11735 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Muhammed b. Abdullah, ona Ona Abdülaziz b. Abdullah el-Üveysî ve İshak b. Muhammed el-Fervî, onlara Muhammed b. Cafer, ona Ebu Hâzım, ona da Sehl b. Sa'd şöyle rivayet etmiştir:
Kubâ ahâlîsi aralarında döğüştüler, hattâ birbirlerine taş attılar. Bu hâdise Rasulullah'a haber verilince, Rasulullah (sav) hemen: "hadi gidip aralarında barışı sağlayalım" buyurdu.
Bize Hafs b. Ömer, ona Hemmâm, ona Nâfi, ona da İbn Ömer (r.anhuma) şöyle demiştir:
Âişe, Berîre'yi satın almak istedi de Peygamber'e (sav) “Berîre'nin sahipleri, velâyet hakkının kendilerine ait olmasını şart koşuyorlar” dedi. Bunun üzerine Peygamber (sav) "Velâyet hakkı ancak azat edene aittir" buyurdu.
Bize Ebu Asım, ona İbn Cureyc, ona İbn Şihâb, ona Ali b. Hüseyin, ona Ömer b. Osman, ona da Usame b. Zeyd'in (r.anha) rivayet ettiğine göre Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:
"Müslüman kâfire, kâfir de Müslümana mirasçı olamaz."
Açıklama: Hucurât suresi, Medine'ye hicretin ilk zamanlarında meydana gelen bu olaydan çok sonra nazil olmuştur. Dolayısıyla Enes b. Malik'in (ra) olayı naklettikten sonra söylediği sözün maksadı ayetin iniş zamanı hakkında bilgi vermek değil, Hucurat suresi 9. ayetle bu olay arasındaki ilişkiye dikkat çekmektir (Kastalânî, İrşâdü's-sârî, IV, 418).