11735 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Ebu Yemân, ona Şuayb, ona Ebu Zinâd, ona Abdurrahman, ona da Ebu Hureyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Allah Mekke'nin fethini nasip ettiğinde, inşallah bir sonraki varacağımız yer, Müşriklerin küfür üzere yemin edip anlaştıkları Hayf olacaktır."
Bize Musa b. İsmail, ona İbrahim b. Sa'd, ona İbn Şihâb, ona Ebu Seleme, ona da Ebu Hureyre (ra) şöyle demiştir:
Peygamber (sav) Huneyn'e gitmek istediğinde "Allah'ın izniyle yarın menzilimiz, Kureyş ile Kinane oğullarının küfür üzerinde sözleştikleri Kinâne oğulları yurdu olacaktır" buyurmuştur.
Bize Yahya b. Kazaa, ona Mâlik, ona İbn Şihâb, ona da Enes İbn Mâlik (ra) şöyle rivayet etmiştir:
Hz. Peygamber (sav) Mekke'ye fetih senesinde, başında miğfer olduğu halde Mekke'ye girdi. Başından miğferi çıkardığında, bir adam yanına gelip “İbn Hatal, Kabe'nin örtülerine tutunmuş duruyor” dedi. Rasulullah (sav) da "onu öldürün" buyurdu.
Malik der ki: Allah bilir, ama görünen o ki, O gün Rasulullah (sav) ihramlı değildi.
Bize Sadaka b. Fadl, ona İbn Uyeyne, ona İbn Ebu Necîh, ona Mücahid, ona Ebu Ma'mer, ona da Abdullah b. Mesûd (ra) şöyle demiştir:
Peygamber (sav) Mekke'nin fethi günü Kâbe'nin avlusuna girdi. Kâbe'nin etrafında ibadet için dikilmiş üç yüz altmış put vardı. Peygamber (sav) elindeki değnekle bu putlara dürtüp "Hak geldi, bâtıl, yok oldu" (İsra, 81) ve "Hak geldi, artık bâtıl ne yeni bir şey ortaya koyabilir, ne de gideni geri getirebilir" (Sebe,49) ayetlerini okudu.
Bize Heysem b. Hârice, ona Hafs b. Meysere, ona Hişâm b. Urve, 0na babası (Urve b. Zübeyir), ona da Âişe (r.anha)şöyle rivayet etmiştir:
Hz. Peygamber (sav) fetih yılında Mekke'ye en yüksek tarafındaki Kedâ mevkiinden girmiştir.
Ebu Usâme ve Vuheyb Hafs "Kedâ" lâfzında İbn Meysere'ye mutâbaat etmiştir.
Bize Übeyd b. İsmail, ona Ebu Usame, ona Hişâm, ona babası (Urve b. Zübeyir) şöyle rivayet etmiştir:
Peygamber (sav) fetih yılında Mekke'ye üst tarafından, Kedâ'dan girdi.
Bize İshak, ona Abdussamed, ona babası (Abdülvâris b. Saîd), ona Eyyüb, ona İkrime, ona da İbn Abbas (r.anhuma) şöyle rivayet etmiştir:
Hz. Peygamber (sav) Mekke'ye geldiğinde içeride putlar olduğu için Kâbe'ye girmek istemedi. Emretti, putlar dışarı çıkarıldı. Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in, ellerinde fal okları bulunan, heykellerini de çıkardılar. Rasulullah "Allah kahretsin onları! Vallahi onlar, bu iki Peygamber’in asla şu fal oklarıyla kısmetlerini aramadıklarını biliyorlardı." buyurdu, sonra Kâbe'ye girip her köşesinde tekbir getirdi, ardından namaz kılmadan Kâbe'den dışarı çıktı.
Ma'mer, Eyyüb'den yaptığı rivayetinde Abdüssamed'e mutâbaat etti.
Vuheyb der ki: Bize Eyyüb, ona da İkrime bu hadisi Peygamber'den (sav) rivayet etmiştir.
Leys der ki: Bana Yunus, ona Nâfi, ona da Abdullah b. Ömer (r.anhuma) şöyle rivayet etmiştir:
Rasulullah (sav) fetih günü, Mekke'nin en üst tarafından devesi üzerinde, arkasına Usame b. Zeyd'i bindirmiş olarak, yanında Bilâl ve Kâbe'yi koruyup hizmet edenlerden biri olan Osman b. Talha bulunduğu halde Mescide (Kâbe'ye) gelip orada devesini çöktürdü ve Osman b. Talha'ya Kâbe'nin anahtarlarını getirmesini emretti. Sonra Kâbe'ye girdi. Usame b. Zeyd, Bilâl ve Osman b. Talha da onunla birlikte içeri girdi. Rasulullah (sav) içeride uzunca bir müddet kaldıktan sonra dışarıya çıktı. Bu sırada insanlar Kâbe'ye girmek üzere koşuştular. Abdullah b. Ömer, Kâbe'ye ilk giren kimse oldu. Kapının arkasında Bilal'i ayakta dikilmiş olarak buldu ve ona “Rasulullah (sav) nerede namaz kıldı?” diye sordu. Bilâl de ona Rasulullah'ın namaz kıldığı yeri işaret edip gösterdi. Abdullah der ki: Rasulullah'ın kaç rekât namaz kıldığını sormayı unuttum.
Bize Abdullah b. Muhammed ve İshak b. Nasr, onlara, Yahya b. Adem, ona İbn Ebu Zâide, ona babası (Ebu Zâide), ona Ebu İshak, ona Esved b. Yezîd, ona Ebu Musa (ra) şöyle rivayet etmiştir:
Ben kardeşim ve Ebu Ruhm Yemen'den geldik ve bir zaman (Medine'de) kaldık. Bu esnada İbn Mesud ve annesi o kadar çok Hz. Peygamber'in (sav) evine giriyorlar ve onlarla o kadar çok birlikte oluyorlardı ki biz onları hane halkından sandık.