11735 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Yahya b. Süleyman, ona İbn Vehb, ona Yunus, ona İbn Şihab, ona Hamza b. Abdullah, ona da babası (Abdullah b. Ömer) şöyle demiştir:
Rasulullah'ın (sav) hastalığı şiddetlendiği zaman kendisine namaz işi hususunda bir şeyler söylendi. Bunun üzerine Rasulullah (sav) "Ebu Bekir'e emredin de insanlara namazı o kıldırsın" buyurdu. Aişe: “Ebu Bekir yumuşak kalpli bir erkektir, okuduğu zaman ağlaması ona galip gelir” dedi. Rasullullah (sav) "Ona emrimi iletin o kıldırsın" buyurdu. Aişe ve diğer hanımlar sözü tekrar ettiler. Bunun üzerine Rasulullah (sav) "Ona emredin, o kıldıracak. Şübhesiz sizler Yusuf'un etrafındaki kadınlar gibisiniz" buyurdu.
Bu hadisi Zuhrî'den rivayetinde Zubeydî, Zuhrî'nin kardeşinin oğlu ve bir de İshâk b. Yahya el-Kelbî, (Yûnus b. Yezîd'e) mutâbaat etmişlerdir.
Ukayl ile Ma'mer, Zuhrî'den, o Hamza'dan, o da Peygamber'den (sav) bu hadisi nakletmişlerdir.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Muhammed b. Abdullah arasında inkita vardır.
Bize Yahya b. Süleyman, ona İbn Vehb, ona Yunus, ona İbn Şihab, ona Hamza b. Abdullah, ona da babası (Abdullah b. Ömer) şöyle demiştir:
Rasulullah'ın (sav) hastalığı şiddetlendiği zaman kendisine namaz işi hususunda bir şeyler söylendi. Bunun üzerine Rasulullah (sav) "Ebu Bekir'e emredin de insanlara namazı o kıldırsın" buyurdu. Aişe: “Ebu Bekir yumuşak kalpli bir erkektir, okuduğu zaman ağlaması ona galip gelir” dedi. Rasullullah (sav) "Ona emrimi iletin o kıldırsın" buyurdu. Aişe ve diğer hanımlar sözü tekrar ettiler. Bunun üzerine Rasulullah (sav) "Ona emredin, o kıldıracak. Şübhesiz sizler Yusuf'un etrafındaki kadınlar gibisiniz" buyurdu.
Bu hadisi Zuhrî'den rivayetinde Zubeydî, Zuhrî'nin kardeşinin oğlu ve bir de İshâk b. Yahya el-Kelbî, (Yûnus b. Yezîd'e) mutâbaat etmişlerdir.
Ukayl ile Ma'mer, Zuhrî'den, o Hamza'dan, o da Peygamber'den (sav) bu hadisi nakletmişlerdir.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile İshak b. Yahya arasında inkita vardır.
Bize Yahya b. Süleyman, ona İbn Vehb, ona Yunus, ona İbn Şihab, ona Hamza b. Abdullah, ona da babası (Abdullah b. Ömer) şöyle demiştir:
Rasulullah'ın (sav) hastalığı şiddetlendiği zaman kendisine namaz işi hususunda bir şeyler söylendi. Bunun üzerine Rasulullah (sav) "Ebu Bekir'e emredin de insanlara namazı o kıldırsın" buyurdu. Aişe: “Ebu Bekir yumuşak kalpli bir erkektir, okuduğu zaman ağlaması ona galip gelir” dedi. Rasullullah (sav) "Ona emrimi iletin o kıldırsın" buyurdu. Aişe ve diğer hanımlar sözü tekrar ettiler. Bunun üzerine Rasulullah (sav) "Ona emredin, o kıldıracak. Şübhesiz sizler Yusuf'un etrafındaki kadınlar gibisiniz" buyurdu.
Bu hadisi Zuhrî'den rivayetinde Zubeydî, Zuhrî'nin kardeşinin oğlu ve bir de İshâk b. Yahya el-Kelbî, (Yûnus b. Yezîd'e) mutâbaat etmişlerdir.
Ukayl ile Ma'mer, Zuhrî'den, o Hamza'dan, o da Peygamber'den (sav) bu hadisi nakletmişlerdir.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Ukayl b. Halid arasında inkita vardır.
Bize Yahya b. Süleyman, ona İbn Vehb, ona Yunus, ona İbn Şihab, ona Hamza b. Abdullah, ona da babası (Abdullah b. Ömer) şöyle demiştir:
Rasulullah'ın (sav) hastalığı şiddetlendiği zaman kendisine namaz işi hususunda bir şeyler söylendi. Bunun üzerine Rasulullah (sav) "Ebu Bekir'e emredin de insanlara namazı o kıldırsın" buyurdu. Aişe: “Ebu Bekir yumuşak kalpli bir erkektir, okuduğu zaman ağlaması ona galip gelir” dedi. Rasullullah (sav) "Ona emrimi iletin o kıldırsın" buyurdu. Aişe ve diğer hanımlar sözü tekrar ettiler. Bunun üzerine Rasulullah (sav) "Ona emredin, o kıldıracak. Şübhesiz sizler Yusuf'un etrafındaki kadınlar gibisiniz" buyurdu.
Bu hadisi Zuhrî'den rivayetinde Zubeydî, Zuhrî'nin kardeşinin oğlu ve bir de İshâk b. Yahya el-Kelbî, (Yûnus b. Yezîd'e) mutâbaat etmişlerdir.
Ukayl ile Ma'mer, Zuhrî'den, o Hamza'dan, o da Peygamber'den (sav) bu hadisi nakletmişlerdir.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Mamer b. Raşid arasında inkita vardır.
Bize Ahmed, ona İbn Vehb, ona Amr, ona Abdurabbih b. Said, ona Mahreme b. Süleyman, ona İbn Abbas'ın azadlısı Küreyb, ona da Abdullah b. Abbas şöyle söylemiştir:
Ben -bir gece teyzem- Meymune'nin (r.anha) yanında uyudum. Nebi (sav) bu gecede Meymûne'nin yanında bulunuyordu. Hz. Peygamber (sav) abdest aldı. Sonra kalkıp namaza durdu. Ben de onun sol yanında namaza durdum. Hz. Peygamber (sav) beni tuttu ve sağ tarafına geçirdi. On üç rekat namaz kıldı. Sonra az bir iç geçirme sesi duyuluncaya kadar uyudu (hafifçe kestirdi). Uyuduğunda iç geçirme sesi çıkarırdı. Sonra müezzin gelerek seslendi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) çıkıp namaz kıldırdı, abdest de almadı.
Amr dedi ki, ben bu hadisi Bukeyr'e rivayet ettim . O, aynı şekilde Küreyb'in de kendisine rivayet ettiğini söyledi.
Açıklama: İbn Hacer, rivayeti muallak sayanın hata ettiğini ifade etmiştir (Fethü'l-bari, II, 191). Hadiste Amr, rivayetin kendisine Ebu Rişdîn Küreyb b. Ebu Müslim el-Kuraşî ona, ona da Bükeyr b. Abdullah el-Kuraşî, yani ali isnadla rivayetin geldiğini ifade ediyor. (Necmettin Oğur)
Bize Adem b. Ebu İyâs, ona Şu'be, ona Muhârib b. Disâr, ona da Câbir b. Abdullah el-Ensârî şöyle söylemiştir:
Bir adam gece karanlığı bastığında iki sulama devesi ile geldi. Adam, Muaz'ın yatsı namazını kıldırmasına denk geldi. Hemen devesini bıraktı ve Muaz'a uydu. Muaz namazda Bakara veya Nisâ suresini okumaya başlayınca, adam bırakıp gitti. Daha sonra Muaz bu kişi hakkında kötü bir söz söyledi ve bu durum bu şahsa ulaştı. Bunun üzerine o kimse Hz. Peygamber'e (sav) geldi ve O'na Muaz'ı şikayet etti. Hz. Peygamber (sav) üç defa: "Ey Muaz! Sen bir fitneci misin? dedi ve Sebbih isme Rabbike'l-al'lâ, Ve'ş-şemsi ve duhâhâ, Ve'l-leyli izâ yağşa surelerini okuyup namaz kıldıramaz mıydın? Muhakkak ki arkandaki cemaatin içinde yaşlı, zayıf ve ihtiyaç sahibi kimseler vardır." buyurdu. Şu'be 'Muhakkak ki arkanda...' cümlelerinin de hadis olduğunu zannediyorum, dedi.
Buhari dedi ki, Şu'be'ye bu hadisi rivayet etmede Said b. Mesrûk, Mis'ar ve Şeybânî mutâbaat etmiştir.
Amr ve Ubeydullah b. Miksem ve Ebu Zübeyr'in Cabir'den naklettiklerine göre Muaz yatsı namazında Bakara Suresini okudu.
Şu'be'ye, Muhârib'den rivayetinde A'meş mutâbaat etmiştir.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Said b. Mesruk arasında inkita vardır.
Bize Adem b. Ebu İyâs, ona Şu'be, ona Muhârib b. Disâr, ona da Câbir b. Abdullah el-Ensârî şöyle söylemiştir:
Bir adam gece karanlığı bastığında iki sulama devesi ile geldi. Adam, Muaz'ın yatsı namazını kıldırmasına denk geldi. Hemen devesini bıraktı ve Muaz'a uydu. Muaz namazda Bakara veya Nisâ suresini okumaya başlayınca, adam bırakıp gitti. Daha sonra Muaz bu kişi hakkında kötü bir söz söyledi ve bu durum bu şahsa ulaştı. Bunun üzerine o kimse Hz. Peygamber'e (sav) geldi ve O'na Muaz'ı şikayet etti. Hz. Peygamber (sav) üç defa: "Ey Muaz! Sen bir fitneci misin? dedi ve Sebbih isme Rabbike'l-al'lâ, Ve'ş-şemsi ve duhâhâ, Ve'l-leyli izâ yağşa surelerini okuyup namaz kıldıramaz mıydın? Muhakkak ki arkandaki cemaatin içinde yaşlı, zayıf ve ihtiyaç sahibi kimseler vardır." buyurdu. Şu'be 'Muhakkak ki arkanda...' cümlelerinin de hadis olduğunu zannediyorum, dedi.
Buhari dedi ki, Şu'be'ye bu hadisi rivayet etmede Said b. Mesrûk, Mis'ar ve Şeybânî mutâbaat etmiştir.
Amr ve Ubeydullah b. Miksem ve Ebu Zübeyr'in Cabir'den naklettiklerine göre Muaz yatsı namazında Bakara Suresini okudu.
Şu'be'ye, Muhârib'den rivayetinde A'meş mutâbaat etmiştir.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Misar b. Kidam arasında inkita vardır.
Bize Adem b. Ebu İyâs, ona Şu'be, ona Muhârib b. Disâr, ona da Câbir b. Abdullah el-Ensârî şöyle söylemiştir:
Bir adam gece karanlığı bastığında iki sulama devesi ile geldi. Adam, Muaz'ın yatsı namazını kıldırmasına denk geldi. Hemen devesini bıraktı ve Muaz'a uydu. Muaz namazda Bakara veya Nisâ suresini okumaya başlayınca, adam bırakıp gitti. Daha sonra Muaz bu kişi hakkında kötü bir söz söyledi ve bu durum bu şahsa ulaştı. Bunun üzerine o kimse Hz. Peygamber'e (sav) geldi ve O'na Muaz'ı şikayet etti. Hz. Peygamber (sav) üç defa: "Ey Muaz! Sen bir fitneci misin? dedi ve Sebbih isme Rabbike'l-al'lâ, Ve'ş-şemsi ve duhâhâ, Ve'l-leyli izâ yağşa surelerini okuyup namaz kıldıramaz mıydın? Muhakkak ki arkandaki cemaatin içinde yaşlı, zayıf ve ihtiyaç sahibi kimseler vardır." buyurdu. Şu'be 'Muhakkak ki arkanda...' cümlelerinin de hadis olduğunu zannediyorum, dedi.
Buhari dedi ki, Şu'be'ye bu hadisi rivayet etmede Said b. Mesrûk, Mis'ar ve Şeybânî mutâbaat etmiştir.
Amr ve Ubeydullah b. Miksem ve Ebu Zübeyr'in Cabir'den naklettiklerine göre Muaz yatsı namazında Bakara Suresini okudu.
Şu'be'ye, Muhârib'den rivayetinde A'meş mutâbaat etmiştir.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Süleyman b. Feyruz arasında inkita vardır.
Bize Ahmed b. Yunus, ona Zâide, ona Musa b. Ebu Aişe, ona da Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe şöyle demiştir:
Ben Aişe'nin yanına girdim ve “Rasulullah'ın (sav) hastalığı zamanki durumlarını anlatır mısın?” dedim. Aişe “evet, anlatırım, Peygamber (sav) ağırlaştığı zaman "İnsanlar namazı kıldılar mı?" diye sordu. Biz “Hayır, ey Allah'ın Rasulü! onlar seni bekliyorlar” dedik. "Öyleyse benim için leğene su koyunuz" buyurdu. Aişe der ki: Oturup yıkandı. Sonra kalkmaya çalışırken bayıldı. Sonra ayıldı ve yine "İnsanlar namazı kıldılar mı?" diye sordu. Biz “Hayır, ey Allah'ın Rasulü! onlar seni bekliyorlar” dedik. "Benim için leğene su koyun" buyurdu. (Koyduk) oturup yıkandı. Sonra kalkmaya çalışırken yine bayıldı. Sonra ayıldı ve "İnsanlar namazı kıldılar mı?" diye sordu. Biz “Hayır, ey Allah'ın Rasulü! onlar seni bekliyorlar” dedik. "Benim için leğene su koyun" buyurdu. (Koyduk), oturup yıkandı. Sonra kalkmaya çalışırken yine bayıldı, sonra ayıldı. Yine "İnsanlar namazı kıldılar mı?" dedi. Biz “Hayır ey Allah'ın Rasulü, onlar seni bekliyorlar” dedik. O sırada insanlar mescidin içinde toplanmışlar, yatsı namazı için Peygamber'i bekleyip duruyorlardı. Bunun üzerine Peygamber (sav), insanlara namaz kıldırması için Ebu Bekir'e haber gönderdi. Haberci Ebu Bekir'e gitti ve “Rasulullah (sav) sana, insanlara namaz kıldırmanı emrediyor” dedi. Yüreği yufka bir zât olan Ebu Bekir, “ey Ömer, insanlara sen namaz kıldır” dedi. Ömer ona “Buna sen daha hak sahibisin” dedi. Sonra Rasulullah (sav) kendinde bir hafiflik hissetti ve, birisi Abbas olan iki adam arasında öğle namazı için dışarıya çıktı. Ebu Bekir de bu sırada insanlara namaz kıldırıyordu. Ebu Bekir, Peygamber'i (sav) görünce mihraptan geri çekilmek için hareket etti. Peygamber (sav) ona "geriye çekilme" diye işaret etti ve "Beni onun yanı başına oturtunuz" buyurdu. Onlar da kendisini Ebu Bekir'in yanına oturttular. Ravi der ki: Ebu Bekir, namazda Peygamber'e, insanlar da Ebu Bekir'e uyarak ayakta, Peygamber de oturarak namaz kılmaya başladılar.
Ubeydullah der ki: Ben Abdullah b. Abbas'ın yanına girdim ve “Peygamber'in hastalığı hakkında Aişe'nin bana söylediklerini sana arz edeyim mi?” dedim. “Söyle” dedi. Ben de Aişe'nin hadisini ona arz ettim. İbn Abbas o hadisten hiçbir şeyi inkâr etmedi. Sadece “Abbas ile beraber olan o ikinci kimsenin ismini Aişe sana söyledi mi?” dedi. “Hayır” dedim. “İşte o, Ali b. Ebu Talib'ti” dedi.