Giriş


Açıklama: Huraka; Cüheyne kabilesinin bir koludur. Onlarla Benû Mürre b. Avf arasında meydana gelen bir savaşta öldürdükleri adamları yaktıkları için, kendilerine “Yakıcılar” anlamında “Huraka” adı verilmişti. Bu olaydan sonra Üsâme bir daha hiçbir müslümanla savaşmayacağına yemin etmiş, bu yüzden Hz. Ali taraftarı olmasına rağmen Cemel ve Sıffîn savaşlarında onun yanında yer almamıştı.

    Öneri Formu
33724 B004269 Buhari, Megâzî, 45

Bize Kuteybe, ona Abser, ona Husayn, ona Şa'bî, ona da Numan b. Beşîr “Abdullah b. Revâha ba­yıldı” demiş bu hadisi aktarmış ve rivayetine “öldüğü zaman kizkardeşi Amre ona ağlamadı” ifadesini eklemiştir.


    Öneri Formu
33722 B004268 Buhari, Megâzî, 44

Bize Kuteybe b. Saîd, ona Ebu Hâtim, ona Yezîd b. Ebu Ubeyd, ona da Seleme şöyle demiştir:

Ben yedi defa Hz. Peygamber (sav) ile, dokuz defa Peygamber'in (sav) hazırlayıp gönderdiği birlikler ile, bir defa Ebu Bekir'in komutasında, bir defa da Usame komutasında savaşa gittim.


    Öneri Formu
33725 B004270 Buhari, Megâzî, 45

Bize Ebu Velîd, ona Ebu Avâne, ona Katâde, ona Ukbe b. Abdulgâfir, ona da Ebu Saîd'in (ra) rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:

"Sizden evvelki mil­letlerden bir kimseye Allah bol bir mal verdi. Ona ölüm geldiği zaman oğullarına “size nasıl bir baba oldum?” diye sordu. Oğulları “hayırlı bir baba oldun” dediler. O zât “Ben asla bir hayır işlemedim. Ben öldüğüm zaman sizler beni yakın. Sonra kemiklerimi ezip öğütün. Sonra da rüzgârı şiddetli bir günde benim tozlarımı havaya saçıp savurun” dedi. Çocukları onun dediği gibi yaptılar. Akabinde Aziz ve Celîl Al­lah, onun zerrelerini topladı ve ona “böyle yapmana seni sevk eden nedir?” diye sordu. Oda “Sen'den korkmam” dedi. Bu cevap üzerine Allah onu rahmetiyle karşıladı."

Muâz der ki: Bize Şu'be, ona Katâde, ona Ukbe b. Abdulgâfir, ona da Ebu Saîd el-Hudrî bu hadisi Hz. Peygamber'den rivayet etmiştir.


    Öneri Formu
33726 B003478 Buhari, Ehadisü'l-Enbiya, 54

Bize Müsedded, ona Ebu Avâne, ona Abdülmelik b. Ümeyr, ona da Rib'î b. Hırâş şöyle demiştir:

Ukbe, Huzeyfe'ye “Hz. Peygamber'den (sav) işittiğin bir hadisi bizlere rivayet etmez misin?” dedi. Bunun üzerine Huzeyfe “Ben Peygamber'den işittim, şöyle buyuruyordu” dedi:

"(Sizden ev­velki ümmetlerden) bir kişiye ölüm gelip çattı da hayattan ümidini kesince ailesine “Ben öldüğüm zaman benim için birçok odun toplayın. Sonra bu odunları çakmak çakıp ateşleyin (beni de bu ateşe atın). Ateş be­nim etimi yediği ve kemiklerime ulaştığı zamana kadar bırakınız. Sonra yanmış kemikleri alın, onları ezip öğütün. Sonra sıcak yahut rüzgârlı bir günde o tozları deniz içine savurun” diye vasiyet etti. Ama Allah, onun zerrelerini bir yere getirdi ve ona “Niçin böyle yaptın?” diye sordu. O kimse “Senin korkundan” diye cevap verdi. Bunun üzerine Allah ona mağfiret etti."

Ukbe der ki: Ben de Hz. Peygamber'i (sav) böyle derken işittim.
Bize Musa, ona Ebu Avâne, ona da Abdülmelik bu isnadla rivayet etti ve “Rüzgârlı bir günde” ifadesini kullandı.


    Öneri Formu
33728 B003479 Buhari, Ehadisü'l-Enbiya, 54

Ömer b. Hafs b. Gıyâs der ki: Bize babam (Hafs b. Gıyâs), ona Yezîd b. Ebu Ubeyd, ona da Seleme şöyle demiştir:

Ben yedi defa Hz. Peygamber (sav) ile, dokuz defa Peygamber'in (sav) hazırlayıp gönderdiği birlikler ile, bir defa Ebu Bekir'in komutasında, bir defa da Usame komutasında savaşa gittim.


    Öneri Formu
33730 B004271 Buhari, Megâzî, 45

Bize Ebu Asım Dahhâk b. Mahled, ona Yezid, ona da Seleme b. Ekva (ra) şöyle demiştir:

Ben, yedi kere, Peygamber (sav) ile, bir kere de Peygamber'in (sav) başımıza kumandan atadığı (Usame b. Zeyd) İbn Hârise ile birlikte gaz­veye katıldım.


    Öneri Formu
33734 B004272 Buhari, Megâzî, 45

Bana Abdullah b. Muhammed b. Esma, ona Cüveyriye b. Esma, ona Nâfi, ona da Abdullah b. Ömer'in (r.anhuma) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle bu­yurmuştur:

"Bir kadına, acından ölünceye kadar bir kediyi hapsetmesinden dolayı, azap edildi. Çünkü kadın kediye ne yiyecek vermiş, ne su içirmiş, ne de yer haşerelerinden yemesi için onu salıvermiş."


    Öneri Formu
33735 B003482 Buhari, Ehadisü'l-Enbiya, 54

Bana Abdullah b. Muhammed, ona Hişâm, ona Ma'mer, ona Zuhrî, ona Humeyd b. Abdurrahman, ona da Ebu Hureyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre Peygam­ber (sav) şöyle buyurmuştur:


"eski zamanlarda aşırı derecede günah işleyen bir adam vardı. Ölüm vakti geldiği zaman oğullarına “öldüğümde beni yakın, sonra kemiklerimi ezerek öğütün ve tozlarımı rüzgâra savurun. Allah'a yemin ederim ki, eğer Rabbim benim zerrelerimi toplamaya kadir olursa hiç­bir kimseye yapmadığı azabı bana yapacaktır” dedi.
Öldüğü zaman bu vasiyeti yerine getirildi. Allah, yeryüzüne "sende o zata ait ne varsa topla" diye emir buyurdu. O da topladı ve o kişi dimdik ayağa kalkıverdi. Allah ona "bu yaptığın ise seni ne sevk etti?" diye sordu. O da “ey Rabbim, Senin büyüklüğün karşısında düştüğüm tedirginlik” diye cevap verdi. Bunun üzerine Allah onu bağışladı. Ebu Hureyre dışındaki raviler “Senin korkun ya Rabbi” demişlerdir.


    Öneri Formu
33733 B003481 Buhari, Ehadisü'l-Enbiya, 54


    Öneri Formu
33731 B003480 Buhari, Ehadisü'l-Enbiya, 54