11735 Kayıt Bulundu.
Giriş
İbn Vehb der ki: Bana Yunus, İbn Şihâb, ona Saîd b. Müseyyeb, ona da Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Kureyş kadınları deveye binen Arap kadınlarının en hayırlısıdır. Onlar çocuğa en şefkatli olan, elinde bulunan eşinin malını en iyi gözetendir."
Ebu Hureyre der ki: "İmrân kızı Meryem asla deveye binmedi."
Zuhrî'nin kardeşinin oğlu ve İshâk el-Kelbî bu hadisin Zuhrî'den rivayetinde (Yunus'a) mutâbaat etmişlerdir.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Abdullah b. Vehb arasında inkıta vardır.
Bize Katâde, Enes b. Mâlik, ona Mâlik b. Sa'saa'nın rivayetine göre Hz. Peygamber (sav) onlara İsrâ gecesinden bahsetmiş ve şöyle buyurmuştur:
"Sonra yükselip, ikinci kat semaya vardı ve oranın kapısının açılmasını istedi. Kendisine “kimdir o?” denildi. “Cibril'dir” diye cevap verdi. “beraberindeki kimdir?” denildi. “Muhammed'dir” cevabını verdi. “kendisine davet gönderildi mi?” denildi “evet gönderildi” dedi. İkinci kat semaya vardığımda, orada Yahya ve İsa Peygamberlerle karşılaştım. Yahya ile İsa teyze oğullarıdır. Cibril bana “bu gördüklerin Yahya ile İsa'dır, bunlara selâm ver” dedi. Ben de onlara selâm verdim. Onlar da selâmımı aldılar ve “merhaba hayırlı kardeş ve sâlih Peygamber” dediler..."
Bize Ebu'l-Yemân, ona Şuayb, ona ez-Zührî, ona Said b. Müseyyeb ona da Ebu Hüreyre'nin (ra) söylediğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Adem oğullarından doğmuş her çocuğa doğduğu zaman şeytan mutlaka dokunur. Şeytanın dokunmasından dolayı her çocuk çığlık atarak ağlar. Ancak Meryem ve oğlu İsa (as) bundan müstesnadır." Daha sonra Ebu Hüreyre 'Ben onu ve soyunu kovulmuş şeytana karşı senin korumana bırakıyorum.' (Âl-i İmrân, 3/36) ayetini okurdu.
Bana Ahmed b. Ebu Recâ, ona Nadr, ona Hişâm, ona babası (Urve b. Zübeyir), ona Abdullah b. Cafer, ona da Ali'nin (ra) rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:
"Dünya kadınlarının (kendi döneminde) en hayırlısı Meryem, bu ümmet döneminde ise en hayırlısı Hatice'dir"
Bize Adem, ona Şu'be, ona Amr b. Mürre, Mürre el-Hemedânî, ona da Ebu Musa el-Eş'arî'den (ra) rivayet edildiğine göre Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:
"Âişe'nin diğer kadınlara üstünlüğü de şüphesiz, tiridin diğer yemeklere üstünlüğü gibidir. Erkeklerden çok kimse olgunluğa ulaştı. Kadınlardan ise İmran'ın kızı Meryem ve Firavunun karısı Asiye'den başka kimse kemâl derecesine ulaşmadı. "
Bize Sadaka b. Fadl, ona Velîd, ona Evzâî, ona Umeyr b. Hânî, ona Cünâde b. Ebî Umeyye, ona da Ubâde'nin (ra) söylediğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu:
"Kim Allah’tan başka ilâh olmadığına, O'nun tek olduğuna ve ortağı bulunmadığına; Muhammed'in O'nun kulu ve rasûlü olduğuna; İsa'nın da Allah2ın kulu ve rasûlü, Meryem'e ilka ettiği kelimesi ve O'ndan bir ruh olduğuna; cennet ve cehennemin de hak olduğuna şehadet ederse, hangi ameli yaparsa yapsın Allah onu cennete sokar."
Ravi Velîd dedi ki: Bana İbn Câbir, ona Umeyr, ona da Cünâde'nin rivâyet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav.) "Cennetin sekiz kapısından hangisini isterse oradan girer" cümlesini de eklemiş.
Bize Muhammed b. Kesîr, ona İsrail, ona Osman b. Muğîre, ona Mücâhid, ona da, İbn Ömer'in (r.anhuma) rivayet ettiğine göre Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:
"Ben İsa'yı, Musa'yı ve İbrahim'i gördüm. İsa, al çehreli, kıvırcık saçlı, geniş göğüslü idi, Mûsâ da karayağız, iri yapılı, uzun boylu, düz saçlı, Sudanlı erkeklerden birisi gibiydi."
Bize Müslim b. İbrahim, ona Cerîr b. Hâzım, ona Muhammed b. Sîrîn, ona da Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre Peygamber (sav) şöyle buyurmuşıur:
"Beşikte yalnız üç çocuk konuşmuştur. Birincisi İsa'dır. (İkincisi de şu kıssadaki çocuktur) İsrail oğulları zamanında Cureyc isminde bir rahib vardı. Bu kişi namaz kılarken annesi gelip kendisin seslenmiş, Cüreyc kendi kendine “acaba anneme cevap mı versem, yoksa namaza mı devam etsem?” diye düşündü, (ancak namaza devam etti.). Bunun üzerine annesi “Allah'ım, fahişe kadınların yüzünü ona göstermedikçe, canını alma” diye beddua etti. Cureyc mabette bulunduğu sırada bir kadın gelip kendisine musallat olup ona zina teklif etti. Fakat Cureyc onu reddetti. Bunun üzerine kadın bir çobana gitti, onunla birlikte oldu, bu ilişkiden bir erkek çocuk doğurdu ve bu çocuğun Cureyc'den olduğunu söyledi. Bunun üzerine halk gelip mabedin kapısını kırarak onu mabetten çıkarıp hakaretler etti. Cüreyc iki rekat namaz kıldı, ardından çocuğun yanına geldi ve ona “senin baban kim ey çocuk?” diye sordu. Çocuk da “Çoban” diye cevap verdi. Bunun üzerine halk (pişman olup) “senin mabedini altından inşa edelim” dedi. Cüreyc “hayır, sadece çamurdan olsun” dedi."
"(Üçüncüsü de şudur) İsrail oğullarından emzikli bir kadın vardı. Bir gün erkek çocuğunu emzirirken yanından yakışıklı ve haşmetli bir süvari geçti. Bunu gören kadın “Allah'ım, oğlumu bunun gibi heybetli kıl” diye dua etti. Çocuk hemen annesinin göğsünü emmeyi bırakıp süvariye dönerek “Allah'ım beni bunun gibi kılma” diye dua etti. Sonra dönüp annesini emmeye devam etti." Ebu Hureyre der ki: Hz. Peygamber'in (çocuğun emişini göstermek üzere) kendi parmağını emişi hala gözümün önünde. "Sonra kadının yanından bir cariye geçti, kadın “Allah'ım, oğlumu bunun gibi (hakir) biri yapma” diye dua etti. Çocuk yine annesinin göğsünü bırakıp “Allah'ım beni bunun gibi biri yap” demiş. Bunun üzerine kadın, çocuğuna “niçin böyle söyledin?” diye sordu. Çocuk da “O süvari zorbalardan bir zorbaydı. Cariye ise insanların 'sen hırsızlık yaptın, zina ettin' iftira ettikleri, ama bunları yapmamış (masum) bir kadındı” dedi."
Bize İbrahim b. Musa, ona Hişam, ona Ma'mer; (T) Bize Mahmud, ona Abdürrezzak, ona Ma'mer, ona ez-Zührî, ona Said b. Müseyyeb, ona da Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu:
"İsra gecesi Musa ile karşılaştım." Ravi der ki: Rasulullah onu şöyle tarif etti. "Gördüm ki, Musa Şenûe kabilesi adamlarından biri gibi zayıf ve hafif kıvırcık saçlı bir kimseydi." Rasulullah şöyle devam etti: "Ben İsa ile de karşılaştım." Peygamber onu da şöyle tarif etti: "İsa, orta boylu, teni sanki hamamdan çıkmış gibi kırmızıydı. Ben İbrahim'i de gördüm. Soyu içinde ona en çok benzeyeni benim." Sonra da şöyle devam etti: "Sonra bana birinde süt, diğerinde şarap bulunan iki kap getirildi ve “bunların hangisini dilersen al” denildi. Ben sütü aldım ve onu içtim. Ardından bana “fıtrata yönlendirildin” veya “fıtrata isabet ettin. Eğer sen şarabı almış olsaydın, ümmetin azgın olurdu” denildi."
Bize İbrahim b. Münzir, ona Ebu Damra, ona Mûsâ, ona da Nâfi şöyle demiştir:
Abdullah b. Ömer der ki: Peygamber (sav) bir gün insanların arasında iken Deccâl Mesih'ten bahsetti ve şöyle buyurdu: "Şüphesiz Allah şaşı değildir. Ama bilin ki, Deccâl Mesih'in sağ gözü şaşıdır. Onun gözü, sanki salkımda ayırt edilen iri bir üzüm tanesi gibidir."