Giriş

Bize Süleyman b. Har, ona Şu'be, ona Ebu Teyyâh, ona da Enes şöyle demiştir:

Mekke fethi günü olduğu za­man Rasulullah (sav) ganimetleri Kureyş arasında taksim etti. Ensâr bu taksime gönül koydu. Bunun üzerine Peygamber (sav) "insanlar dünyalıkla evlerine giderken sizler Allah Rasulü ile birlikte gitmeye razı olmaz mısınız" buyurdu. Ensâr da “evet razı oluruz” dediler. Peygamber (sav) "insanlar bir vadi ya da bir patikadan yol tutup gitseler, ben Ensâr'ın vadisinden ya da patikasından giderim" buyurdu.


    Öneri Formu
34459 B004332 Buhari, Megâzî, 56

Bize Yakub b. İbrahim, ona İsmail, ona İbn Cüreyc, ona Ata, ona Safvan b. Ya'lâ b. Ümeyye şöyle demiştir: Babam Ya'lâ, 'Keşke vahiy indiği esnada Rasulullah'ı görebilseydim.' derdi. Hz. Peygamber Ci'râne'de olduğu bir esnada üzerinde gölgelendiği bir örtü vardı. Yanında da bazı sahabileri bulunuyordu. Ansızın güzel kokuya bulanmış elbise giymiş bir bedevi geldi ve şöyle dedi: 'Ya Rasulullah! Güzel koku sürünüp daha sonra üzerine elbise giyip de Umre için ihrama giren kişi hakkında ne dersiniz?' dedi. Bu esnada Ömer gelmesi için eliyle Ya'lâ'ya işaret etti. Ya'lâ da gelerek başını örtünün altına soktu. Bir de baktı ki Hz. Peygamber'in yüzü kıpkırmızı olmuş ve bir müddettir horlamaya benzer bir ses çıkartmaktaydı. Bu hal sona erdikten sonra Hz. Peygamber, 'Bana biraz önce umre ile ilgili soru soran kişi nerede?' dedi. Adam bulunup Hz. Peygamber'e getirildi. Hz. Peygamber ona, 'Vücudundaki kokuyu üç defa yıka. Elbiseyi de çıkar. Sonra da hac yaparken ne yapıyorsan umrende de onu yap.' dedi."


    Öneri Formu
34456 B004329 Buhari, Megâzî, 56


    Öneri Formu
34454 B004327 Buhari, Megâzî, 56

Bize Humeydî, ona Süfyân, ona Hişâm, ona babası (Urve b. Zübeyir), ona Zeynep bt. Seleme, ona da annesi Ümmü Seleme (r.anha) şöyle demiştir:
Peygamber (sav) yanıma girdi. O sırada yanımda bir muhannes (kadın görünümlü erkek) vardı. O kişi, Abdullah b. Ümeyye'ye "Ey Abdullah, eğer Allah yarın size Tâif'in fethini nasip ederse, sen Gaylân'ın kızını yakalayıp almaya bak. O kız dörtle gelir, sekizle döner (eti budu yerinde)" dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) "Bu muhannesler bir daha yanınıza sakın girmesin" buyurdu.
Râvî Sufyân b. Uyeyne'nin rivayetine göre İbn Cüreyc "Bu muhannesin adı Hît'tir" demiştir.
Bize Mahmûd b. Gaylân, ona Ebu Usâme, ona da Hişâm aynı hadisi rivayet etti ve rivayetinde "Hz. Peygamber (sav) o gün Tâif'i muhasara etmekteydi" ifadesini ekledi.


    Öneri Formu
34451 B004324 Buhari, Megâzî, 56

Bize Ali b. Abdullah, ona Süfyan, ona Amr, ona da Ebu Abbas eş-Şair el-A'mâ, Abdulah b. Ömer’in şöyle anlattığını rivayet etti:
Rasulullah (sav) Taif şehrini muhasara edip de fetih müyesser olmadığı zaman ashâbına 'İnşallah yarın (Medine’ye) döneceğiz' dedi. Bu söz ashaba ağır geldi ve “Nasıl yani, Taif'i fethetmeden mi gideceğiz?” dediler. –Ravi Süfyan bir rivayette 'gideceğiz' yerine 'döneceğiz' kelimesini kullanmıştır-.
Bunun üzerine Peygamber (sav) “Öyleyse yarın sabah harbe hazır olun!” buyurdu. Ertesi sabah savaş başladı, ancak (yine fetih müyesser olmadı) ve mücahitlerin birçoğu yaralandı. Bu gelişme üzerine Peygamber (sav) bir kere daha "İnşallah yarın döneceğiz" buyurdu. (Bu sefer) Peygamber’in (sav) kararı herkesin hoşuna gitti. Rasulullah (sav) onların (böyle hızlı fikir değiştirmelerine) güldü. Ravi Süfyan bir rivayette 'güldü' yerine 'gülümsedi' ifadesini kullanmıştır.
Buharî’nin nakline göre (hocası) Humeydî şöyle demiştir: "Bize Süfyan bu hadisin hepsini an'anesiz (senedde an lafzını kullanmaksızın) rivayet etti."


    Öneri Formu
34452 B004325 Buhari, Megâzî, 56

Bize Muhammed b. Alâ, ona Ebu Usame, ona Büreyd, ona Ebu Bürde, ona da Ebu Musa (ra) şöyle demiştir:

Peygamber (sav) Mekke ile Medine arasında Cı'râne mev­kiinde konaklarken, ben de yanındaydım, Bilal de onunla birlikteydi. Bu sırada Peygamber'e (sav) bir bedevi geldi ve “bana verdiğin sözü hâlâ yerine getirmeyecek misin?” dedi. Peygamber (sav) de ona "(ganimet paylaşımı yakında gerçekleşecek), sevin, mutlu ol" buyurdu. Bedevî “sevin, mutlu ol, sözlerini bana çok söyledin” dedi. Bunun üzerine Peygamber (sav) öfkeli bir eda ile Ebu Mûsâ ve Bilâl'e dönüp "bu bedevi verdiğim müjdeyi reddetti, onu siz kabul edi­n" buyurdu. Onlara da “kabul ettik” dediler. Hz. Peygamber (sav) içi su dolu bir kase istedi. Bu kap içinde elini, yüzünü yıkadı. Sonra ağzına bir miktar su alıp, onu tekrar kaba boşalttı. Ardından Ebu Mûsâ ile Bilâl'e "bu sudan içiniz, bunu yüzünüze ve boynunuza dökün ve sevinin" buyurdu. Onlar da su kabını alıp Peygamber'in emrettiğini yap­tılar. Bu sırada Peygamber'in hanımı Ümmü Seleme, perde arkasın­dan “şu sudan ananıza da ikram edin” diye seslendi. Onlar da bu sudan arta kalan kısmı Ümmü Seleme'ye ik­ram ettiler.


    Öneri Formu
34455 B004328 Buhari, Megâzî, 56

Bize Musa b. İsmail, ona Vüheyb (b. Halid), ona Amr b. Yahya, ona Abbad b. Temim, ona da Abdullah b. Zeyd b. Asım şöyle demiştir:

Huneyn günü Rasulullah (sav), Allah'ın kendisine verdiği ganimet mallarını kalpleri İslam'a ısındırılacak kimselere dağıttı, Ensar'a hiçbir şey vermedi. Ensar, diğer insanlara verildiği halde kendilerine bir şey verilmemesinden dolayı üzüldüler. Bunun üzerine Rasulullah (sav) onlara hitaben, "Ey Ensar cemaati! Ben sizi yolunu şaşırmış kimseler olarak buldum da, Allah benim vasıtamla size hidayet nasip etmedi mi? Siz fırkalara bölünmüşken, Allah sizi benim vasıtamla birleştirmedi mi? Fakir buldum da, Allah sizi benim sayemde zenginleştirmedi mi?" diye sordu. Rasulullah (sav) soru sordukça, Ensar da her bir soruya, "Allah ve O'nun Elçisi en çok lütuf ve ihsanda bulunandır” diye cevap verdiler. Rasulullah (sav), "Allah'ın Elçisi'ne (sav) karşılık vermenizi engelleyen nedir?" diye sordu. Rasulullah soru sordukça, Ensar da her bir soruya, “Allah ve O'nun Elçisi en çok lütuf ve ihsanda bulunandır” diye cevap verdiler. Bunun üzerine Rasulullah şöyle buyurdu "Eğer isteseydiniz, siz de bana “şöyle şöyle gelmiştin” diyebilirdiniz. Diğer insanlar koyun ve develeri götürürlerken, siz evinize Peygamber'le (sav) dönmeye razı olur musunuz? Şayet hicret olmasaydı ben de Ensar'dan biri olurdum. İnsanlar bir vadide patika bir yola girseler, ben Ensar'ın gittiği vadiye ve patika yola girerdim. Ensar doğrudan vücuda giyilen iç elbise, diğer insanlar ise onun üzerine giyilen elbisedir. Şunu iyi bilin ki siz, benden sonra başkalarının size tercih edildiği durumlarla karşılaşacaksınız. O zaman havuz başında benimle buluşuncaya kadar sabredin."


    Öneri Formu
34457 B004333 Buhari, Megâzî, 57

Bana Abdullah b. Muhammed, ona Hişâm, ona Ma'mer, ona Zührî, ona da Enes b. Malik (ra) şöyle demiştir:

Hz. Peygamber (sav) Hevâzin malların­dan, Allah'ın, kendisine fey olarak verdiği ganimetten (Kureyşli) adamlara yüzer deve vermeğe başladığı zaman Ensar'dan bazı kimseler “Allah, Rasulullah'a mağfiret eylesin, O, Kureyş'e veriyor da bizleri terk ediyor. Hâlbuki kılıçlarımızdan hâlâ Kureyşlilerin kanla­rı damlıyor” dediler. Enes der ki: Ensâr'ın bu sözü Rasulullah'a kulağına geldi, bunun üzerine Rasulullah, Ensâr'a haber gönderip onları deriden bir çadır içinde topladı, Ensâr dışında kimseyi de çağırmadı. On­lar toplanınca, Peygamber ayağa kalktı ve "sizin tarafınızdan bana ulaşan bu söz ne­dir?" buyurdu. Ensâr'ın iyi anlayışlıları “Ey Allah'ın Rasulü, bizim başkanlarımız hiçbir söz söylememişlerdir. Amma bizden yaşı daha genç olan bazıları 'Allah, Rasûlullah'a mağfiret eylesin, O, Kureyş'e veriyor da bizleri bırakıyor. Hâlbuki bizim kılıçlarımızdan hâlâ Kureyş kanı damlıyor' demişler­dir” dediler. Bunun üzerine Peygamber (sav) "Ben Kureyş'ten, henüz küfür ve şirk döneminden çıkmamış olan bazı kimselere dünyalık vererek onların gö­nüllerini İslâm Dinine alıştırmak istiyorum. İnsanlar aldıkları mallarla giderlerken, sizler evlerinize Peygamber'le gitmeye razı olmaz mısınız? Allah'a yemin ederim ki, sizin Peygam­ber'le Medine'ye dönüp gitmeniz, onların ganimet mallarıyla evlerine gitmelerinden şüphesiz daha hayırlıdır" buyurdu. Ensâr da “ey Allah'ın Rasulü, bizler Seninle Medine'ye gitmeye razıyız” dediler. Bunun üzerine Hz Peygamber (sav) de onlara "zaman gelecek çok kere başkaları size tercih edilecektir. Allah'a ve Rasulü'ne kavuşuncaya kadar sabrediniz. Çünkü ben havuz başında (sizi bekliyor) olacağım" buyurdu. Enes der ki: Fakat onlar sabretmediler.


    Öneri Formu
34458 B004331 Buhari, Megâzî, 56

Bize Ali b. Abdullah, ona Ezher (b. Sa'd), (Abdullah) b. Avn, ona Hişam b. Zeyd b. Enes, ona da Enes (b. Malik) (ra) şöyle demiştir:

Huneyn günü Hz. Peygamber'in (sav) ordusuyla Hevazin kabilesi karşı karşıya gelmişlerdi. Hz. Peygamber'in yanında on bin mücahit, bir de Tulekâ (Mekke'nin fethi esnasında İslam'a girmiş yeni Müslümanar) vardı. Müslümanlar geri çekildiler. Hz. Peygamber "Ey Ensar topluluğu!" diye seslendi. Onlar, "Buyur, ey Allah'ın Rasulü, buyur, hepimiz emrine amadeyiz" dediler. Hz. Peygamber bineğinden inerek "ben Allah'ın kulu ve elçisiyim" karşılığını verdi. Savaşın sonunda müşrikler bozguna uğradılar. Hz. Peygamber ganimeti Mekkeli yeni Müslümanlara ve Muhacirlere dağıttı, Ensar'a bir şey vermedi. Ensar bu konuyu kendi aralarında konuştu. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) Ensar'ı bir çadıra davet etti ve orada onlara, "Diğer insanlar koyun ve develeri götürürlerken, siz evinize Allah'ın Elçisi (sav) ile dönmeye razı değil misiniz?" diye sordu. Sonra da "İnsanlar bir vadiye girseler, Ensar da dağda bir patika yola girse ben, Ensar'ın gittiği patikayı tercih ederim" buyurdu.


    Öneri Formu
34460 B004333 Buhari, Megâzî, 56


    Öneri Formu
34453 B004326 Buhari, Megâzî, 56