Giriş

Bize İbn Bükeyr, ona Leys, ona Ukayl, ona İbn Şihâb, ona Ebu Seleme b. Abdurrahman, ona da Câbir b. Abdullah, Vahyin kesilmesinden bahsederken Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
"Ardından, bir süre vahiy gelmedi. Birgün yürürken gökyüzünden aniden bir ses işittim. Gözümü gökyüzüne diktim ve baktım ki, Hira'da bana gelen melek; gök ile yer arasında bir kürsü üzerinde oturmuş!"


Açıklama: Rivayetin biraz daha uzun hali için bkz. B004954

    Öneri Formu
21963 B006214 Buhari, Edeb, 118

Bize Süleyman b. Harb, ona Hammâd, ona Sabit, ona da Enes b. Malik (ra) şöyle söylemiştir: Rasulullah (sav) bir yolculuktaydı. İsmi Enceşe olan siyahi bir köle de şarkı söyleyerek kadınların bindikleri develeri (hızlı hızlı) sürüyordu. Rasulullah (sav) ona "Kristalleri (kadınları) taşıyan develeri sürerken yavaş ol, Ey Enceşe!" dedi.
Ravi Ebu Kilâbe, Kristallerle kastedilenin kadınlar olduğunu söyledi.


Açıklama: Şişelerden maksat develerin üzerindeki narin ve zarif kadınlardır.

    Öneri Formu
21957 B006210 Buhari, Edeb, 116

Bize İshak, ona Habban, ona Hemmam, ona Katade, ona da Enes b. Malik şöyle demiştir:

Rasulullah'in (sav) Enceşe adında, sesi güzel bir deve sürücüsü vardı. Rasulullah (sav) ona "Ey Enceşe ağır ol! Şişeleri kırma" buyurdu.

Ravi Ebu Katade der ki: Şişelerden maksat narin kadınlardır.


Açıklama: "Şişeleri kırma" ile kastedilen mana, develerin üzerindeki zarif ve narin kadınları rahatsız etmemek için dikkatli olmasının istenmesidir.

    Öneri Formu
21958 B006211 Buhari, Edeb, 116

Bize Muhammed b. Selam, ona Mahled b. Yezid, ona İbn Cüreyc, ona İbn Şihab, ona Yahya b. Urve, ona Urve, ona da Hz. Aişe şöyle demiştir:

"İnsanlar Rasulullah'a (sav) kahinlerin durumu hakkında sordular. Rasulullah da (sav) 'Onlar bir şey bilmez' buyurdu. Bunun üzerine oradakiler 'Ey Allah'ın Rasulü! (sav) Onlar bazen bir şey söylüyorlar ve bu söyledikleri doğru çıkıyor' dediler. Rasulullah (sav) da onlara 'Bu doğru sözü, cinler (göklerden kulak hırsızlığı yapıp) kapar, sonra bunları tavuğun gıdakladığı gibi kahinlerin kulaklarına tekrar tekrar söyler dururlar. Kahinler de bunlara, yüzden fazla yalan karıştırırlar' buyurdu."


Açıklama: Cinlerin kelime kaçırması meleklerin kendi aralarında konuşurken kulak hızrsızlığı ile duydukları şeylerdir.

    Öneri Formu
21962 B006213 Buhari, Edeb, 117

Bize Adem, ona Şube, ona Sabit el-Bünânî, ona da Enes b. Malik şöyle demiştir:

Rasulullah (sav) bir seferdeyken, bir deve sürücüsü, kervanını (hızlı) sürüyordu. Rasulullah (sav) ona "Ey Enceşe! Kibar ol! Yazıklar olsun sana! cam şişeler (gibi narin ve zarif olan kadınların) develerini yavaş sür" buyurdu.


    Öneri Formu
21955 B006209 Buhari, Edeb, 116

Bize Müsedded, ona Yahya, ona Osman b. Ğıyas b. Sabit, ona Ebu Osman, ona da Ebu Musa şöyle rivayet etmiştir:

Kendisi ile beraberken Hz. Peygamber (sav) Medine'deki bahçelerden birinde, elinde bulunan bir dalla su ile çamur arasına vuruyordu. Bu sırada bir adam geldi ve içeri girmek istedi. Hz. Peygamber (sav) "kapıyı aç ve gelen kişiyi cennetle müjdele" buyurdu. Gittim ve gelenin Ebu Bekir olduğunu gördüm. Hemen ona kapıyı açtım ve onu cennetle müjdeledim. Ondan sonra başka bir adam geldi ve içeri girmek istedi. Hz. Peygamber (sav) yine "kapıyı aç ve onu cennetle müjdele" buyurdu. Gittim ve gelenin Ömer olduğunu gördüm. Ona da kapıyı açtım ve onu cennetle müjdeledim. Sonra da başka bir adam geldi ve içeri girmek istedi. Hz. Peygamber (sav) de yaslanmış bir haldeyken oturdu ve "kapıyı aç ve meydana gelecek musibetlere karşılığında onu cennetle müjdele" buyurdu. Gittim ve gelenin Osman olduğunu gördüm. Ona kapıyı açtım ve onu da cennetle müjdeledim. Hz. Peygamber'in söylediklerini kendisine ilettim. Osman da “Kendisinden yardım istenilecek olan yalnızca Allah'tır” dedi.


    Öneri Formu
21969 B006216 Buhari, Edeb, 119

Bize Ebu Yemân, ona Şuayb, ona ez-Zührî, ona Hind bt. Haris, ona da Ümmü Seleme'nin (r.anha) söylediğine göre Hz. Peygamber (sav) uykusundan uyandı ve şöyle buyurdu:
"Subhanallah! (Allah (cc) her türlü noksandan münezzehtir) Bu gece ne hazineler, ne fitneler indirildi. Eşlerini kastederek odaların sahiplerini kim uyandırır. Kalkıp namazlarını kılsınlar. Dünyada nice giyinmiş kadınlar vardır ki onlar ahirette çıplaktır."
İbn Ebu Sevr'e İbn Abbas, ona da Ömer (ra) şöyle söylemiştir: Hz. Peygamber'e (sav) eşlerini boşadın mı? diye sordum. Hz. Peygamber de (sav) "Hayır" dedi. Bunun üzerine ben de 'Allahu ekber' dedim.


    Öneri Formu
21974 B006218 Buhari, Edeb, 121

Bize Muhammed b. Beşşâr, ona İbn Ebu Adiy, ona Şu'be, ona Süleyman ve Mansur, onlara Sa'd b. Ubeyde, ona Ebu Abdurrahman es-Sülemî, ona da Hz. Ali şöyle söylemiştir: Hz. Peygamber (sav) ile birlikte bir cenazedeydik. Kendisi düşünceye dalmış elindeki sopayla yeri çiziyordu. Bu esnada şöyle buyurdu:
"Her biriniz için cennette veya cehennemde kalacağı yer boşaltılmış, sizin için hazırlanmıştır." Bunun üzerine sahabiler: Ya Rasulallah! Öyle ise buna dayanıp, güvenemez miyiz? yani (bizim amel etmemize ne gerek var) dediler. Hz. Peygamber (sav):
"Sizler amel edip çalışın. Çünkü herkes niçin yaratıldıysa, o kendisine kolaylaştırılmıştır." buyurdu ve şu ayetleri okudu: "Artık kim verir ve sakınırsa (en güzeli de tasdik ederse, biz de onu en kolaya hazırlarız, onda başarılı kılarız.) (Leyl-5-7)"


    Öneri Formu
21972 B006217 Buhari, Edeb, 120


    Öneri Formu
21959 B006212 Buhari, Edeb, 116


    Öneri Formu
21964 B006215 Buhari, Edeb, 118