11735 Kayıt Bulundu.
Giriş
Ebu Abdullah (el-Buhârî) der ki: Bana İbrahim, ona Hişâm, ona İbn Cüreyc, ona İbn Ebu Müleyke, ona da İbn Ömer'in azatlısı Nâfi şöyle rivayet etmiştir:
ِِِِAşı yapılmış bir hurma ağacı, meyvesi söylenmeden satılırsa, meyve o ağaca aşıyı yapmış olan kimseye aittir. Mal sahibi köle de ve ekilmiş tarla da böyledir. Nâfi, İbn Cüreyc'e bu üç şeyi (meyveyi, köleyi ve ekini) saymıştır.
Bize Abdullah b. Yusuf, ona Malik, ona Nâfi, ona da Abdullah b. Ömer (r.anhuma), Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
"Bir kimse aşılanmış bir hurma ağacı sattığında eğer müşteri de mahsulün satışa dahil olmasını şart koşmamışsa, ağaç üzerinde meyve satana aittir."
Bize Kuteybe b. Saîd, ona Leys, ona Nâfi, ona İbn Ömer (r.anhuma) Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
"Herhangi bir kimse bir hurma ağacını aşıladıktan sonra kökten ağacı satar ve satın alan kimse de ağacın mahsulünü satışa dahil etmezse, ağacın mahsulü satan kimseye ait olur."
Bize Abdullah b. Yusuf, ona Malik, ona Humeyd et-Tavîl, ona da Enes b. Malik (ra) şöyle nakletmiştir:
"Ebu Taybe isimli bir köle Hz. Peygamber'i (sav) hacamat etti. Hz. Peygamber (sav) de Ebu Taybe'ye bir sâ miktarı (yaklaşık 3 kg) hurma verilmesini emretti. Sonra sahiplerine kölenin vergisini azaltmalarını emretti."
Bize İshak b. Vehb, ona Ömer b. Yunus, ona Babası (Yunus b. Kasım), ona İshak b. Ebu Talha el-Ensârî, ona da Enes ibn Mâlik (ra) şöyle rivayet etmiştir:
Rasûlullah (sav) muhâkale, muhâdara, mülâmese, munâbeze ve muzâbene satışlarını yasaklamıştır.
Açıklama: "Muhakale": Ekinin henüz başağı kurumadan ya da tarladaki taze ekinin kendi cinsinden belli ölçüdeki kurusu karşılığında götürü usulle satılmasıdır. "Muhadara": Meyvenin ağaçta daha yeşilken satışa konu edilmesidir. "Mülamese": Satıcının ya da müşterinin almak ya da satmak istediği bir malı incelemeden sadece dokunarak işaret etmesiyle gerçekleşen alışveriş. "Münabeze": Alışverişte tarafların bir malı incelemeden birbirlerine atmalarıyla gerçekleşen bir satım şekli. "Müzâbene": Ağaç üzerindeki olgunlaşmış taze hurmanın kuru hurma karşılığında satılması. (daha geniş bilgi için DİA - Diyanet İslam Ansiklopedisi'nde ilgili maddelere bakılabilir.)
Bize Kuteybe, ona Leys, ona Nâfi, ona da Abdullah b. Ömer (r.anhuma) şöyle rivayet etmiştir:
Hz. Peygamber (sav) muzâbene yoluyla yapılan her satışı; yani hurma bahçesindeki yaş hurmayı kuru hurma ile, üzüm bahçesindeki yaş üzümü kuru üzüm ile ve tarladaki biçilmemiş tahılı, kuru gıda birebir aynı ölçekte satmayı yasakladı.
Bize Kuteybe, ona İsmail b. Cafer, ona Humeyd, ona da Enes (ra) şöyle rivayet etmiştir:
Hz. Peygamber (sav), renkleninceye kadar yaş meyvenin satışını yasakladı. Biz Enes'e "meyvenin renklenmesi nedir?" diye sorduk. O da "meyvenin kızarması ve sararmasıdır" dedi ve ekledi "Söyle bakalım, eğer Allah o olgunlaşmamış meyveyi bir afetle yok ederse, sen kardeşinin malını ne karşılığında kendine helal sayacaksın."
Bize Ebu Velîd Hişâm b. Abdülmelik, ona Ebu Avâne, ona Bişr, ona Mücahid, ona da İbn Ömer (r.anhuma) şöyle demiştir:
Ben Hz. Peygamber'in (sav) yanında bulunuyordum, kendisi hurma ağacının göbeğini yiyordu. Bize "Ağaç cinsinden bir ağaç çeşidi vardır ki, mümin kimse gibidir?" buyurdu. Ben, o hurma ağacıdır, diye söylemek istedim ama bir de baktım ki, oradaki insanların en genciyim. (bu sebeple saygıdan sükût edip cevap vermedim). Hz. peygamber (sav) "o, hurma ağacıdır" buyurdu.
Bize Ebu Nuaym, ona Süfyân, ona Hişâm, ona Urve, ona da Âişe (r.anha) şöyle demiştir:
Muâviye'nin annesi Hind, Rasûlullah'a (sav) "Kocam Ebu Süfyân mala düşkün, cimri bir adamdır. Onun malından gizlice almamda bana bir günah var mıdır?" diye sordu. Rasûlullah (sav) de "örfe göre sana ve oğullarına yetecek kadar al" buyurdu.