11735 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Abdullah b. Abdulvahhâb, ona Halid, ona Şu'be, ona Vâkıd, ona babası (Muhammed b. Zeyd) ona İbn Ömer, ona da Ebu Beki:
Muhammed'e (sav) saygınızı, O'nun ev halkı hususunda da gözetip koruyunuz
Bize Ebu Velîd, ona İbn Uyeyne, ona Amr b. Dinar, ona İbn Ebu Muleyke, ona da Misver b. Mahrame'nin rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Fâtıma benden bir parçadır. Onu öfkelendiren kimse, beni öfkelendirmiş olur"
Bize Yahya b. Kazea, ona İbrahim b. Sa'd, ona babası (Sa'd b. İbrahim), ona da Urve'nin rivayet ettiğine göre Hz. Aişe’nin (r.anhâ) şöyle demiştir:
Rasul-i Ekrem (sav) ölüm döşeğindeyken kızı Fatıma'yı yanına çağırdı ve ona gizli bir şey söyledi. Fatıma ağladı. Sonra (bir kez daha) çağırıp ona yine gizli bir şey söyledi. Fatıma bu kez güldü. Aişe dedi ki: Sonra ben Fatıma'ya bu (ağlamasının ve gülmesinin) sebebini sordum.
Fâtıma der ki:
Peygamber (sav) ölmeden önceki hastalığında, vefat edeceğini bana gizlice haber verdi. Bunun üzerine ben ağladım. Sonra bana, yine gizlice, hane halkından kendisine ilk kavuşan kimsenin ben olacağımı haber verdi. Buna da (sevinip) güldüm.
Bana Ubeyd b. İsmail, ona Ebu Usame, ona Hişâm, ona babası (Urve b. Zübeyir), ona da Mervân, şöyle demiştir:
Ben Osman'ın yanındayken bir adam geldi ve “yerine bir halef göster” dedi. Bunun üzerine Osman “kim olacağı söylendi mi?” dedi. O zât “evet, Zübeyir” dedi. Osman üç kere “dikkat edin, Allah'a yemin ederim ki, muhakkak sizler, Zübeyir'in en hayırlınız olduğunu bilmektesinizdir” dedi.
Bize Malik b. İsmail, ona Abdülaziz b. Ebu Seleme, ona Muhammed b. Münkedir, ona da Cabir'in (ra) dediğine göre Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:
"Şüphesiz her peygamberin havarisi vardır, benim havarim de Zübeyir b. Avvâm'dır."
Bize ahmed b. Muhammed, ona Abdullah, ona Abdullah, ona Hişam b. Urve, ona babası, Abdullah b. Zübeyir şöyle söylemiştir:
"Ben ve Ömer b. Ebu Seleme çocuk olduğumuz için hendek gazvesi günü kadınların yanında bırakıldık. Bir de baktım ki, babam Zübeyir atının üstünde iki veya üç kez Beni Kurayza kabilesine gidip geliyor. Eve döndüğümde 'Ey babacığım! Ben seni Kurayza oğulları yurduna gidip gelirken gördüm' dedim. Babam, 'Sen beni öyle mi gördün yavrucuğum' dedi. Ben de 'evet' dedim. Bunun üzerine babam şöyle söyledi: Rasulullah (sav) 'Kurayza oğullarına kim gider de onların haberlerini bana getirir?' dedi. Ben de hemen gittim. Döndüğümde Hz. Peygamber (sav) anne-babasını birlikte zikrederek 'Zübeyir! Anam-babam sana feda olsun' buyurdu."
Bize Ali b. Hafs, ona İbn Mübarek, ona Hişam b. Urve, babası (Urve b. Zübeyir) şöyle rivayet etmiştir:
Yermûk günü, Hz. Peygamber'in sahâbîleri, Zübeyir'e “Ey Zübeyir, Rumlara güçlü bir saldırı yapsan da biz de seni desteklesek” dediler. Zübeyir de Rumlara saldırılar yaptı. Bu saldırılar sırasında Rumlar Zübeyir'in omuz köküne iki darbe vurdu. Bu iki geniş yara arasında Bedir harbinde yediği bir darbe de vardı.
Urve der ki: Ben çocukken bu üç darbenin yerlerine parmaklarımı sokar, oynardım.