Giriş

Bize Müsedded, ona Yezid b. Zürey, ona Ma'mer, ona Zührî, ona Urve, ona da Âişe (r.anha) şöyle demiştir:

Namaz (önceleri) ikişer rekât olarak farz kılındı. Sonra Nebi (sav) hicret edince dört rekât olarak farz kılındı ve sefer namazı da ilk hali üzere bırakıldı.

Bu hadisi Abdürrezzak, Ma‘mer b. Raşid’den rivâyet ederek, ona (Yezid b. Zuray‘a) mütâbaat etmiştir.


Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Abdürrezzak arasında inkıta vardır.

    Öneri Formu
281158 B003935-2 Buhari, Menakıbu'l-Ensar, 48

Bize Müsedded, ona Yezid b. Zürey, ona Ma'mer, ona Zührî, ona Urve, ona da Âişe (r.anha) şöyle demiştir:

Namaz (önceleri) ikişer rekât olarak farz kılındı. Sonra Nebi (sav) hicret edince dört rekât olarak farz kılındı ve sefer namazı da ilk hali üzere bırakıldı.

Bu hadisi Abdürrezzak, Ma‘mer b. Raşid’den rivâyet ederek, ona (Yezid b. Zuray‘a) mütâbaat etmiştir.


    Öneri Formu
35143 B003935 Buhari, Menakıbu'l-Ensar, 48

Bize Muhammed b. Yusuf, ona Süfyan, ona Humeyd, ona da Enes (ra) şöyle demiştir:

Abdurrahmân b. Avf Medine'ye hicret ettiğinde Peygamber (sav) onunla Sa'd b.Rabî el-Ensârî arasında kardeşlik akdi yaptı. Sa'd, kendi ailesinin ve malının yarısını ona sundu. Abdurrahman da “Allah, ehlini ve malını sana bereket ihsan eylesin. Sen bana çarşının yolunu göster” dedi. Ardından Abdurrahman, keş ve yağ ticaretinden çok kazandı. Günler sonra Hz. Peygamber (sav) Abdurrahman'ı ziyaret ettiğinde, onun üzerinde gerdeğe girenlere mahsus kokulu, sarı boya iz­leri gördü. Peygamber (sav) ona "bu halin nedir ey Abdurrahman?" diye sordu. Abdurrahman “ey Allah'ın Rasulü, ben Ensâr'dan bir kadınla evlendim” dedi. Rasulullah "o kadına ne kadar mehir verdin?" buyurdu. O da “bir çekirdek ağırlığında altın” dedi. Bunun üzerine Peygamber (sav) ona "bir koyunla da olsa düğün yemeği ver" buyurdu.


    Öneri Formu
35145 B003937 Buhari, Menakıbu'l-Ensar, 50

Bana İbrahim b. Hamza, ona Hâtim, ona da Abdurrahman b. Humeyd ez-Zührî şöyle demiştir:

Ömer b. Abdülaziz'in, Nemr'in kız kardeşinin oğlu Sâib'e “Muhâcir'in Mekke'de ikameti hakkında ne duydun?” diye sorduğunu işittim. Sâib de şöyle cevap vermiştir: Alâ b. el-Hadramî'den işittiğime göre Rasulullah (sav) "Sader (veda) tava­fından sonra Muhacir için Mekke'de üç gece oturma ruhsatı vardır" buyurmuştur.


    Öneri Formu
35141 B003933 Buhari, Menakıbu'l-Ensar, 47

Bize Abdullah b. Mesleme, ona Abdulaziz, ona babası (Seleme b. Dînâr), ona da Sehl b. Sa'd şöyle demiştir:

(İslâm takvimine başlangıç için sahabîler), Hz. Peygamber'in (sav) ne risaletini ne de vefatını, sadece Medine'ye hicretini esas aldılar.


    Öneri Formu
35142 B003934 Buhari, Menakıbu'l-Ensar, 48

Bize Yahya b. Kazaa, ona İbrahim b. Sa'd, ona Zuhrî, ona Âmir b. Sa'd b. Mâlik, ona da babası (Sa'd b. Ebu Vakkâs) şöyle rivayet etmiştir:

Veda haccında, ölümcül ağrılar içinde kıvrandığım bir sırada Hz. Peygamber (sav) ziyaretime geldi. O'na “ey Allah'ın Rasulü, gördüğün gibi ağrılar içinde kıvranıyorum. Ben varlıklı bir insanım. Kızımdan başka da kimim kimsem yok. Servetimin üçte ikisini sadaka olarak versem olur mu?” dedim. Hz. Peygamber (sav) "olmaz" buyurdu. Ben “o zaman yarısını vereyim” dedim. Hz. Peygamber (sav) "hayır, üçte birini ver. Üçte biri de çok ya! Zürriyetini zengin bırakman" -Ahmed b. Yunus'un İbrahim'den yaptığı rivayette Hz. Peygamber (sav) “Zürriyetini (zengin) bırakman” ifadesini kullanmıştır-, "onları, başkalarına el açan yoksullar olarak ardında bırakmandan daha iyidir. Allah rızası için yaptığın tüm harcamaların mükafatını alacaksın. Hatta hanımının ağzına koyduğun bir lokmanın bile" Ben “ey Allah'ın Rasulü, ben arkadaşlarımdan geride (Mekke'de) mi kalacağım?” dedim. Bana "Hayır sen asla geride kalmayacaksın. Allah'ın rızasını kazanacak çok işler yapacak (kadar ömrün uzun olacak), bu sayede derece ve değerini artıracaksın. Belki de, kimileri senden fayda görecek, kimileri de zarar" buyurdu ve "Allah'ım! Ashabımın hicretlerini tamamlamalarını nasip et. Onları hicret ettikleri yurda gerisin geriye döndürme" diye dua etti. Ancak şu bahtsız Sa'd b. Havle dışında (kimse Mekke'de ölmedi). Hz. Peygamber onun (Mekke'de ölmesinden dolayı) hüzünlenirdi.

Râvi der ki: Ahmed b. Yunus ile Musa b. İsmail'in, İbrahim b. Sa'd'dan yaptıkları rivayette "Kendi vârislerini (zengin) bırakman" ifadesi kullanılmıştır.


    Öneri Formu
35144 B003936 Buhari, Menakıbu'l-Ensar, 49

Bize Müslim b. İbrahim, ona Kurra, ona Muhammed, ona da Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:

"Yahudilerden on kişi bana iman etmiş olsaydı, Yahudilerin hepsi bana iman ederlerdi."


    Öneri Formu
35148 B003941 Buhari, Menakıbu'l-Ensar, 52

Bana Hamid b. Ömer, ona Bişr b. Mufaddal, ona Humeyd, ona da Enes şöyle rivayet etmiştir:

Hz. Peygamber'in (sav) Medine'ye geldiğini haber alan Ab­dullah b. Selâm, hemen bir şeyler sormak üzere Hz. Peygamber'e (sav) gelip “sana, cevabını sadece bir peygamberin bilebileceği üç şey soracağım: 1. Kıyamet alâmetlerinin ilki nedir?; 2. Cennet ahalisi ilk önce hangi yemeği yiyecekler? 3. Çocuğun, annesine ya da babasına benzemesine yol açan şey nedir?” dedi. Hz. Peygamber (sav) "Az önce Cibril gelip bunları bana bildirdi" dedi. İbn Selâm “Cibril, melekler arasında Yahudilerin düşmanıdır” dedi. Peygamber (sav) sorulara cevaben "Kıyamet alâmetlerinin en öncesi bir ateştir ki, o, insanla­rı doğu taraftan batıya sürüp toplar. Cennet ahalisinin yiyeceği ilk yiyecek maddesi ise balık ci­ğerinin fazlasıdır. Çocuğa gelince, erkeğin spermi, kadının sperminin önüne geçerse çocuk onun soyuna çeker. Eğer kadının spermi erkeğin sperminin önüne geçerse kadın çocuğu kendi soyuna çekip benzetir" buyurdu. Abdullah “Ben şehadet ederim ki Allah'tan başka tanrı yoktur ve sen de Alla'hın rasulüsün” dedi.

Abdullah “ey Allah'ın Rasulü, Yahudiler, insanı hayrette bırakacak şekilde yalan söyleyen, asılsız isnat ve iftiralarda bulunan haksız bir millettir. Bu yüzden benim Müslüman olduğumu bilmelerinden önce, benim konumumu onlara sorup tasdik ettir” dedi. Ardından Yahudi heyeti geldi. Hz. Peygamber (sav) onlara "Abdullah b. Selâm aranızda nasıl bir adamdır?" diye sor­du. Yahudiler “o bizim hayırlımız ve hayırlımızın oğlu, en faziletlimiz ve en faziletlimizin oğludur” dediler. Bu tezkiye üzerine Peygamber (sav) "Abdullah b. Selâm Müslüman olursa ne düşünürsünüz?" diye sor­du. Yahudiler: “Allah onu bundan korusun” dediler Hz. Peygamber (sav) tekarar sordu, onlar da aynı cevabı verdiler. Bunun üzerine Abdullah (gizlendiği yerden) çıkarak kelime-i şehadet getirip Müslüman oldu. Bu defa Yahudiler “O bizim şerlimiz ve şerlimizin oğludur” diyerek İbn Selâm'ın değerini düşürmeye çalıştılar. Abdullah “ey Allah'ın Rasulü, işte korkmakta olduğum buydu” dedi.


    Öneri Formu
35146 B003938 Buhari, Menakıbu'l-Ensar, 51

Bize Ali b. Abdullah, ona Süfyân, ona da Ebu Minhâl Abdurrahman b. Mut'im şöyle demiştir:

Benim bir ortağım çarşıda veresiye olarak gümüş paralar sattı. Ben buna hayret ederek “Sübhânallah! Bu satış uygun mudur” dedim. Ortağım da “Sübhânallah! Vallahi ben o gümüş paraları çarşıda sattım ama bu satışımı yadırgayan olmadı” dedi. Bunun üzerine ben Berâ b. Âzib'e bu konuyu sor­dum, o da “Hz. Peygamber (sav) Medine'ye geldiğinde biz bu şekilde alım satım yap­ıyorduk. Hz. Peygamber (sav) "peşin olursa bunda sakınca yoktur. Ancak veresiye olursa uygun değildir" buyurdu. Sen bir de Zeyd b. Erkam'ı bul, ona sor. Çünkü o, ticarette bizim en büyü­ğümüz olur” dedi. Bunun üzerine ben de bu konuyu Zeyd b. Erkam'a sordum, o da Berâ'nın dediğinin benzerini söyledi.

Süfyân bir rivayetinde: “Peygamber (sav) Medine'ye bizim yanımıza geldiğinde, biz bu şekilde alım satım yapıyorduk” dedi.

Yine Süfyân bu rivayetinde: “hac mevsimine ya da hacca kadar veresiye olarak” ifadesini kullanmıştır.


    Öneri Formu
35147 B003939 Buhari, Menakıbu'l-Ensar, 51

Bana Ahmed -veya Muhammed- b. Ubeydullah el-Ğudânî, ona Hammâd b. Üsâme, ona Ebu Umeys, ona Kays b. Müslim, ona Tarık b. Şihâb ona da Ebu Musa (ra) şöyle rivayet etmiştir:
"Hz. Peygamber (sav) Medi­ne'ye girdiğinde (hicret ettiğinde), bazı Yahudilerin aşure gününü tazîm edip o gün oruç tuttuklarını gördü. Bunun üzerine Hz. Pey­gamber (sav) 'Biz bugün oruç tutmaya onlardan daha layığız' buyurarak o gün oruç tutulmasını emretti."


    Öneri Formu
35149 B003942 Buhari, Menakıbu'l-Ensar, 52