Giriş

Bize Muhammed b. Sinan, ona Süleym b.Hayyân, ona Said b. Mînâ, ona da Cabir (ra) şöyle rivayet etmiştir:

Nebi (sav), Necaşi Ashama için (gıyabi) cenaze namazı kıldırdı ve namazda dört defa tekbir aldı.

Yezid b. Harun ve Abdüssamed'in Suleym’den rivayetlerinde de “Ashama” ifadesi geçmiştir. Abdüssamed, (Selim'den rivayetinde) Muhammed b. Sinan'a mütabaatta bulunmuştur.


Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Abdussamed b. Abdülvaris arasında inkita vardır.

    Öneri Formu
278625 B001334-3 Buhari, Cenaiz, 64

Bize Ali b. Abdullah, ona Süfyan ona da Amr'ın rivayet ettiğine göre Cabir b. Abdullah (r.anhumâ) şöyle demiştir:

Abdullah b. Übey kabrine konulduktan sonra Rasulullah (sav) kabrin başına geldi ve emir buyurdu, cenazesi kabrinden çıkarıldı. Ardından onu, dizlerinin üzerine koyup tükürüğünden üzerine üfürdü, sonra ona kendi gömleğini giydirdi. Allah en iyisini bilir (belki böyle yapmasının sebebi) Abdullah b. Übey (vaktiyle Rasulullah'ın (sav) amcası) Abbas'a bir gömlek giydirmişti.

Süfyan der ki: Ebu Harun “Rasulullah'ın (sav) üzerinde iki gömlek vardı. Abdullah'ın oğlu, Rasulullah'a 'ey Allah'ın Rasulü, teninize değen gömleği babama giydirseniz?' diye rica etti” demiştir.

Süfyan der ki: İlim ehline görüşüne göre, Hz. Peygamber (sav), Abdullah'a, yaptığına karşılık, kendi gömleğini giydirmiştir.


Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Süfyan b. Uyeyne arasında inkita vardır.

    Öneri Formu
278631 B001350-2 Buhari, Cenaiz, 77


    Öneri Formu
278626 B001335-2 Buhari, Cenaiz, 65

Bize Muhammed b. Abdullah b. Havşeb, ona Abdülvehhab, ona Halid, ona İkrime, ona da İbn Abbas'ın (r.anhüma) söylediğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:
"Allah (cc) Mek­ke'yi haram kılmıştır. Mekke, ne benden evvel ne de benden sonra bir kimse için helal değildir. Mekke bana sadece gündüzün bir saatinde helal kılındı. Mekke'nin otu koparılmaz, ağacı kesilmez, av hayvanı korkutulmaz, kayıp eşyaları kimse tarafından alınamaz. Sadece onu sahibi araştırabilir."
Hz. Peygamber'in (sav) bu sözleri üzerine Abbas: 'Ey Allah'ın Rasulü! Kuyumcular ve kabirlerimiz için ızhır otu müstesna olsun' dedi. Hz. Peygamber de (sav): "Izhır otu müstesnadır" buyurdu.
Ebu Hüreyre Hz. Peygamber'den (sav) rivayet ettiği hadiste "Ka­birlerimiz ve evlerimiz için (ızhır müstesna olsun)" dediğini söyle­di.
Ebân b. Salih, Hasen b. Müslim'den; o da Safiyye bt. Şeybe'den şöyle nakletmiştir: Kendisi: 'Ben Hz. Peygamber'den (sav) işittim, deyip bu hadisin benzerini rivayet etmiş­tir.
Mucahid de Tavus'tan; o da İbn Abbas'tan şöyle nakletti: 'Iz­hır; Mekkeliler'in demircileri, dökümcüleri ve evleri için (ihtiyaçtır).


Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Eban b. Salih arasında inkita vardır.

    Öneri Formu
278629 B001349-2 Buhari, Cenaiz, 76

Bize Muhammed b. Abdullah b. Havşeb, ona Abdülvehhab, ona Halid, ona İkrime, ona da İbn Abbas'ın (r.anhüma) söylediğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:
"Allah (cc) Mek­ke'yi haram kılmıştır. Mekke, ne benden evvel ne de benden sonra bir kimse için helal değildir. Mekke bana sadece gündüzün bir saatinde helal kılındı. Mekke'nin otu koparılmaz, ağacı kesilmez, av hayvanı korkutulmaz, kayıp eşyaları kimse tarafından alınamaz. Sadece onu sahibi araştırabilir."
Hz. Peygamber'in (sav) bu sözleri üzerine Abbas: 'Ey Allah'ın Rasulü! Kuyumcular ve kabirlerimiz için ızhır otu müstesna olsun' dedi. Hz. Peygamber de (sav): "Izhır otu müstesnadır" buyurdu.
Ebu Hüreyre Hz. Peygamber'den (sav) rivayet ettiği hadiste "Ka­birlerimiz ve evlerimiz için (ızhır müstesna olsun)" dediğini söyle­di.
Ebân b. Salih, Hasen b. Müslim'den; o da Safiyye bt. Şeybe'den şöyle nakletmiştir: Kendisi: 'Ben Hz. Peygamber'den (sav) işittim, deyip bu hadisin benzerini rivayet etmiş­tir.
Mucahid de Tavus'tan; o da İbn Abbas'tan şöyle nakletti: 'Iz­hır; Mekkeliler'in demircileri, dökümcüleri ve evleri için (ihtiyaçtır).


Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Mücahid b. Cebr arasında inkita vardır.

    Öneri Formu
278630 B001349-3 Buhari, Cenaiz, 76

Bize Ayyaş, ona Abdüla'la, ona Said; (T) Bana Halife, ona İbn Zürey', ona Said, ona da Enes'in (ra) söylediğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:
"Kul kabrine konulduğu ve arkadaşları geri dönüp gittiğinde ölü onların ayakkabılarının sesini duyar. (Derken) ona iki melek gelir. Bunlar ölüyü oturturlar ve ona 'Şu Muhammed (sav) denilen kimse hakkında ne dersin?' diye sorarlar. Mümin kul, 'O'nun Allah'ın kulu ve Rasulü olduğuna şehadet ederim' der. Bunun üzerine melekler ona: 'Ey mümin! Cehennemdeki yerine bak. Allah bu azap yerini senin için cennetten bir makama çevirdi' derler. Hz Peygamber (sav), o mümin, cehennem ve cennetteki iki yerini birden görmüştür' buyurdu. Kafir veya münafık olarak ölene gelince o, (meleklerin sorusuna): 'Muhammed (sav) hakkında bir şey bilmiyorum. İnsanların onun hakkında söylediklerini duyar söylerdim' diye cevap verir. Bu iki melek tarafından o kafir veya münafık kimseye: 'Sen anlamaz ve uymaz olaydın! denilir. Sonra bu kafir veya münafık kişinin iki kulağı arasına de­mir bir topuzla vurulur. Bu kişi feryat ederek bağırır. Onun feryadını insan ve cin dışında bu ölüye yakın olan her şey işitir."


    Öneri Formu
278627 B001338-2 Buhari, Cenaiz, 67

Salim dedi ki bize Abdullah b. Ömer şöyle söylemiştir: Hz. Peygamber (sav) ve Übey b. Ka'b daha sonra İbn Sayyâd'ın bulunduğu hurmalığa gittiler. Hz. Peygamber (sav) onu gafil yakalamak kendi kendine konuşmasını dinlemek istiyordu. Bunun için de İbn Sayyâd Hz. Peygamber'i (sav) görmeden Rasulullah onu görmeliydi. Nitekim Hz. Peygamber (sav) onu kadife hırkasına bürünmüş yatıyorken gördü. Ondan anlaşılmayan hırıltılı bir ses geliyordu. Tam bu sırada İbn Sayyâd'ın annesi bir hurma ağacının arkasına gizlenmiş bulunan Hz. Peygamber'i (sav) gördü ve hemen İbn Sayyâd'a 'Yâ Safi! İşte Muhammed geldi' diye seslendi. Safi, İbn Sayyâd'ın adıdır. İbn Sayyâd yattığı yerden sıçrayarak kalktı. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) "Şayet şu kadın oğlunu o halde bıraksaydı (ona haber vermeseydi), İbn Sayyâd'ın gerçekte ne olduğu ortaya çıkardı" buyur­du.
Şuayb kendi hadisinde 'Ferafasahu, ramrametun' veya 'zemzemetun' şeklinde nakletti. İshak el-Kelbî ve Ukayl 'Ramrametun' dedi. Mamer b. Raşid ise 'Ramzetun' olarak nakletti.

S


    Öneri Formu
278632 B001355-2 Buhari, Cenaiz, 79

Salim dedi ki, bize Abdullah b. Ömer şöyle söylemiştir: Hz. Peygamber (sav) ve Übey b. Ka'b daha sonra İbn Sayyâd'ın bulunduğu hurmalığa gittiler. Hz. Peygamber (sav) onu gafil yakalamak kendi kendine konuşmasını dinlemek istiyordu. Bunun için de İbn Sayyâd Hz. Peygamber'i (sav) görmeden Rasulullah onu görmeliydi. Nitekim Hz. Peygamber (sav) onu kadife hırkasına bürünmüş yatıyorken gördü. Ondan anlaşılmayan hırıltılı bir ses geliyordu. Tam bu sırada İbn Sayyâd'ın annesi bir hurma ağacının arkasına gizlenmiş bulunan Hz. Peygamber'i (sav) gördü ve hemen İbn Sayyâd'a 'Yâ Safi! İşte Muhammed geldi' diye seslendi. Safi, İbn Sayyâd'ın adıdır. İbn Sayyâd yattığı yerden sıçrayarak kalktı. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) "Şayet şu kadın oğlunu o halde bıraksaydı (ona haber vermeseydi), İbn Sayyâd'ın gerçekte ne olduğu ortaya çıkardı" buyur­du.
Şuayb kendi hadisinde 'Ferafasahu, ramrametun' veya 'zemzemetun' şeklinde nakletti. İshak el-Kelbî ve Ukayl 'Ramrametun' dedi. Mamer b. Raşid ise 'Ramzetun' olarak nakletti.


    Öneri Formu
278633 B001355-3 Buhari, Cenaiz, 79

Salim dedi ki bize Abdullah b. Ömer şöyle söylemiştir: Hz. Peygamber (sav) ve Übey b. Ka'b daha sonra İbn Sayyâd'ın bulunduğu hurmalığa gittiler. Hz. Peygamber (sav) onu gafil yakalamak kendi kendine konuşmasını dinlemek istiyordu. Bunun için de İbn Sayyâd Hz. Peygamber'i (sav) görmeden Rasulullah onu görmeliydi. Nitekim Hz. Peygamber (sav) onu kadife hırkasına bürünmüş yatıyorken gördü. Ondan anlaşılmayan hırıltılı bir ses geliyordu. Tam bu sırada İbn Sayyâd'ın annesi bir hurma ağacının arkasına gizlenmiş bulunan Hz. Peygamber'i (sav) gördü ve hemen İbn Sayyâd'a 'Yâ Safi! İşte Muhammed geldi' diye seslendi. Safi, İbn Sayyâd'ın adıdır. İbn Sayyâd yattığı yerden sıçrayarak kalktı. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) "Şayet şu kadın oğlunu o halde bıraksaydı (ona haber vermeseydi), İbn Sayyâd'ın gerçekte ne olduğu ortaya çıkardı" buyur­du.
Şuayb kendi hadisinde 'Ferafasahu, ramrametun' veya 'zemzemetun' şeklinde nakletti. İshak el-Kelbî ve Ukayl 'Ramrametun' dedi. Mamer b. Raşid ise 'Ramzetun' olarak nakletti.


    Öneri Formu
278634 B001355-4 Buhari, Cenaiz, 79


Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Süleyman b. Kesir arasında inkita vardır.

    Öneri Formu
278628 B001348-2 Buhari, Cenaiz, 75