11735 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Saîd b. Ufeyr, ona Yahya b. Eyyub, ona Imare b. Ğuzye, ona Ensarın mevlası olan Şurahbil, ona da Cabir b. Abdullah el-Ensarî, Hz. Peygamber'den (sav) rivayet etmiştir:
"Kime bîr iyilik yapılırsa, o iyiliğe karşılık bir iyilik yapsın. Eğer karşılık verecek gücü yok ise, kendisine yapılan iyiliği övsün. Kendisine yapılan iyiliği övdüğü zaman, insan ona teşekkür etmiş olur. Eğer bu iyiliği gizler (övüp başkasına söylemezse), nankörlük etmiş olur. Kim, kendisine verilmemiş bir şeyi varmış gibi gösterirse, sanki o, iki yalan elbisesi giymiş gibi olur."
Bize Musa b. İsmail, ona Rebi' b. Müslim, ona Muhammed b. Ziyad, ona da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'den (sav) rivayet etmiştir:
"İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah'a şükredemez."
Bize Humeydî, ona Süfyân, ona Hişâm, ona babası (Urve b. Zübeyir), ona Zeynep bt. Seleme, ona da annesi Ümmü Seleme (r.anha) şöyle demiştir:
Peygamber (sav) yanıma girdi. O sırada yanımda bir muhannes (kadın görünümlü erkek) vardı. O kişi, Abdullah b. Ümeyye'ye "Ey Abdullah, eğer Allah yarın size Tâif'in fethini nasip ederse, sen Gaylân'ın kızını yakalayıp almaya bak. O kız dörtle gelir, sekizle döner (eti budu yerinde)" dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) "Bu muhannesler bir daha yanınıza sakın girmesin" buyurdu.
Râvî Sufyân b. Uyeyne'nin rivayetine göre İbn Cüreyc "Bu muhannesin adı Hît'tir" demiştir.
Bize Mahmûd b. Gaylân, ona Ebu Usâme, ona da Hişâm aynı hadisi rivayet etti ve rivayetinde "Hz. Peygamber (sav) o gün Tâif'i muhasara etmekteydi" ifadesini ekledi.