Giriş

Bize Muhammed b. Kesîr, ona Süfyân, ona İbn Ebu Necîh, ona Mücahid, ona Abdurrahman b. Ebu Leyla, ona da Hz. Ali şöyle söylemiştir:
"Hz. Peygamber (sav) beni kurbanlık develerin başında durmak üzere gönderdi ben de onların başında durdum. Etlerini taksim etmememi bana söyledi ben de taksim ettim. Onların (kelle ayak gibi) sakatat ve derilerini taksim etmememi söyledi ben de öyle yaptım."
Süfyân şöyle dedi ki, bana Abdülkerim, ona Mücahid, ona Abdurrahman b. Ebu Leyla, ona da Hz. Ali şöyle söylemiştir:
"Hz. Peygamber (sav) bana kurbanlık develerin başında durmamı ve kurban kesim ücreti olarak kurbanın hiçbir parçasını vermememi emretti."


Açıklama: Rivayet, İbn Hacer'e göre muallak olmayıp muttasıldır (Fethü'l-Bâri, Darü'l-Marife, III, 555). Burada kast edilen şey, kesim ücreti olarak kesilen kurbana ait bir şeyin veya parçanın verilmemesidir. Nitekim M003183 ve DM001983 numaralı hadislerde bu durum açıkça ifade edilmektedir.

    Öneri Formu
278771 B001716-2 Buhari, Hac, 120

Bize Müsedded, ona Yahya, ona İbn Cüreyc, ona Hasan b. Müslim ve Abdülkerim el-Cezerî, onlara Mücahid, ona Abdurrahman b. Ebu Leyla, ona da Hz. Ali (ra) şöyle söylemiştir:
"Hz. Peygamber (sav), Hz. Ali'ye kendisine (sav) ait olan kurbanların başında durmasını; kurban develerinin tamamının etlerini, derilerini ve sakatatlarını taksim etmesini fakat (kurbanlara ait) hiç bir şeyi kesim ücreti olarak vermemesini emretti."


    Öneri Formu
278772 B001717-2 Buhari, Hac, 121


    Öneri Formu
278767 B001703-2 Buhari, Hac, 110

Bize Muhammed, ona Abdüla'la b. Abdüla'la, ona Ma'mer, ona Yahya b. Ebu Kesir, ona İkrime, ona da Ebu Hureyre'nin söylediğine göre; Allah'ın Peygambe­ri (sav) kurbanlık bir deve götüren bir adam gördü. Ona: "Bu deveye bin!" buyurdu.
O adam da: 'Bu deve kurbanlık bir devedir.' dedi. Hz. Peygamber (sav): "Bu deveye bin!" buyurdu.
Ebu Hüreyre dedi ki, 'Yemin ederim ki ben onu devesine bindiğini ve Hz. Peygamber'le yürürken O'nunla yarışmaya çalıştığını gördüm. Deve­nin boynunda da nal(kurbanlık olduğunu gösteren bir işaret) vardı.
Muhammed b. Beşşâr bu hadisi Osman b. Ömer, ona Ali b. Mübarek, ona Yahya, ona İkrime, ona Ebu Hüreyre, ona da Hz. Peygamber tarikiyle naklederek Ma'mer'e mütâbaat etmiştir.


Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Muhammed b. Beşşar arasında inkita vardır.

    Öneri Formu
278769 B001706-2 Buhari, Hac, 112

Bize Ahmed b. Yunus, ona Ebu Bekir, ona Abdülaziz b. Rüfey', ona Atâ, ona da İbn Abbas (ra) şöyle söylemiştir:
Bir adam Hz. Peygamber'e (sav) 'Ben cemrede taş atmadan önce farz olan ziyaret ta­vafını yaptım' dedi.
Hz. Peygamber (sav) "Bir sakıncası yok" buyurdu. Aynı şahıs veya başka bir kimse 'Ben kurbanımı kesmeden önce başımı tıraş ettim' dedi. Hz. Peygamber (sav) "Bir sakıncası yok" buyurdu. Ben cemrede taş atmadan kurbanımı kestim, dedi. "Bir sakıncası yok" buyurdu.
Abdurrahim er-Râzî, ona İbn Huseym, ona Atâ, ona İbn Abbas Hz. Peygamber'den (sav) nakletti.
Kasım b. Yahya dedi ki, bana İbn Huseym, ona Atâ, ona da İbn Abbas Hz. Peyamber'den (sav) nakletti.
Affân deki ki bana Vuheyb, ona Abdullah b. Huseym, ona Said b. Cübeyr, ona da İbn Abbas Hz. Peygamber'den (sav) nakletti.
Hammâd dedi ki, ona Kays b. Sa'd ve Abbâd b. Mansur, onlara Atâ, ona da Câbir b. Abdullah Hz. Peygamber'den (sav) bu hadisi nakletti.


Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Abdürrahim b. Süleyman arasında inkita vardır.

    Öneri Formu
278773 B001722-2 Buhari, Hac, 125

Bize Ahmed b. Yunus, ona Ebu Bekir, ona Abdülaziz b. Rüfey', ona Atâ, ona da İbn Abbas (ra) şöyle söylemiştir:
Bir adam Hz. Peygamber'e (sav) 'Ben cemrede taş atmadan önce farz olan ziyaret ta­vafını yaptım' dedi.
Hz. Peygamber (sav) "Bir sakıncası yok" buyurdu. Aynı şahıs veya başka bir kimse 'Ben kurbanımı kesmeden önce başımı tıraş ettim' dedi. Hz. Peygamber (sav) "Bir sakıncası yok" buyurdu. Ben cemrede taş atmadan kurbanımı kestim, dedi. "Bir sakıncası yok" buyurdu.
Abdurrahim er-Râzî, ona İbn Huseym, ona Atâ, ona İbn Abbas Hz. Peygamber'den (sav) nakletti.
Kasım b. Yahya dedi ki, bana İbn Huseym, ona Atâ, ona da İbn Abbas Hz. Peyamber'den (sav) nakletti.
Affân deki ki bana Vuheyb, ona Abdullah b. Huseym, ona Said b. Cübeyr, ona da İbn Abbas Hz. Peygamber'den (sav) nakletti.
Hammâd dedi ki, ona Kays b. Sa'd ve Abbâd b. Mansur, onlara Atâ, ona da Câbir b. Abdullah Hz. Peygamber'den (sav) bu hadisi nakletti.


Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Kasım b. Yahya arasında inkita vardır.

    Öneri Formu
278774 B001722-3 Buhari, Hac, 125

Bize Ahmed b. Muhammed, ona Abdullah, ona Ma'mer, ona Zuhrî, ona Urve b. Zübeyr ona da Misver b. Mahreme ve Mervân şöyle söylemiştir:
Hz. Peygamber (sav) Hudeybiye zamanında Medine'den yüzer kişilik on küsur grup sahabiyle yola çıktı. Zü'l-Huleyfe'ye geldiklerinde Hz. Peygamber (sav), kur­banlıklarına boyunluk taktı, onları işaretledi ve umre niyetiyle ihrama gir­di.


    Öneri Formu
278766 B001695-2 Buhari, Hac, 106

Bize İsmail, ona Mâlik, ona Muhammed b. Yahya b. Hibbân ve Ebu Zinâd, ona A'rec, ona da Ebu Hureyre (ra) şöyle rivayet etmiştir:
Hz. Peygamber (sav) Mülâmese ve Münâbeze alışverişini yasaklamıştır.


    Öneri Formu
278768 B002146-2 Buhari, Büyu', 63

Bize Ebu Yemân, ona Şuayb, ona Ebu Zinâd, ona A'rec, ona da Ebu Hureyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöy­le buyurmuştur
"İbrahim (as) ile Sâre yola çıkıp bir şehre girdiler. Orada meliklerden bir melik, yahut zorbalardan bir zorba hükümdar vardı. Ona 'İbrahim en güzelinden bir kadınla bu şehre girdi' denildi. Hükümdar, 'Ey İbrahim, yanındaki kadın kimdir?' diye haber gönderdi. İbrahim, 'kardeşimdir' cevabını verdi ve ardından Sâre'nin yanına gelip 'sakın beni yalancı çıkarma. Ben onlara, senin kız kardeşim olduğunu söyledim. Allah'a yemin ederim ki, yeryüzünde benden ve senden başka iman eden hiçbir kimse yoktur. dedi. Sonra İbrahim, Sâre'yi hükümdara gönderdi. Sâre varın­ca, hükümdar ona doğru yeltendi. Sâre de hemen abdest alıp namaza durdu, ardından 'Allah'ım, ben Sana ve Senin Rasûlü'ne iman ettimse ve ben iffetimi eşimden başkasına karşı daima koruduysam, şu kâ­firi benim üzerime musallat etme' diye dua etti. adamın nefesi tıkandı ve ayağı ile yere vu­rup debelenmeye başladı."
Hadisin râvîsi A'rec der ki: Ebu Seleme b. Abdurrahman, Ebu Hureyre'nin şöyle devam ettiğini aktardı:
Sâre "Allah'ım, eğer bu herif ölürse, bunu bu kadın öldürdü derler" dedi. Bunun üzerine o zalimin debelenmesi sona erdi. Sonra tekrar Sâre'ye doğru yeltendi. O da derhâl kalkıp abdest ala­rak namaza durdu ve "Allah'ım, ben Sana ve Senin Rasûlü'ne iman ettimse ve ben iffetimi eşimden başkasına karşı daima koruduysam, şu kâ­firi benim üzerime musallat etme" diye dua etti. Adamın tekrar nefesi tıkandı ve ayağı ile yere vu­rup debelenmeye başladı.
Abdurrahman der ki: Ebu Seleme, Ebu Hureyre'nin şöyle devam ettiğini aktardı:
Sâre:"Allah'ım, eğer bu herif ölürse, bunu bu kadın öldürdü derler" dedi. Bunun üzerine o zalimin debelenmesi ikinci defa yahut üçünü defa sona erdi. Bunun üzerine hükümdar adamlarına "Vallahi siz bana kesinlikle bir şeytan gönder­mişsiniz. Siz bu kadını İbrahim'e geri gönderin. Hacer'i de ona hediye edin" dedi. Sâre, geri dönüp İbrahim'in (as) yanına geldi ve ona "gördün mü, Allah kâfiri zelil etti ve bir cariyeyi de bana hiz­metçi verdi" dedi.


    Öneri Formu
288706 B002217-2 Buhari, Büyu', 100


Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Şube b. Haccac arasında inkita vardır.

    Öneri Formu
278770 B001713-2 Buhari, Hac, 118