Giriş

Bize İmran b. Meysere, ona Abdülvaris, ona Ebu Teyyah, ona Ebu Cemre, ona da İbn Abbas (r.anhuma) şöyle demiştir:

"Abdülkays heyeti Rasulullah'ın (sav) huzuruna geldiğinde onlara 'Pişman olmadan ve horlanmadan (kendi rızalarıyla) gelen heyete selam olsun' buyurdu. Heyettekiler 'Ey Allah'ın Rasulü! Biz Rabîa kabilesinin bir koluyuz. Seninle bizim aramızda Mudar (kabilesi) vardır. Bu sebeple bizler sana yalnızca haram aylarda gelebiliyoruz. Bundan dolayı bize öyle bir şey söyle ki, biz onunla cennete girelim, kavmimizden geride kalanları da ona davet edelim. Bunun üzerine Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: Size dört şey emrediyor, dört şeyden de men ediyorum. Namazı kılınız, zekatı veriniz, ramazan orucunu tutunuz ve ganimet olarak aldıklarınızın beşte birini (beytül-âle) veriniz. Dubbâ, hantem, nekîr ve müzeffet denilene kaplardan (şıra-nebiz yapıp) içmeyiniz."


Açıklama: Dabbâ (Kabak, kelekten yapılan kap), Hantem (Yağ sürülmüş testi), Müzeffet (zift ile kaplanmış kap), Nekîr (bardak şeklinde oyulan ve içinde nebiz yapılan ağaç kap) anlamına gelmektedir.

    Öneri Formu
20908 B006176 Buhari, Edeb, 98

Bize Muhammed b. Yusuf, ona Süfyan ona Hişam ona babası (Urve b. Zübeyr) ona da Aişe'nin (r.anha) rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:
"Sakın sizden biriniz 'nefsim habis oldu' demesin. Bunun yerine 'nefsim kötüleşti' desin."


Açıklama: Hadiste geçen "habise" ve "lakise" kelimeleri "kirlenme" açısından aynı anlama gelse de Hz. Peygamber (sav) müslümanın nefsine habislik izafe etmesini hoş görmediği için aynı anlama gelen başka bir kelime kullanılmasını tavsiye etmiştir. Bir bakıma "habis" kelimesini çağrışımları açısından kullanmayı uygun görmemiştir. Hadis Hz. Peygamber'in (sav) hassasiyetleri hakkında bize bilgi vermesi açısından önemlidir. Kötü çağrışımları olan kelimeleri benzer çağrışımları olmayan diğer kelimelerle değiştirmek Hz. Peygamber'in âdetleri arasındadır (bk. Aynî, Umdetü'l-kārî, [Beyrut, ts], 22/201-2).

    Öneri Formu
20911 B006179 Buhari, Edeb, 100

Bize Abdan, ona Abdullah, ona ez-Zührî, ona Ebu Ümame ona da babasının (Sehl b. Huneyf) rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:
"Sakın sizden biriniz 'nefsim habis oldu' demesin. Bunun yerine 'nefsim kötüleşti' desin."
(Buhârî:) Ukayl da (bu hadisi ez-Zührî'den rivayet ederek) Yunus ibn Yezîd'e mütabaat etmiştir.


Açıklama: Hadiste geçen "habise" ve "lakise" kelimeleri "kirlenme" açısından aynı anlama gelse de Hz. Peygamber (sav) müslümanın nefsine habislik izafe etmesini hoş görmediği için aynı anlama gelen başka bir kelime kullanılmasını tavsiye etmiştir. Bir bakıma "habis" kelimesini çağrışımları açısından kullanmayı uygun görmemiştir. Hadis Hz. Peygamber'in (sav) hassasiyetleri hakkında bize bilgi vermesi açısından önemlidir. Kötü çağrışımları olan kelimeleri benzer çağrışımları olmayan diğer kelimelerle değiştirmek Hz. Peygamber'in âdetleri arasındadır (bk. Aynî, Umdetü'l-kārî, [Beyrut, ts], 22/201-2).

    Öneri Formu
20912 B006180 Buhari, Edeb, 100

Bize Ayyaş b. Velid, ona Abdüla'lâ, ona Ma'mer, ona Zührî, ona Ebu Seleme ona da Ebu Hüreyre'nin rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:
"Üzüme 'kerm' adını vermeyiniz ve 'hay zarar ziyana uğrayası (dehr) zaman da demeyiniz. Çünkü Allah dehrdir (zamanın sahibidir)."


Açıklama: Câhiliye döneminde kendisinden içki yapıldığı ve içki içen insanların kontrollerini kaybederek fazla harcama ve ikramda bulunmalarına sebep olduğu için üzüme cömert anlamında "kerm" denilmekteydi. Hz. Peygamber üzüme bu ismin verilmesini uygun görmemiştir (Nevevî, el-Minhâc [Beyrut, 1972], 15/4). Nitekim başka bir rivayette asıl cömert nitelemesini hak edeninin müslüman veya müslümanın kalbi olduğunu ifade etmiştir (Müslim, "Elfâz", 8, 9).

    Öneri Formu
20914 B006182 Buhari, Edeb, 101


    Öneri Formu
20904 B006173 Buhari, Edeb, 97

Salim'in bildirdiğine göre Abdullah b. Ömer şöyle demiştir:
Bundan sonra Rasulullah (sav) ve Übey b. Ka'b, içerisinde İbn Sayyâd'ın bulunduğu hurmalığa doğru yöneldiler. Öyle ki, Rasulullah (sav) oraya girdiğinde, İbn Sayyad kendisini görmeden onu gafil avlayıp ondan bir şeyler işitmek için hurma gövdelerinde saklanmaya başladı. O sırada İbn Sayyad da elbisesi içerisinde, içinden hırıltı (gelen) -ravi şüpheye düşerek benzer başka bir kelime zikremiştir- yatağına uzanmış vaziyette idi. (Derken), İbn Sayyâd'ın annesi, hurma gövdelerinde gizlenmiş haldeki Nebî'yi (sav) gördü. İbn Sayyad'a "Ya Sâfi, -râvinin dediğine göre Sâfi, İbn Sayyâd'ın ismidir- bu Muhammed'dir" dedi. (O esnada) İbn Sayyad kendine geldi. Rasulullah (sav) da, "Eğer onu bırakıp (uyandırmasaydı, İbn Sayyâd'ın durumu) ortaya çıkacaktı." buyurdu.


Açıklama: B006173 numaralı hadisin devamı.

    Öneri Formu
20905 B006174 Buhari, Edeb, 97

Bize Salim, ona da Abdullah b. Ömer şöyle dedi:

Rasulullah (sav) bir keresinde ayağa kalktı, Allah'ı layık olduğu şekliyle övdü sonra da Deccal'den bahsederek şöyle buyurdu: "Ben sizi onun hakkında uyarıyorum. Bütün peygamberler kavimlerini onun hakkında uyarmışlardır. Nuh peygamber de muhakkak kavmini onun hakkında uyarmıştır. Fakat ben size hiçbir peygamberin kavmine söylemediği bir şey söyleyeceğim. Bilin ki Deccal tek gözlüdür. Allah ise tek gözlü değildir.


Açıklama: İsnadın tamamı için bk. B006173. Nuh (as) peygamberi zikretmesinin sebebi onun Deccal hakkında kavmini ilk uyaran peygamber olmasındandır.

    Öneri Formu
20906 B006175 Buhari, Edeb, 97

Bize Yahya b. Bükeyr, ona Leys, ona Yunus, ona İbn Şihab, ona Ebu Seleme, ona da Ebu Hureyre (ra) Rasulullah'tan (sav) şöyle rivayet etmiştir:

"Yüce Allah buyurur ki: İnsanoğlu zamana sövüyor. Halbuki zamanı yaratan benim. Gece ve gündüz benim elimdedir."


    Öneri Formu
20913 B006181 Buhari, Edeb, 101


    Öneri Formu
20909 B006177 Buhari, Edeb, 99


    Öneri Formu
20910 B006178 Buhari, Edeb, 99