imama uymak
باب قَوْلِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم « يُسْتَجَابُ لَنَا فِى الْيَهُودِ ، وَلاَ يُسْتَجَابُ لَهُمْ فِينَا » .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
23120, Buhari, Daavât, 62(bab başlığı)
Hadis:
باب قَوْلِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم « يُسْتَجَابُ لَنَا فِى الْيَهُودِ ، وَلاَ يُسْتَجَابُ لَهُمْ فِينَا » .
Tercemesi:
Peygamber(S)'İn: "Bizim Yahudiler Hakkındaki Duamız Kabul Olunur, Onların Bizim Hakkımızdaki Duaları Kabul Olunmaz" Kavli Babı
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
, ,
Senetler:
()
Konular:
Diyalog, Hz. Peygamber'in / Sahabenin Yahudilerle ilişkileri
Dua, kabul olma şartları
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ أَخْبَرَنَا أَيُّوبُ عَنْ مُحَمَّدٍ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - قَالَ قَالَ أَبُو الْقَاسِمِ صلى الله عليه وسلم « فِى الْجُمُعَةِ سَاعَةٌ لاَ يُوَافِقُهَا مُسْلِمٌ وَهْوَ قَائِمٌ يُصَلِّى يَسْأَلُ خَيْرًا إِلاَّ أَعْطَاهُ » . وَقَالَ بِيَدِهِ قُلْنَا يُقَلِّلُهَا يُزَهِّدُهَا .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
23119, B006400
Hadis:
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ أَخْبَرَنَا أَيُّوبُ عَنْ مُحَمَّدٍ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - قَالَ قَالَ أَبُو الْقَاسِمِ صلى الله عليه وسلم « فِى الْجُمُعَةِ سَاعَةٌ لاَ يُوَافِقُهَا مُسْلِمٌ وَهْوَ قَائِمٌ يُصَلِّى يَسْأَلُ خَيْرًا إِلاَّ أَعْطَاهُ » . وَقَالَ بِيَدِهِ قُلْنَا يُقَلِّلُهَا يُزَهِّدُهَا .
Tercemesi:
Bize Müsedded, ona İsmail b. İbrahim, ona Eyüp, ona Muhammed, ona da Ebu Hureyre (ra) Ebu'l-Kasım'ın (sav) şöyle buyurduğunu nakletmiştir. Cuma günü bir saat vardır ki bir Müslüman namaz kılarken bir hayır dileğini o vakte denk getirirse Allah teala onun duasını kabul eder. Daha sonra Hz. Peygamber (sav) eliyle o vakti işaret etti Biz de vaktin azlığına işaret ediyor dedik.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Da'vât 61, 2/560
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebu Bekir Muhammed b. Sirin el-Ensarî (Muhammed b. Sirin)
3. Eyyüb es-Sahtiyânî (Eyyüb b. Keysân)
4. Ebu Bişr İsmail b. Uleyye el-Esedî (İsmail b. İbrahim b. Miksem)
5. Müsedded b. Müserhed el-Esedî (Müsedded b. Müserhed b. Müserbel b. Şerik)
Konular:
Mübarek Zamanlar, Cuma günündeki dua kabul saati
Mübarek zamanlar, Cuma gününün önemi/özelliği/ fazileti