حَدَّثَنَا مُسْلِمُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ حَدَّثَنَا هِشَامٌ حَدَّثَنَا قَتَادَةُ عَنْ أَنَسٍ - رضى الله عنه - قَالَ وَلَقَدْ رَهَنَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم دِرْعَهُ بِشَعِيرٍ ، وَمَشَيْتُ إِلَى النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم بِخُبْزِ شَعِيرٍ وَإِهَالَةٍ سَنِخَةٍ ، وَلَقَدْ سَمِعْتُهُ يَقُولُ « مَا أَصْبَحَ لآلِ مُحَمَّدٍ صلى الله عليه وسلم إِلاَّ صَاعٌ ، وَلاَ أَمْسَى » . وَإِنَّهُمْ لَتِسْعَةُ أَبْيَاتٍ .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
19360, B002508
Hadis:
حَدَّثَنَا مُسْلِمُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ حَدَّثَنَا هِشَامٌ حَدَّثَنَا قَتَادَةُ عَنْ أَنَسٍ - رضى الله عنه - قَالَ وَلَقَدْ رَهَنَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم دِرْعَهُ بِشَعِيرٍ ، وَمَشَيْتُ إِلَى النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم بِخُبْزِ شَعِيرٍ وَإِهَالَةٍ سَنِخَةٍ ، وَلَقَدْ سَمِعْتُهُ يَقُولُ « مَا أَصْبَحَ لآلِ مُحَمَّدٍ صلى الله عليه وسلم إِلاَّ صَاعٌ ، وَلاَ أَمْسَى » . وَإِنَّهُمْ لَتِسْعَةُ أَبْيَاتٍ .
Tercemesi:
Bize Müslim b. İbrahim, ona Hişâm, ona Katâde, ona da Enes’in şöyle dediğini rivayet etti: Nebi (sav) bir miktar arpa karşılığında zırhını rehin bırakmıştı. Ben Nebi’ye (sav) arpa ekmeği ile bir miktar bayatlamış yağ götürdüm. Onun: “Artık Muhammed’in (sav) ailesi yanlarında bir sa’dan başka hiçbir şeyi olmadığı halde sabahlayıp akşamı etti” dediğini duydum. O zaman Efendimizin dokuz hanımı vardı.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Rehn 1, 1/689
Senetler:
1. Enes b. Malik el-Ensarî (Enes b. Malik b. Nadr b. Damdam b. Zeyd b. Haram)
2. Ebu Hattab Katade b. Diame es-Sedusî (Katade b. Diame b. Katade)
3. Hişam b. Ebu Abdullah ed-Destevâî (Hişam b. Senber)
4. Ebu Amr Müslim b. İbrahim el-Ferahidi (Müslim b. İbrahim)
Konular:
Borç, Rehin, Hz. Peygamberin zırhını yahudiye rehin vermesi
Geçim, Hz. Peygamber'in geçim sıkıntısı
Ticaret, Rehin, vermek/almak
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ عَنْ قَتَادَةَ عَنْ عِكْرِمَةَ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ - رضى الله عنهما - قَالَ لَعَنَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْمُتَشَبِّهِينَ مِنَ الرِّجَالِ بِالنِّسَاءِ ، وَالْمُتَشَبِّهَاتِ مِنَ النِّسَاءِ بِالرِّجَالِ . تَابَعَهُ عَمْرٌو أَخْبَرَنَا شُعْبَةُ .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
19363, B005885
Hadis:
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ عَنْ قَتَادَةَ عَنْ عِكْرِمَةَ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ - رضى الله عنهما - قَالَ لَعَنَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْمُتَشَبِّهِينَ مِنَ الرِّجَالِ بِالنِّسَاءِ ، وَالْمُتَشَبِّهَاتِ مِنَ النِّسَاءِ بِالرِّجَالِ . تَابَعَهُ عَمْرٌو أَخْبَرَنَا شُعْبَةُ .
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Beşşâr (el-Abdî), ona Gunder (Muhammed b. Cafer el-Hüzelî), ona Şube (b. Haccâc el-Atekî), ona Katade (b. Diâme es-Sedûsî), ona da İkrime'nin (Mevla İbn Abbas) rivayet ettiğine göre (Abdullah) b. Abbas'ın (ra) şöyle demiştir: "Rasulullah (sav) erkeklerden, kadınlara benzemeye çalışanlara ve kadınlardan, erkeklere benzemeye çalışanlara lanet etmiştir." Amr (b. Merzûk el-Bâhilî), 'Bize Şube (b. Haccâc el-Atekî) rivayet etmiştir.' diyerek (mutabaât yoluyla) Gunder'in (Muhammed b. Cafer el-Hüzelî) bu rivayeti ile aynı içerikte başka bir rivayette bulunmuştur.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Libâs 61, 2/476
Senetler:
1. İbn Abbas Abdullah b. Abbas el-Kuraşî (Abdullah b. Abbas b. Abdülmuttalib b. Haşim b. Abdümenaf)
2. İkrime Mevla İbn Abbas (İkrime)
3. Ebu Hattab Katade b. Diame es-Sedusî (Katade b. Diame b. Katade)
4. Şube b. Haccâc el-Atekî (Şu'be b. Haccac b. Verd)
5. Gunder Muhammed b. Cafer el-Hüzelî (Muhammed b. Cafer el-Hüzeli)
6. Muhammed b. Beşşâr el-Abdî (Muhammed b. Beşşâr b. Osman)
Konular:
Benzemek, kadının erkeğe; erkeğin kadına benzemesi
Temizlik, beden bakımı
حَدَّثَنَا مُعَاذُ بْنُ فَضَالَةَ حَدَّثَنَا هِشَامٌ عَنْ يَحْيَى عَنْ عِكْرِمَةَ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ قَالَ لَعَنَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم الْمُخَنَّثِينَ مِنَ الرِّجَالِ ، وَالْمُتَرَجِّلاَتِ مِنَ النِّسَاءِ وَقَالَ « أَخْرِجُوهُمْ مِنْ بُيُوتِكُمْ » . قَالَ فَأَخْرَجَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم فُلاَنًا ، وَأَخْرَجَ عُمَرُ فُلاَنًا . و اخرج عمر فلانة.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
19367, B005886
Hadis:
حَدَّثَنَا مُعَاذُ بْنُ فَضَالَةَ حَدَّثَنَا هِشَامٌ عَنْ يَحْيَى عَنْ عِكْرِمَةَ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ قَالَ لَعَنَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم الْمُخَنَّثِينَ مِنَ الرِّجَالِ ، وَالْمُتَرَجِّلاَتِ مِنَ النِّسَاءِ وَقَالَ « أَخْرِجُوهُمْ مِنْ بُيُوتِكُمْ » . قَالَ فَأَخْرَجَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم فُلاَنًا ، وَأَخْرَجَ عُمَرُ فُلاَنًا . و اخرج عمر فلانة.
Tercemesi:
Bize Muaz b. Fedâle (ez-Zehrânî), ona Hişam (b. Ebu Abdullah ed-Destevâî), ona Yahya (b. Ebu Kesir et-Tâî), ona İkrime'nin (Mevla İbn Abbas) rivayet ettiğine göre (Abdullah) b. Abbas (r. anhümâ), şöyle demiştir: "Hz. Peygamber (sav) erkeklerden kadınsı tavır ve davranışlara girmeye çalışanlara, kadınlardan erkeksi tavır ve davranışlara girmeye çalışanlara lanet etmiş; 'Bu tür kişileri evlerinizden çıkarın.' buyurmuştur. Nitekim Hz. Peygamber (sav) falancaya, Hz. Ömer de (ra) filancayı çıkarmıştır."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Libâs 62, 2/476
Senetler:
1. İbn Abbas Abdullah b. Abbas el-Kuraşî (Abdullah b. Abbas b. Abdülmuttalib b. Haşim b. Abdümenaf)
2. İkrime Mevla İbn Abbas (İkrime)
3. Ebu Nasr Yahya b. Ebu Kesir et-Tâî (Yahya b. Salih b. Mütevekkil)
4. Hişam b. Ebu Abdullah ed-Destevâî (Hişam b. Senber)
5. Ebu Zeyd Muaz b. Fedale ez-Zehrani (Muaz b. Fedale)
Konular:
Benzemek, kadının erkeğe; erkeğin kadına benzemesi
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ قَالَ تَذَاكَرْنَا عِنْدَ إِبْرَاهِيمَ الرَّهْنَ ، وَالْقَبِيلَ فِى السَّلَفِ ، فَقَالَ إِبْرَاهِيمُ حَدَّثَنَا الأَسْوَدُ عَنْ عَائِشَةَ - رضى الله عنها - أَنَّ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم اشْتَرَى مِنْ يَهُودِىٍّ طَعَامًا إِلَى أَجَلٍ وَرَهَنَهُ دِرْعَهُ .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
19369, B002509
Hadis:
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ قَالَ تَذَاكَرْنَا عِنْدَ إِبْرَاهِيمَ الرَّهْنَ ، وَالْقَبِيلَ فِى السَّلَفِ ، فَقَالَ إِبْرَاهِيمُ حَدَّثَنَا الأَسْوَدُ عَنْ عَائِشَةَ - رضى الله عنها - أَنَّ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم اشْتَرَى مِنْ يَهُودِىٍّ طَعَامًا إِلَى أَجَلٍ وَرَهَنَهُ دِرْعَهُ .
Tercemesi:
Bize Müsedded, ona Abdülvâhid, ona el-A’meş’in şöyle dediğini rivayet etti: İbrahim’in (en-Nehaî) huzurunda borçlanma halinde rehin bırakmayı ve kefil olmayı müzakere ettik. Bunun üzerine İbrahim dedi ki: Bize el-Esved’in Âişe’den (r.anhâ) rivayet ettiğine göre Nebi (sav) bir Yahudi’den bir vadeye kadar erzak satın aldı ve ona zırhını rehin bıraktı.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Rehn 2, 1/689
Senetler:
1. Ümmü Abdullah Aişe bt. Ebu Bekir es-Sıddîk (Aişe bt. Abdullah b. Osman b. Âmir)
2. Ebu Amr Esved b. Yezid en-Nehaî (Esved b. Yezid b. Kays b. Abdullah b. Malik)
3. Ebu İmran İbrahim en-Nehaî (İbrahim b. Yezid b. Kays b. Esved b. Amr)
4. Ebu Muhammed Süleyman b. Mihran el-A'meş (Süleyman b. Mihran)
5. Ebu Bişr Abdülvahid b. Ziyad el-Abdî (Abdülvahid b. Ziyad)
6. Müsedded b. Müserhed el-Esedî (Müsedded b. Müserhed b. Müserbel b. Şerik)
Konular:
Borç, Rehin, Hz. Peygamberin zırhını yahudiye rehin vermesi
Geçim, Hz. Peygamber'in geçim sıkıntısı
Öneri Formu
Hadis Id, No:
19371, B005887
Hadis:
حَدَّثَنَا مَالِكُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عُرْوَةَ أَنَّ عُرْوَةَ أَخْبَرَهُ أَنَّ زَيْنَبَ ابْنَةَ أَبِى سَلَمَةَ أَخْبَرَتْهُ أَنَّ أُمَّ سَلَمَةَ أَخْبَرَتْهَا أَنَّ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ عِنْدَهَا وَفِى الْبَيْتِ مُخَنَّثٌ ، فَقَالَ لِعَبْدِ اللَّهِ أَخِى أُمِّ سَلَمَةَ يَا عَبْدَ اللَّهِ إِنْ فُتِحَ لَكُمْ غَدًا الطَّائِفُ ، فَإِنِّى أَدُلُّكَ عَلَى بِنْتِ غَيْلاَنَ ، فَإِنَّهَا تُقْبِلُ بِأَرْبَعٍ وَتُدْبِرُ بِثَمَانٍ . فَقَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم « لاَ يَدْخُلَنَّ هَؤُلاَءِ عَلَيْكُنَّ » . قَالَ أَبُو عَبْدِ اللَّهِ تُقْبِلُ بِأَرْبَعٍ وَتُدْبِرُ بِثَمَانٍ يَعْنِى أَرْبَعَ عُكَنِ بَطْنِهَا ، فَهْىَ تُقْبِلُ بِهِنَّ ، وَقَوْلُهُ وَتُدْبِرُ بِثَمَانٍ . يَعْنِى أَطْرَافَ هَذِهِ الْعُكَنِ الأَرْبَعِ ، لأَنَّهَا مُحِيطَةٌ بِالْجَنْبَيْنِ حَتَّى لَحِقَتْ وَإِنَّمَا قَالَ بِثَمَانٍ . وَلَمْ يَقُلْ بِثَمَانِيَةٍ . وَوَاحِدُ الأَطْرَافِ وَهْوَ ذَكَرٌ ، لأَنَّهُ لَمْ يَقُلْ ثَمَانِيَةَ أَطْرَافٍ .
Tercemesi:
Bize Malik b. İsmail (en-Nehdî), ona Züheyr (b. Muaviye el-Cu'fî), ona Hişam b. Urve (el-Esedî), ona Urve (b. Zübeyr el-Esedî), ona Zeyneb bt. Ümmü Seleme (el-Mahzumiyye), ona da (Hz. Peygamber'in (sav) eşi) Ümmü Seleme (r. anhâ) rivayet etmiştir: "Hz. Peygamber (sav), Ümmü Seleme'nin (r. anhâ) evindeydi. Evde kadınsı tavır ve davranışlara girme alışkanlığı olan biri vardı. Bu kişi, Ümmü Seleme'nin kardeşi Abdullah'a; 'Ey Abdullah! Eğer yarın size Taif'in fethi nasip olursa sana Ğaylân'ın şişman kızını göstereceğim. O kız dörtle gelir, sekizle döner.' dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) eşlerine; 'Bu tür insanlar sizin yanınıza girmesinler.' buyurdu." Ebu Abdullah (Buhari) şöyle dedi: "Dörtle gelir, sekizle gider ifadesi şu anlama gelir: Karnındaki dört büklümle; o kız bu şekilde gelir. Sekiz büklümle döner ifadesindeki sekiz, söz konusu dört büklümün kenarına taşan kıvrımlardır. Çünkü bu kıvrımlar, her iki taraftan kızı sarar ve vücuduna bitişik olur. Bundan dolayı sekiz demiştir. Kenarlar (الأَطْرَاف) kelimesinin müfredi (طَرَف) müzekker olmasına rağmen ravi, Arap dil kurallarına uyarak sekiz kelimesini müennes zikretmemiştir. Çünkü ravi, rivayette söz konusu kenarlar kelimesini açıkça zikrederek 'sekiz kenar' ifadesini kullanmamıştır. Yani kenar kelimesi zikredilmeyince sayının müzekker getirilmesinde bir sakınca görülmemiştir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Libâs 62, 2/476
Senetler:
1. Ümmü Seleme Zevcü'n Nebi (Hind bt. Huzeyfe b. Muğire)
2. Berra Zeyneb bt. Ümmü Seleme el-Mahzumiyye (Zeyneb bt. Abdullah b. Abdulesed b. Hilal)
3. Urve b. Zübeyr el-Esedî (Urve b. Zübeyr b. Avvam b. Huveylid b. Esed)
4. Ebu Münzir Hişam b. Urve el-Esedî (Hişam b. Urve b. Zübeyr b. Avvam)
5. Züheyr b. Muaviye el-Cu'fî (Züheyr b. Muaviye b. Hadîc b. Rahîl b. Züheyr b. Hayseme)
6. Ebu Gassan Malik b. İsmail en-Nehdi (Malik b. İsmail b. Ziyad b. Dirhem)
Konular:
Benzemek, kadının erkeğe; erkeğin kadına benzemesi
حَدَّثَنَا حَجَّاجُ بْنُ مِنْهَالٍ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ قَالَ أَخْبَرَنِى عَدِىٌّ قَالَ سَمِعْتُ سَعِيدًا عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ - رضى الله عنهما أَنَّ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم صَلَّى يَوْمَ الْعِيدِ رَكْعَتَيْنِ ، لَمْ يُصَلِّ قَبْلَهَا وَلاَ بَعْدَهَا ثُمَّ أَتَى النِّسَاءَ وَمَعَهُ بِلاَلٌ فَأَمَرَهُنَّ بِالصَّدَقَةِ ، فَجَعَلَتِ الْمَرْأَةُ تُلْقِى قُرْطَهَا .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
18861, B005883
Hadis:
حَدَّثَنَا حَجَّاجُ بْنُ مِنْهَالٍ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ قَالَ أَخْبَرَنِى عَدِىٌّ قَالَ سَمِعْتُ سَعِيدًا عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ - رضى الله عنهما أَنَّ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم صَلَّى يَوْمَ الْعِيدِ رَكْعَتَيْنِ ، لَمْ يُصَلِّ قَبْلَهَا وَلاَ بَعْدَهَا ثُمَّ أَتَى النِّسَاءَ وَمَعَهُ بِلاَلٌ فَأَمَرَهُنَّ بِالصَّدَقَةِ ، فَجَعَلَتِ الْمَرْأَةُ تُلْقِى قُرْطَهَا .
Tercemesi:
Bize Haccac b. Minhal, ona Şu‘be, ona Adiy’in şöyle rivayet etti: Ben Said’i İbn Abbas’dan (r.anhumâ) şu rivayeti naklederken dinledim: Nebi (sav) bayram gününde iki rekât namaz kıldı. Onlardan önce de namaz kılmadı, sonra da namaz kılmadı. Sonra beraberinde Bilal olduğu halde hanımların yanına gitti, onlara sadaka vermelerini emretti. Kadınların her biri kulağındaki küpesini atmaya başladı.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Libâs 59, 2/476
Senetler:
1. İbn Abbas Abdullah b. Abbas el-Kuraşî (Abdullah b. Abbas b. Abdülmuttalib b. Haşim b. Abdümenaf)
2. Ebu Abdullah Said b. Cübeyr el-Esedî (Said b. Cübeyr)
3. Adî b. Sabit el-Ensarî (Adî b. Sabit b. Dinar)
4. Şube b. Haccâc el-Atekî (Şu'be b. Haccac b. Verd)
5. Ebu Muhammed Haccac b. Minhâl el-Enmâti (Haccac b. Minhâl)
Konular:
Bayram, bayram namazı
Kadın, bayram namazına katılması
KTB, LİBAS, GİYİM-KUŞAM
KTB, NAMAZ,
KTB, SADAKA
حَدَّثَنِى إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الْحَنْظَلِىُّ أَخْبَرَنَا يَحْيَى بْنُ آدَمَ حَدَّثَنَا وَرْقَاءُ بْنُ عُمَرَ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِى يَزِيدَ عَنْ نَافِعِ بْنِ جُبَيْرٍ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - قَالَ كُنْتُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِى سُوقٍ مِنْ أَسْوَاقِ الْمَدِينَةِ فَانْصَرَفَ فَانْصَرَفْتُ فَقَالَ "أَيْنَ لُكَعُ - ثَلاَثًا - ادْعُ الْحَسَنَ بْنَ عَلِىٍّ" . فَقَامَ الْحَسَنُ بْنُ عَلِىٍّ يَمْشِى وَفِى عُنُقِهِ السِّخَابُ ، فَقَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم بِيَدِهِ هَكَذَا ، فَقَالَ الْحَسَنُ بِيَدِهِ ، هَكَذَا فَالْتَزَمَهُ فَقَالَ « اللَّهُمَّ إِنِّى أُحِبُّهُ ، فَأَحِبَّهُ ، وَأَحِبَّ مَنْ يُحِبُّهُ » . قَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ فَمَا كَانَ أَحَدٌ أَحَبَّ إِلَىَّ مِنَ الْحَسَنِ بْنِ عَلِىٍّ بَعْدَ مَا قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَا قَالَ .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
18863, B005884
Hadis:
حَدَّثَنِى إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الْحَنْظَلِىُّ أَخْبَرَنَا يَحْيَى بْنُ آدَمَ حَدَّثَنَا وَرْقَاءُ بْنُ عُمَرَ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِى يَزِيدَ عَنْ نَافِعِ بْنِ جُبَيْرٍ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - قَالَ كُنْتُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِى سُوقٍ مِنْ أَسْوَاقِ الْمَدِينَةِ فَانْصَرَفَ فَانْصَرَفْتُ فَقَالَ "أَيْنَ لُكَعُ - ثَلاَثًا - ادْعُ الْحَسَنَ بْنَ عَلِىٍّ" . فَقَامَ الْحَسَنُ بْنُ عَلِىٍّ يَمْشِى وَفِى عُنُقِهِ السِّخَابُ ، فَقَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم بِيَدِهِ هَكَذَا ، فَقَالَ الْحَسَنُ بِيَدِهِ ، هَكَذَا فَالْتَزَمَهُ فَقَالَ « اللَّهُمَّ إِنِّى أُحِبُّهُ ، فَأَحِبَّهُ ، وَأَحِبَّ مَنْ يُحِبُّهُ » . قَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ فَمَا كَانَ أَحَدٌ أَحَبَّ إِلَىَّ مِنَ الْحَسَنِ بْنِ عَلِىٍّ بَعْدَ مَا قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَا قَالَ .
Tercemesi:
Bize İshak b. İbrahim el-Hanzalî, ona Yahya b. Adem, ona Verkâ b. Ömer, ona Ubeydullah b. Ebu Yezid, ona Nafi' b. Cübeyr, ona da Ebu Hureyre (ra) şöyle demiştir:
Rasulullah (sav) ile Medine çarşılarından birindeydim. O yürüdü ben de yürüdüm. Dedi ki: "Ufaklık nerede? diye üç defa sordu. Sonra da Hasan b. Ali’yi çağır." buyurdu.
Bunun üzerine Hasan b. Ali yürüyerek geldi; boynunda misk boncuklarından bir gerdanlık vardı. Rasulullah (sav) elini şöyle uzattı; Hasan da elini şöyle uzattı. Derken Rasulullah (sav) onu bağrına bastı ve şöyle dedi: "Allah’ım! Ben onu seviyorum; sen de onu sev! Onu seveni de sev!"
Ebu Hureyre dedi ki: Rasulullah’ın (sav) bu sözünden sonra Hasan b. Ali’den (ra) daha çok sevdiğim hiç kimse olmadı.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Libâs 60, 2/476
Senetler:
()
Konular:
Hz. Peygamber, çocuk sevgisi
حَدَّثَنَا عَلِىُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ قَالَ عَمْرٌو سَمِعْتُ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ - رضى الله عنهما - يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « مَنْ لِكَعْبِ بْنِ الأَشْرَفِ فَإِنَّهُ آذَى اللَّهَ وَرَسُولَهُ صلى الله عليه وسلم » . فَقَالَ مُحَمَّدُ بْنُ مَسْلَمَةَ أَنَا . فَأَتَاهُ فَقَالَ أَرَدْنَا أَنْ تُسْلِفَنَا وَسْقًا أَوْ وَسْقَيْنِ . فَقَالَ ارْهَنُونِى نِسَاءَكُمْ . قَالُوا كَيْفَ نَرْهَنُكَ نِسَاءَنَا ، وَأَنْتَ أَجْمَلُ الْعَرَبِ قَالَ فَارْهَنُونِى أَبْنَاءَكُمْ . قَالُوا كَيْفَ نَرْهَنُ أَبْنَاءَنَا فَيُسَبُّ أَحَدُهُمْ ، فَيُقَالُ رُهِنَ بِوَسْقٍ أَوْ وَسْقَيْنِ هَذَا عَارٌ عَلَيْنَا وَلَكِنَّا نَرْهَنُكَ اللأْمَةَ - قَالَ سُفْيَانُ يَعْنِى السِّلاَحَ - فَوَعَدَهُ أَنْ يَأْتِيَهُ فَقَتَلُوهُ ، ثُمَّ أَتَوُا النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم فَأَخْبَرُوهُ .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
19372, B002510
Hadis:
حَدَّثَنَا عَلِىُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ قَالَ عَمْرٌو سَمِعْتُ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ - رضى الله عنهما - يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « مَنْ لِكَعْبِ بْنِ الأَشْرَفِ فَإِنَّهُ آذَى اللَّهَ وَرَسُولَهُ صلى الله عليه وسلم » . فَقَالَ مُحَمَّدُ بْنُ مَسْلَمَةَ أَنَا . فَأَتَاهُ فَقَالَ أَرَدْنَا أَنْ تُسْلِفَنَا وَسْقًا أَوْ وَسْقَيْنِ . فَقَالَ ارْهَنُونِى نِسَاءَكُمْ . قَالُوا كَيْفَ نَرْهَنُكَ نِسَاءَنَا ، وَأَنْتَ أَجْمَلُ الْعَرَبِ قَالَ فَارْهَنُونِى أَبْنَاءَكُمْ . قَالُوا كَيْفَ نَرْهَنُ أَبْنَاءَنَا فَيُسَبُّ أَحَدُهُمْ ، فَيُقَالُ رُهِنَ بِوَسْقٍ أَوْ وَسْقَيْنِ هَذَا عَارٌ عَلَيْنَا وَلَكِنَّا نَرْهَنُكَ اللأْمَةَ - قَالَ سُفْيَانُ يَعْنِى السِّلاَحَ - فَوَعَدَهُ أَنْ يَأْتِيَهُ فَقَتَلُوهُ ، ثُمَّ أَتَوُا النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم فَأَخْبَرُوهُ .
Tercemesi:
Bize Ali b. Abdullah, ona Süfyan, ona Amr (b. Dinar), ona Cabir b. Abdullah şöyle rivayet etti:
Rasulullah (sav), "Ka'b b. Eşref için kim hazırdır? Çünkü o, Allah'a ve Rasulü'ne eza etmiştir" buyurdu. Muhammed b. Mesleme, 'onu öldürmek istiyorsan ben hazırım', dedi. Ardından Muhammed b. Mesleme, Ka'b'ın yanına gitti. Senin bize bir vesk ya da iki vesk ödünç (hurma) vermeni istiyoruz', dedi. Ka'b, onlara 'kadınlarınızı bana rehin olarak verin', dedi. Muhammed ve arkadaşları, 'Arapların en yakışıklı erkeklerinden biri iken, biz kadınlarımızı sana nasıl rehin olarak verebiliriz', dediler. Ka'b, 'öyleyse oğullarınızı bana rehin verin', dedi. Onlar, 'Oğullarımızı nasıl rehin veririz? Sonra her birimize "biri iki deve yükü hurmaya rehin oldu!" diye sövülür, bu da bizim için utanç sebebidir. Ancak biz sana silah/zırhımızı rehin veririz', dediler. Ravi, 'Süfyan b. Uyeyne, silahı kast etti' diye rivayet etti. Ka'b kabul ederek kendisine gelmesi için İbn Mesleme'yle sözleşerek vakit tayin etti. Onlar da bu buluşmada İbn Eşref'i öldürdüler. Sonra gelip olayı Peygamber'e (sav) haber verdiler.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Rehn 3, 1/689
Senetler:
1. Cabir b. Abdullah el-Ensârî (Cabir b. Abdullah b. Amr b. Haram b. Salebe)
2. Amr b. Dinar el-Cümahî (Amr b. Dinar)
3. Ebu Muhammed Süfyan b. Uyeyne el-Hilâlî (Süfyân b. Uyeyne b. Meymûn)
4. Ebu Hasan Ali b. el-Medînî (Ali b. Abdullah b. Cafer b. Necîh)
Konular:
Strateji, Savaş, düşmanın elebaşılarını yok etmek
Tarihsel şahsiyetler, Ka'b. b. Eşref, öldürülmesi
حَدَّثَنَا الْمَكِّىُّ بْنُ إِبْرَاهِيمَ عَنْ حَنْظَلَةَ عَنْ نَافِعٍ قَالَ أَصْحَابُنَا عَنِ الْمَكِّىِّ عَنِ ابْنِ عُمَرَ - رضى الله عنهما - عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ « مِنَ الْفِطْرَةِ قَصُّ الشَّارِبِ » .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
19374, B005888
Hadis:
حَدَّثَنَا الْمَكِّىُّ بْنُ إِبْرَاهِيمَ عَنْ حَنْظَلَةَ عَنْ نَافِعٍ قَالَ أَصْحَابُنَا عَنِ الْمَكِّىِّ عَنِ ابْنِ عُمَرَ - رضى الله عنهما - عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ « مِنَ الْفِطْرَةِ قَصُّ الشَّارِبِ » .
Tercemesi:
Bize Mekkî b. İbrahim, ona Hanzala, ona Nâfiî, ona da İbn Ömer, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
Bıyıkları kısaltmak fıtrattandır. Buharî,bir defasında"Ashabımız, Mekkî'den nakletti" demiştir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Libâs 63, 2/477
Senetler:
()
Konular:
Süslenme, bıyıkları kısaltmak
Temizlik, fıtrat
Öneri Formu
Hadis Id, No:
19376, B005889
Hadis:
حَدَّثَنَا عَلِىٌّ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ قَالَ الزُّهْرِىُّ حَدَّثَنَا عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ رِوَايَةً « الْفِطْرَةُ خَمْسٌ - أَوْ خَمْسٌ مِنَ الْفِطْرَةِ - الْخِتَانُ ، وَالاِسْتِحْدَادُ ، وَنَتْفُ الإِبْطِ ، وَتَقْلِيمُ الأَظْفَارِ ، وَقَصُّ الشَّارِبِ » .
Tercemesi:
Bize Ali, ona Süfyân, ona ez-Zührî, ona Said b. Müseyyeb, ona Ebu Hureyre, rivayeti Hz. Peygamber'e (sav) nispet ederek şöyle nakilde bulunmuştur:
Fıtrat, beş şeydir. -Râvilerden biri şüpheye düşüp "Beş şey fıtrattandır" demiştir- Sünnet olmak, etek traşı olmak, koltuk altı temizliği yapmak ve bıyığı kısaltmak.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Libâs 63, 2/477
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Said b. Müseyyeb el-Kuraşî (Said b. Müseyyeb b. Hazn b. Ebu Vehb)
3. Ebu Bekir Muhammed b. Şihab ez-Zührî (Muhammed b. Müslim b. Ubeydullah b. Abdullah b. Şihab)
4. Ebu Muhammed Süfyan b. Uyeyne el-Hilâlî (Süfyân b. Uyeyne b. Meymûn)
5. Ebu Hasan Ali b. el-Medînî (Ali b. Abdullah b. Cafer b. Necîh)
Konular:
Fıtrattan olan beş/on şey
Sünnet etmek, çocukları, İslam'a girenleri vs.
Temizlik, beden temizliği
Temizlik, fıtrat