11735 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Ahmed b. Menî, ona Yezid b. Harun, ona Haccâc b. Ertât, ona Yahya b. Ebu Kesîr, ona Urve, ona da Aişe şöyle rivayet etmiştir:
"Bir gece Hz. Peygamber (sav) yanımda yoktu, çıkıp baktım ki o, Bakî mezarlığında. (Beni görünce) 'Allah'ın ve Rasulünün sana haksızlık edeceğinden mi endişe ettin?' buyurdu. Ben de 'ey Allah'ın Rasulü, senin diğer hanımlarına gittiğini zannettim' dedim. Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu:"
"Şüphesiz Aziz ve Celil Allah, Şaban’ın ortasında (15. gecesi) rahmetiyle dünya semasına iner ve Kelb kabilesinin koyunlarının kıllarından daha fazla kişiyi bağışlar."
[Bu konuda Ebu Bekir es-Sıddîk'tan da hadis nakledilmiştir. Ebu İsa şöyle demiştir: Aişe hadisini Haccâc'ın rivayeti ile sadece bu tarikten bilmekteyiz. Muhammed (b. İsmail el-Buhârî'yi) bu hadisi zayıf sayarken ve “Yahya b. Ebu Kesîr, Urve'den; Haccâc b. Ertât da Yahya b. Ebu Kesîr'den hadis işitmemiştir” derken dinledim.
Açıklama: Hadis, pek çok ulema tarafından ilgili belde halkının bayram günlerini hep birlikte kutlamaları gerektiği yönünde anlaşılmıştır.
Bize Hennâd, ona Abde ve el-Muhâribî, onlara Muhammed b. Amr, ona Ebu Seleme, ona da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
"Kim inanarak ve karşılığını sadece Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutar, ve bu ayı ibadetle geçirirse geçmiş günahları affedilir. Kim inanarak ve karşılığını sadece Allah'tan bekleyerek kadir gecesini ibadetle geçirirse geçmiş günahları affedilir."
Ebu İsa şöyle der ki: Ebu Bekir b. Ayyâş'ın rivayet ettiği Ebu Hureyre hadisi garîb olup onu, sadece Ebu Bekir b. Ayyâş'ın, A'meş'ten, onun Ebu Sâlih'ten, onun da Ebu Hureyre'den rivayeti ile bilmekteyiz. Bu hadisi Muhammed b. İsmail (el-Buhârî'ye) sordum, “Bize Hasan b. Rabî, ona Ebu Ahvas, ona A'meş, ona da Mücâhid, 'Ramazan ayının ilk gecesi olduğunda' sözünü nakletmiştir” dedi ve hadisin (kalanını) zikretti. Muhammed (b. İsmail el-Buhârî) “Bu hadis, bana göre Ebu Bekir b. Ayyâş'ın rivayet ettiği hadisten daha sahihtir” demiştir.
Bize Ali b. Hucr, ona İsa b. Yunus, ona Hişâm b. Hassân, ona Muhammed b. Sîrîn, ona da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
"Kusmak durumunda kalan kimsenin orucunu kaza etmesi gerekmez. Bile isteye kusan ise orucunu kaza etsin."
Tirmizî bu hadis hakkında şu değerlendirmelerde bulunmuştur: 'Bu konuda Ebu Derdâ, Sevbân ve Fedâle b. Ubeyd'den de hadis nakledilmiştir. Ebu Hureyre hadisi hasen-garib bir hadis olup, bu rivayeti Hişâm'ın İbn Sîrîn'den, onun Ebu Hureyre'den, onun da Hz. Peygamber'den (sav) sadece İsa b. Yunus tariki ile naklettiğini biliyoruz. Muhammed (b. İsmail el-Buhârî) de 'Bu hadisin mahfûz olduğunu zannetmiyorum' demiştir.'
Ebu İsa (et-Tirmizî) açıklamalarına şöyle devam etmiştir: 'Bu hadis, Ebu Hureyre kanalıyla Hz. Peygamber'den (sav) pek çok tarik ile nakledilmiş olsa da isnadı sahih değildir. Ebu Derdâ, Sevbân ve Fedâle b. Ubeyd'den Hz. Peygamber'in istifra edip orucunu bozduğu rivayet edilmiş olsa da bu hadisin izahı şöyledir: Rasulullah (sav) nafile orucu tutmaktaydı, istifra edince vücudu zayıf düştü, bundan dolayı da orucunu bozdu. Nitekim bu durum bazı hadislerde de açık bir şekilde rivayet edilmiştir.
İlim ehli nezdinde uygulama (amel), Ebu Hureyre vasıtasıyla Hz. Peygamber'den (sav) rivayet edilen şu hadise göredir: 'Kusmak durumunda kalan kimsenin orucunu kaza etmesi gerekmez. Bile isteye kusan ise orucunu kaza etsin.' Süfyân es-Sevrî, Şâfiî, Ahmed (b. Hanbel) ve İshâk (b. Râhûye) bu görüştedir.
Bize Muhammed b. Beşşâr, ona Yahya b. Said ve Abdurrahman b. Mehdî, onlara Süfyân, ona Habîb b. Ebu Sâbit, ona Ebu Mutavvis, ona babası (Mutavvis), ona da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
"Ramazan orucundan bir günü bir ruhsat ya da hastalık olmaksızın tutmayan kimse, senenin tümünü oruçlu geçirse dahi, o orucunu kaza etmiş sayılmaz."
Ebu İsa (et-Tirmizî) şöyle demiştir: "Ebu Hureyre hadisini sadece bu tarikten bilmekteyiz. Muhammed'i (b. İsmail el-Buhârî) de 'Ebu Mutavvis'in ismi Yezid b. Mutavvis'tir. Bu hadisi dışında onun hakkında bir bilgim yoktur' derken işittim.