11735 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Muhammed b. Beşşâr, ona Abdülvehhab, ona Eyyub, ona Amr, ona Tavus, onların en alimi diye nitelediği İbn Abbas’ın (ra)şöyle anlattığını rivayet etti:
Hz. Peygamber (sav) ekinleri hareket etmekte olan bir tarlaya çıktı ve “Bu arazi kimindir?” diye sordu. Ordakiler “Bu tarlayı filan kimse kira ile tuttu” dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber “Dikkat edin! Eğer o mal sahibi bu kiracıya o tarlanın (kullanımını) bağışlasaydı, kendisi için bu arazi karşılığında belli bir ücret almasından daha hayırlı olurdu” dedi.
Açıklama: İbn Battal "minha" kelimesine tarlanın kendisinin hibe edilmesi değil kira ücreti alınmadan kullanıma verilmesi anlamında olduğunu muhacir'in ensarla kardeşliğinde de Hz. Peygamber Hayber'i fethethettiğinde ganimetler alan muhacir müslümanların belli bir süre kira ödemeksizin kullandıkları ensarın tarlalarını geri vermelerini delil getirmeiştir. bkz. İbn Battal, Ebu'l-Hasen Ali b. Halef, Şerhu Sahihu'l-Buhârî li İbn Battal, thk. Ebû Temim Yasir b. İbrahim (Riyad: Mektebetü'r-Rüşd, 1423/2003), 7/150.
Bize Müsedded, ona İsa b. Yunus, ona Evzaî, ona Hassan b. Atiyye, ona Ebu Kebşe es-Selûli, ona da Abdullah b. Amr'ın (ra) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
“Kırk haslet vardır ki, bunların en üstünü (muhtaç bir mü'mine) sağmal bir keçi hediye etmektir. Kim bu kırk hasletten herhangi birini sevabını umarak ve vaad edileni tasdik ederek yaparsa, bu sayede Allah onu mutlaka cennete sokar.”
Hassan dedi ki: “Biz sağmal keçi hediyesi dışında kalan hasletleri saydık; selam almak, aksırana يرحمك الله (Allah sana merhamet eylesin) demek, yoldan eziyet veren şeyleri kaldırmak ve benzeri amelleri saydık; fakat bütün bunları onbeş haslete bile ulaştıramadık.”
Açıklama: Anlaşılabildiği kadarıyla rivayet muallaktır; Buhari ile Muhammed b. Yusuf arasında inkıta vardır.
Bize Abdullah b. Yusuf, ona İbn Vehb, ona Yunus, ona İbn Şihâb, ona da Enes İbn Mâlik (ra) şöyle demiştir:
Muhacirler Mekke'den Medine'ye geldikleri zaman ellerinde hiçbir şeyleri yoktu. Ensâr ise Medine'de arazi ve akar sahibi idi. Ensâr, her sene mallarının yarı mahsulünü kendilerine vermek ve Ensâr'ın yerine bağ ve bahçe işlerini muhacirler yapmak şartıyla mallarını muhacirlere ortağa verdiler. Enes'in ve aynı zamanda Abdullah b. Ebu Talha'nın annesi olan Ümmü Süleym, Rasulullah'a birkaç hurma ağacı hediye etmişti. Hz. Peygamber (sav) de bu hurma ağaçlarını (mahsulünden faydalanmak üzere) Usâme b. Zeyd'in annesi olan cariyesi Ümmü Eymen'e vermişti.
İbn Şihâb der ki: Enes ibn Mâlik bana şöyle haber verdi: Peygamber (sav) Hayber ahalisi ile savaşı bitirip Medine'ye döndüğü zaman, Muhacirler, meyvelerinden istifade etmek üzere Ensâr'ın kendilerine emanet verdiği bahçeleri Ensâr'a geri verdiler. Hz. Peygamber (sav) de Enes'in anasına, onun vaktiyle verdiği hurma ağaçlarını geri verdi ve Ümmü Eymen'e de onun yerine kendi bostanından bir kısmını verdi.
Ahmed b. Şebîb der ki: Bize babam Şebîb, ona da Yunus bu hadisi rivayet etti ve rivayetinde " (مَكَانَهُنَّ مِنْ خَالِصِهِ) onun yerine malının hâlisinden" ifadesini kullandı.
Bize Muhammed b. Yusuf, ona el-Evzaî, ona da Atâ, Câbir’in (ra) şöyle dediğini rivayet etti:
Aramızdan bazı adamların fazla arazileri vardı. Bu arazileri mahsullerinden üçte bir, dörtte bir ve yarısı karşılığında kiraya verelim, dediler. Ancak Nebi (sav) şöyle buyurdu:
"Kimin bir arazisi varsa, onu ya kendisi eksin ya da kardeşine (ekmek üzere) bedelsiz versin. Vermek istemezse arazisini (boş) tutsun."
Bize Ebu Yemân, ona Şuayb, ona Ebu Zinâd, ona A'rec, ona da Ebu Hureyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur
"İbrahim (as) ile Sâre hicret etti. Sâre'ye Hacer'i hediye ettiler. Sâre, geri dönüp İbrahim'in (as) yanına geldi ve ona "gördün mü, Allah kâfiri zelil etti ve bir cariyeyi de bana hizmetçi verdi" dedi.
İbn Sîrîn'in, Ebu Hureyre'den rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) "Sâre'ye Hâcer'i hizmetçi verdi" buyurmuştur.