Giriş

Bize İbrahim b. Münzir ona Ma'n b. İsa ona Ebu Ruzeyk şunu duyduğunu bildirdi: Ali b. Abdullah satrancı mekruh görür ve şöyle derdi:
«Satranç oynayana selâm vermeyiniz; çünkü satranç kumar­ türündendir.»


Açıklama: Ali b. Abdullah’ın satranç oynayana selam vermediğini belirten hadis, tabiûn kavli olup (maktu) Ebû Ruzeyk’in meçhul olması nedeniyle zayıftır (bk. Elbânî, Daîfü’l- edebü’l-müfred, s. 91) Ebû Ruzeyk için bk. Zehebî, Mîzân, IV, 524. Hz. Peygamber döneminde bulunmayan satrancın sahabe ve yoğun olarak tabiûn devrinde karşı çıkan şahısların onu kumara sokmalarının iki sebebi görünüyor. Birincisi, parasına oynanmasa da taraflar arasında kavga, yalan yere yemin ve namazdan alıkoyma gibi illeti esas alarak ilgili ayete istinaden kumar olacağını belirtiyorlar. Nitekim Kasım b. Muhammed’e santranç hakkında ne diyorsunuz diye sorduklarında “Allah’ın zikrinden ve namazdan uzaklaştıran her ne olursa o kumardır” diye cevap vermektedir (Zeylaî, Nasbürraye, IV, 275). İkinci illet ise bu oyunun İranlılara mahsus olması ve oradan gelmesi. Örneğin Muhammed Bâkır, satrancı eleştirirken İranlıların oyunu olduğunu ileri sürerek tepki gösteriyor (bk. Beyhakî, Şuabü’l-îmân, VIII, 471) Netice itibariyle yukarıda zikredilen isnad zayıf, söyleyen de tabiûn olduğu için delil değeri bulunmamaktadır. Ayrıca ilgili dönemde satranca karşı olanlar bizatihi haram olmasından ziyade kişiyi namazdan alıkoymasını ve yalana sevketmesini ya da o dönemde kültürel olarak etkilenmek istemedikleri Sasani adeti olmasını esas aldıkları görülmektedir. Vallahu a‘lem (Bekir Kuzudişli)

    Öneri Formu
165722 EM001019 Buhari, Edebü'l-Müfred, 468

Bize Kuteybe, ona Leys, ona Yezîd b. Ebu Habîb, ona Ebü’l-Hayr, ona Abdullah b. Amr rivayet etmiştir ki bir adam:
– “Ey Allah’ın Rasûlu, hangi davranış daha hayırlıdır”, diye sordu. O da:
– “Yemek yedirmen, tanıdığın-tanımadığın herkese selam vermendir” buyurdu.


    Öneri Formu
165716 EM001013 Buhari, Edebü'l-Müfred, 466

Bize Müsedded, ona Yezid b. Zürey‘, ona Abdurrahman, ona Saîd b. Ebû Saîd, ona da Ebû Hureyre, Rasulullah'ın şöyle dediğini rivayet etti:
"Rasûlullah (sav) ev önlerinde ve yollarda oturulmasını yasakladı. Müslümanlar, bunu yapamayız, buna güç yetiremeyiz, dediler. Rasûlullah, eğer buralarda oturacaksanız, o zaman mekânların hakkını veriniz, buyurdu. Onlar, buraların hakkı nedir, dediler. Rasûlullah, gözleri (haramdan) korumak, yolcuya (yol bilmeyene, sorana) yol göstermek, aksırdığında Allah’a hamd edene يرحمك الله/Allah sana rahmet etsin demek ve selama karşılık vermektir, buyurdu."


    Öneri Formu
165717 EM001014 Buhari, Edebü'l-Müfred, 467

Bize Said b. Ebu Meryem, ona Bekir b. Mudar, ona Ubeydullah b. Zahr, onun da Hibban b. Ebu Cebele rivayet ettiğine göre Abdullah b. Amr b. As şöyle demiştir:
"Şarap içen kimseye selâm vermeyin."


    Öneri Formu
165720 EM001017 Buhari, Edebü'l-Müfred, 468


Açıklama: Cimrilik konusuna eklenebilir. Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren kısım: أبخل الناس من بخل بالسلام

    Öneri Formu
165718 EM001015 Buhari, Edebü'l-Müfred, 467


Açıklama: Yüze boya sürmenin nehyedildiği anlaşılıyor. Bununla ilgili bir konu başlığı eklenebilir..

    Öneri Formu
165723 EM001020 Buhari, Edebü'l-Müfred, 469


    Öneri Formu
165719 EM001016 Buhari, Edebü'l-Müfred, 467


    Öneri Formu
165724 EM001021 Buhari, Edebü'l-Müfred, 469

Bize Muhammed b. Mahbub, Mualla ve Ârim, onlara Ebu Avâne, ona da Katade, Hasan'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir:
"Fâsık kişiyle aranda saygınlık yoktur."


    Öneri Formu
165721 EM001018 Buhari, Edebü'l-Müfred, 468


    Öneri Formu
165725 EM001022 Buhari, Edebü'l-Müfred, 469