11735 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Süleyman b. Harb, ona Hammad b. Zeyd, ona Yahya b. Said, ona Ensar'ın mevlâsı Büşeyr b. Yesar ona da Rafi b. Hadic ve Sehl b. Ebu Hasme şöyle rivayet etmiştir:
Abdullah b. Sehl ve Muhayyisa b. Mesud birlikte Hayber'e gelmişlerdi. Hurmalıklar içinde birbirlerinden ayrıldılar. Abdullah b. Sehl de (burada) öldürüldü. Abdurrahman b. Sehl ve İbn Mesud'un oğulları Huveyyisa ile Muhayyisa, Hz. Peygamber'e (sav) geldiler ve (öldürülen) arkadaşlarının durumu hakkında konuştular. Abdurrahman söze başladı fakat oradakilerin en küçüğüydü. Hz. Peygamber (sav) ona "(ilk söz konusunda) büyüğe öncelik ver." buyurdu -Yahya "(ilk) söz büyük olanındır" şeklinde rivayet etmiştir-. Böylece onlar arkadaşlarının durumu hakkında konuştular. Hz. Peygamber (sav) de onlara: "Maktulünüzün veya arkadaşınızın (Hayberliler tarafından) öldürüldüğüne sizden elli kişinin yemin etmesi yoluyla (diyet) hakkı elde etmek ister misiniz?" diye sordu. Onlar da: "Ey Allah'ın Rasulü (sav), biz bu işi görmedik ki (nasıl yemin edelim?)" dediler. Hz. Peygamber (sav) de onlara: "Öyleyse Yahudiler'den elli kişinin (bu cinayeti biz işlemedik şeklinde) yemin etmesi sizin davanızı düşürür" buyurdu. Dediler ki: "Ey Allah'ın Rasulü (sav) Yahudiler kâfir bir topluluktur (onların yeminlerine güvenemeyiz)." Hz. Peygamber de (sav) onun diyetini Beytülmal'den ödedi. Sehl dedi ki: "Ben (Hz. Peygamber'in diyet olarak verdiği) o develerin toplandığı ağıla vardığımda bir dişi deve ayağıyla beni tekmelemişti."
Leys dedi ki: Bana Yahya, ona Büşeyr, ona da Sehl rivayet etti. Yahya, "Büşeyr'in, '(Sehl), Rafi b. Hadic'le birlikte nakletti' dediğini sanıyorum." dedi. İbn Uyeyne ise, "Bize Yahya, Büşeyr'den o da Sehl'den tek başına rivayet etmiştir." dedi.
Bize Süleyman b. Harb, ona Hammad b. Zeyd, ona Yahya b. Said, ona Ensar'ın mevlâsı Büşeyr b. Yesar ona da Rafi b. Hadic ve Sehl b. Ebu Hasme şöyle rivayet etmiştir:
Abdullah b. Sehl ve Muhayyisa b. Mesud birlikte Hayber'e gelmişlerdi. Hurmalıklar içinde birbirlerinden ayrıldılar. Abdullah b. Sehl de (burada) öldürüldü. Abdurrahman b. Sehl ve İbn Mesud'un oğulları Huveyyisa ile Muhayyisa, Hz. Peygamber'e (sav) geldiler ve (öldürülen) arkadaşlarının durumu hakkında konuştular. Abdurrahman söze başladı fakat oradakilerin en küçüğüydü. Hz. Peygamber (sav) ona "(ilk söz konusunda) büyüğe öncelik ver." buyurdu -Yahya "(ilk) söz büyük olanındır" şeklinde rivayet etmiştir-. Böylece onlar arkadaşlarının durumu hakkında konuştular. Hz. Peygamber (sav) de onlara: "Maktulünüzün veya arkadaşınızın (Hayberliler tarafından) öldürüldüğüne sizden elli kişinin yemin etmesi yoluyla (diyet) hakkı elde etmek ister misiniz?" diye sordu. Onlar da: "Ey Allah'ın Rasulü (sav), biz bu işi görmedik ki (nasıl yemin edelim?)" dediler. Hz. Peygamber (sav) de onlara: "Öyleyse Yahudiler'den elli kişinin (bu cinayeti biz işlemedik şeklinde) yemin etmesi sizin davanızı düşürür." buyurdu. Dediler ki: "Ey Allah'ın Rasulü (sav) Yahudiler kâfir bir topluluktur (onların yeminlerine güvenemeyiz)." Hz. Peygamber de (sav) onun diyetini Beytülmal'den ödedi. Sehl dedi ki: "Ben (Hz. Peygamber'in diyet olarak verdiği) o develerin toplandığı ağıla vardığımda bir dişi deve ayağıyla beni tekmelemişti."
Leys dedi ki: Bana Yahya, ona Büşeyr, ona da Sehl rivayet etti. Yahya, "Büşeyr'in, '(Sehl), Rafi b. Hadic'le birlikte nakletti' dediğini sanıyorum." dedi. İbn Uyeyne ise, "Bize Yahya, Büşeyr'den o da Sehl'den tek başına rivayet etmiştir." dedi.
Bize Müsedded (b. Müserhed), ona Yahya (b. Said), ona Ubeydullah (b. Ömer), ona Nafi (Mevla İbn Ömer), ona da İbn Ömer (Abdullah b. Ömer) (ra) Rasulullah'ın (sav) şöyle dediğini rivayet etmiştir:
" 'Bana söyleyin, Müslümana benzeyen ağaç hangisidir? O her zaman Rabbi'nin izniyle meyvelerini verir. Onun yaprakları da dökülmez.' İçime onun hurma ağacı olduğu düştü. Hz. Ömer ve Hz. Ebubekir'in bulunduğu ve konuşmadığı bir ortamda ben konuşmayı uygun görmedim. Rasulullah da (sav): 'O hurma ağacıdır' buyurdu. Ben babamla çıktığında ona dedim ki: 'Ey babacığım! Ben onun hurma ağacı olduğunu bilmiştim.' Babam (Ömer b. Hattab) da: 'Seni bunu söylemekten alıkoyan neydi? Senin onu söylemiş olman, bana şu ve şundan daha sevimli olurdu' dedi. İbn Ömer de: 'Beni bundan alıkoyan senin ve Ebubekir'in konuşmadığınızı görmemdir. İşte bundan dolayı ben de sessiz kaldım' dedi."
Bize Abdullah b. Muhammed, ona İbn Uyeyne, ona Amr, ona da İbn Ömer (ra) şöyle rivayet etti:
Kendisi bir seferde Hz. Peygamber (sav) ile birlikte bulunmuş. Abdullah, babası Ömer’e ait sert ve genç bir erkek deveye biniyormuş. Hayvan Hz. Peygamber’in (sav) önüne geçiyor, babası da “Yâ Abdullah! Hz. Peygamber'in (sav) önüne hiç kimse geçmez” diyormuş. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) Ömer’e “Onu bana sat!” deyince Ömer “O senindir” dedi. Böylece Hz. Peygamber, o deveyi satın aldı. Sonra da “Bu deve senindir ey Abdallah, ne istersen yap” dedi.
Bize el-Humeydî, ona Süfyan, ona Amr, ona da İbn Ömer (r.anhüma) şöyle rivayet etti:
Hz. Peygamber (sav) ile birlikte bir yolculukta idik. Ben (babama ait) genç ve sert bir erkek deveye binmiştim. Hz. Peygamber, (babam) Ömer’e “Bu deveyi bana sat” dedi. Böylece Hz. Peygamber (sav) o deveyi satın aldı. Ardından da “Yâ Abdullah! Bu deve senindir” dedi.
Bize Abdullah b. Mesleme, ona Mâlik, ona Nâfi’ Abdullah b. Ömer’in şöyle anlattığını rivayet etti: (Babam) Ömer b. el-Hattab, mescidin kapısı yanında (satılık) ibrişimle karışık alaca kumaştan yapılmış bir elbise gördü de “Yâ Rasûlallah! Keşke bunu satın alsan da cuma günü ve sana elçiler geldiği zaman giysen” dedi. Hz. Peygamber (sav) de: “Bunu ahirette nasibi olmayanlar giyer” buyurdu. Sonra Hz. Peygamber'e o ipeklilerden birçok elbiseler geldi. Hz. Peygamber (sav) onlardan birisini Ömer b. el-Hattab’a verdi. Ömer “Ya Rasulallah! Bunu bana giydiriyorsun. Halbuki sen Utarid’in elbisesi hakkında neler söylemiştin!” dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber “Ben onu sana giyesin diye vermedim ki” buyurdu. Hz. Ömer, müteakiben o elbiseyi Mekke'de bulunan müşrik bir kardeşine verdi.
Bize İbn Beşşar, ona İbn Mehdi, ona Süfyan, ona Abdülmelik, ona Ebu Seleme, ona da Ebu Hureyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Şair zümresinin söylemiş olduğu en doğru söz, Lebîd'in 'İyi bilin ki Allah'tan başka her şey batıldır' sözüdür. Ümeyye b. Ebu Salt Müslüman olmaya çok yaklaşmıştı."