11735 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Hafs b. Ömer, ona Hemmâm, ona Katâde, ona Nadr b. Enes, ona Beşîr b. Nehîk, ona da Ebu Hureyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur
"Umrâ caizdir"
Atâ b. Ebu Rebâh der ki: Ebu Hureyre hadisinin benzerini bana Câbir, Peygamber'den (sav) rivayet etmiştir.
Açıklama: UMRA: “bağışlayanın ya da lehine bağışta bulunulan kişinin hayatta olması kaydıyla yapılan bağış” manasına gelir. Araplar, “Şu evimi ömrüm/ömrün boyunca sana verdim; evim yaşadığım/yaşadığın sürece senin olsun” gibi sözlerle veya kısaca, “Şu evimi sana umrâ kıldım” diyerek şartlı bağışta bulunurlardı. Bu tür hibede bağışlayan hibeyi kendisinin veya bağışta bulunanın hayatta bulunacağı süre ile sınırlandırmayı amaçlamakta ve mevhûb lehin ölmesi durumunda o malın kendisine veya vârislerine dönmesini istemektedir. (H. Mehmet Günay, "Rukba" DİA: Diyanet İslam Ansiklopedisi İstanbul, 2008, 35:218-219.)
Bize Müslim b. İbrahim, ona Hişam ve Şube, onlara Katade, ona Said b. Müseyyeb, ona da İbn Abbas (r.anhüma), Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
"Hibe ettiği şeyden geri dönen kişi, kustuğuna tekrar yutan gibidir."
Bize Yahya b. Bükeyr, ona Malik, ona Ebu Zinad, ona el-A'rac, ona da Ebu Hureyre Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etti:
"Sütü bol, yeni doğum yapmış sağmal bir deve (ödünç verilen) ne güzel bir hediyedir! Bol sütlü bir koyun, bir kap sabahleyin, bir kap da akşamleyin süt verir."
Buhârî Abdullah b. Yusuf'un İsmail vasıtası ile Malik'ten nakline göre diğer tarikte Hz. peygamber (sav) "(Böyle sağmal bir hayvan hediyesi) ne güzel sadakadır" buyurmuştur.
Bize Yahya b. Kaze'a, ona Mâlik, ona Zeyd b. Eslem, ona babası (Eslem el-Adevî), ona da Ömer b. Hattâb (ra) şöyle rivayet etmiştir:
Allah yolunda bir at bağışladım ama sahibi ona iyi bakmadı. Ben de onun atı ucuza satacağını düşünerek satın almak istedim ve bunu Rasullullah'a (sav) sordum, Hz. Peygamber (sav) "Onu sana bir dirheme bile verse satın alma. Çünkü bağışından dönen kimse kusmuğunu tekrar yutan köpek gibidir" buyurdu.
Açıklama: Ata el-Mendub denilmekle iki şey kastedilmiş olabilir. Birincisi en-nedb kökünden gelmesidir ki bu da yarış esnasında ödünç alınan binek manasındadır. İkincisi ise bedeninde yara veya yara izi bulunması anlamına gelmektedir. İkinci anlamından maksat ise muhtemelen yarası veya yara izi sebebiyle yürümesi yavaş olan binektir. Burada ikinci anlam öncelenecek olursa Rasulullah'ın (sav) "وَإِنْ وَجَدْنَاهُ لَبَحْرًا" ifadesinden hareketle bir mucize gösterdiği düşünülebilir.