11735 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Sa’id b. Ebu Meryem, ona Ğassân, ona da Ebu Hazim, Sehl b. Sa’id’in şöyle anlattığını rivayet etti:
Bir kadın (kenarlı, dokunmuş) bir bürde ile Hz. Peygamber’e geldi. Sehl “Bilir misiniz, bürde nedir?” diye sordu. Oradakiler “Şemledir (omuz atkısı, pelerin)” diye cevap verdiler. Sehl “Evet o şemledir. Saçakları olan dokunmuş bürünülen bir giysidir” dedi. (Sehl olayın devamını şöyle anlattı:) Kadın Hz. Peygamber’e “Yâ Raulallah! Bu bürdeyi sana giydireceğim” dedi. Hz. Peygamber de (sav) o bürdeyi aldı. Zaten kendisinin böyle bir bürdeye ihtiyacı vardı. Onu giydi. Bir sahabi de onu Hz. Peygamber’in üzerinde gördü ve “Yâ Rasulallah! Bu ne kadar güzelmiş! Onu bana giydir!” dedi. Hz. Peygamber de “Evet” diyerek kalkıp soyunmaya gittiği zaman arkadaşları o kişiyi ayıpladılar ve “Bunu istemekle iyi etmedin. Peygamber’in o bürdeye ihtiyacı olarak alıp giydiğini gördüğün halde onu kendisinden istedin. Halbu ki sen Peygamber’in kendisinden istenilen hiçbirşeyi reddetmez olduğunu bilip duruyordun” dediler. O da “Hz. Peygamberin o bürdeyi giydiğini gördüğüm zaman onun bereket kazandığını ümit ettin de belki bunun içinde kefenlenirim diye düşündüm” demiştir.
Açıklama: Taberânî Bürdeyi isteyen kişinin Sa'd b. Ebî Vakkas olduğunu nakletmektedir. bkz. Taberânî, Süleymân b. Ahmed b. Eyyüb, Mu'cemu'l-Kebîr, thk.Hamdî Abdil-Mecid es-Selefî (Kahire: Mektebetü İbn Teymiyye, 1415/1994), 6/200.
Bize Muhammed b. Alâ, ona Ebu Üsame, ona Büreyd, ona Ebu Büreyde, ona da Ebu Musa şöyle demiştir:
Rasulullah (sav) kendisinden bir şey isteyen veya ihtiyaç sahibi biri geldiğinde: "Bu işin olması için yardımcı olun, sizlere bunun sevabı verilir. (Zaten) Allah, Peygamber'inin dilediği şeyi yerine getirir."
Bize Hafs b. Ömer, ona Şu'be, ona Süleyman, ona Ebu Vâil, ona Mesruk, ona da Abdullah b. Amr (T); Bize Kuteybe, ona Cerir, ona el-A'meş, ona Şakik b. Seleme, ona da Mesruk şöyle demiştir:
Abdullah b. Amr, Muaviye b. Ebu Süfyan ile birlikte Kufe'ye geldiğinde yanına gittik. O, Rasulullah'ı (sav) zikretti ve şöyle dedi:
Rasulullah (sav) taşkınlık yapan bir kimse değildi, hiç bir zaman da taşkınlık yapmadı.
Yine Abdullah b. Amr, Rasulullah'ın (sav) şöyle dediğini rivayet etmiştir:
"Sizin en hayırlınız, huyu en güzel olanınızdır."
Bize Muhammed b. Selâm, ona Abdülvehhâb, ona Eyyûb, ona Abdullah b. Müleyke, ona da Hz. Aişe (r.anha) şöyle rivayet etmiştir:
Yahudiler Hz. Peygamber'in (sav) huzuruna geldi ve 'es-Sâmu aleyküm (Ölüm üzerinize olsun)' dedi. Hz. Aişe (onlara karşılık olarak): 'Aleyküm (Asıl sizin üzerinize olsun), Allah'ın laneti sizin üzerinize olsun; gazabı da' dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav): "Yavaş ol ey Aişe. Sana yaraşan yumuşak davranmaktır. Sertlikten ve çirkin işlerden sakın." buyurdu. Aişe: 'Ey Allah'ın Elçisi, söylediklerini işitmedin mi?' deyince, Peygamber (sav): "Peki, sen benim onlara karşılık verirken ne dediğimi işitmedin mi? Bizim onlar hakkında yaptığımız dua kabul edilir ama onların (aleyhimize olan) bizimle alakalı duaları kabul görmez." buyurdu.
Açıklama: "Anlı toprak olasıca" ifadesi Araplar arasında iki farklı mana taşımaktadır. İlkine göre yüzün yere kapanması ve alnın toprak olmasıdır. İkinci manası ise ibadet ehli olması ve secde etmesinin temenni edilmesidir. Böylece alnı yere değdiğinde toprak olacaktır. İlk yorum daha çok tercih edilmiştir.
Bize Amr b. Avn, ona Hammad b. Zeyd, ona Sabit,, ona da Enes b. Malik (ra) şöyle demiştir:
Rasulullah (sav) insanların en güzeli, en cömerti ve en cesuruydu. Bir gece Medine halkı (işittikleri ses nedeniyle) korkuya kapıldılar. İnsanlar sesin geldiği tarafa yöneldi. Peygamber de (sav) insanları geride bırakarak (at üzerinde) sesin geldiği tarafa doğru gitti. Sonra da Peygamber (sav) Ebu Talha'nın eğersiz, çıplak atı üzerinde boynunda bir kılıçla döndü ve insanlara: "Korkmayın, korkmayın" diye seslendi. Ardından: "Gerçekten bu atı deniz gibi (hızlı) buldum" veya "muhakkak bu at bir deniz gibidir" buyurdu.
Bize Muhammed b. Kesir, ona Süfyan, ona İbn Münkedir, ona da Cabir şöyle demiştir:
"Rasulullah'tan (sav) bir şey istenildiğinde onun 'hayır' dediği asla vaki olmamıştır."
Bize Ebu Yeman, ona Şuayb, ona ez-Zührî, ona Humeyd b. Abdurrahman, ona da Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre, Rasulullah (sav):
"Zaman yaklaşır, amel eksilir, ihtiras (kalplere) yerleşir ve herc artar" buyurdu. Sahabiler ise: 'Herc nedir?' diye sordular. Rasulullah (sav):
"ölüm, ölüm" buyurdu.