Giriş

Bize Muhammed b. Yusuf, ona Süfyân, ona Amr b. Dinâr, ona Cabir b. Zeyd, ona da Abdullah b. Abbas'ın (r.anhüma) rivayet ettiğine göre Rasûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:
"İzârı olmayan kimse sirval (don, şalvar) giysin; nalini (terliği) olmayan ise, mest giysin".


Açıklama: İzâr: Peştemal gibi belden aşağı bağlanan örtüye izar denir. Hz. Peygamber zamanında takım elbise iki parçadan oluşurdu. İhram gibi omuzdan aşağıya atılan yahut bağlanan parçaya rida, belden aşağıya bağlanan parçaya ise izar denirdi. Günümüzde hacca gidenlerin ihram niyetiyle belden aşağıya bağladıkları büyücek havlu izar adını alır. Kefende izâr parçası vardır. Erkeğin kefeni kamîs, izâr ve lifâfe adı verilen üç parça bezden oluşur. Kamîs boyun kısmından ayaklara kadar uzanan ve gömlek yerine geçen, izâr da don veya eteklik yerini tutan ve baştan ayağa kadar uzanan bir bezdir. Lifâfe ise sargı yerinde olup baştan ayağa kadar uzanarak baş ve ayak taraflarından düğümlenir. (Keskin, Mehmet, "Kefen", Türkiye Diyanet Vakfı İslân Ansiklopedisi (DİA), XXV, 184-185.) Sirvâl ise, göbek ile diz arasını yahut göbekten ayaklara kadar örten, ağı bol olan, bele bir uçkurla bağlanan geniş kesimli pijamaya, şalvara, pantolona benzeyen bir elbise çeşididir. Buna göre kısa olanı yani dizlere kadar uzananına iç don, uzun olanına ise şalvar gibi nitelenebilir. Sirvâl genellikle izârın altından giyilir. İzâr bulunmadığı takdirde tek başına da giyilebilir. Nalin: Hz. Peygamber zamanında insanların ayaklarına giydiği, terliğe, takunyaya benzeyen bir eşyadır.

    Öneri Formu
18790 B005853 Buhari, Libâs, 37

Bize Abdullah b. Muhammed, ona Hişam, ona Ma'mer, ona Zührî, ona Hind bt. Haris, ona da Ümmü Seleme şöyle rivayet etmiştir:

"Rasulullah (sav) bir gece şöyle uyandı ve “Lâ ilahe illallâh! Bu gece ne fitneler, ne hazineler de indirildi! Odalarındaki kadınları (yani Hz. Peygamber'in eşlerini, namaz kılmaları için) kim uyandırır? Dünyada nice giyinmiş kadın vardır ki, kıyamet gününde çıplaktır!” buyurdu."

Zührî der ki: Hind'in geniş elbisesinin, iki kolunu (açılıp gözükmesin diye), parmaklarının arasında (bağlayan) birçok düğmesi vardı.


    Öneri Formu
18744 B005844 Buhari, Libâs, 31

Bize Kabisa, ona Süfyan, ona Eş’as, ona da Muaviye b. Süveyd b. Mukarrin'in rivayet ettiğine göre Berâ (ra) şöyle demiştir:
Resul-i Ekrem (sav) bize yedi şeyi emretti. Hasta ziyareti yapmak, cenaze törenine katılıp cenaze namazını kılmak, aksırana (yerhamukellah) diyerek hayır duada bulunmak bunlardandır. (Buna karşılık) ipek elbise giymeyi, (değişik kalınlıkta ve yoğunlukta) ipekli kumaş cinsinden dibac, kıssî ve istebrak giymeyi ve kırmızı renkli ipekten (veya vahşi hayvan derisinden yapılmış) eğer yastıklarını kullanmayı yasakladı.


    Öneri Formu
18770 B005849 Buhari, Libâs, 36

Bize Abdullah b. Yusuf, ona Malik, ona da Abdullah b. Dînâr'ın naklettiğine göre, Abdullah b. Ömer (ra) şöyle demiştir:
Rasûlullah (sav) ihrama giren kimseye safran veya vers (alaçehre çiçeği, Yemen safranı) ile boyanmış elbise giymesini yasakladı ve: "Nalin (terlik, ayakkabı) bulamayan kimse, mest giysin; (ama) topuklarının altında kalacak şekilde (mestin konçlarını) kessin." buyurdu.


    Öneri Formu
18787 B005852 Buhari, Libâs, 37


    Öneri Formu
18748 B005847 Buhari, Libâs, 34


    Öneri Formu
18749 B005848 Buhari, Libâs, 35


    Öneri Formu
18785 B005851 Buhari, Libâs, 37


    Öneri Formu
18747 B005846 Buhari, Libâs, 33


    Öneri Formu
18746 B005845 Buhari, Libâs, 32


    Öneri Formu
18775 B005850 Buhari, Libâs, 37