11735 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Ebu Ma'mer, ona Abdulvâris, ona Yunus, ona Humeyd b. Hilal, ona Ebu Salih, ona da Ebu Said'in söylediğine göre Nebi (sav) şöyle buyurdu.(T) Bize Adem b. Ebu İyâs ona Süleyman b. Muğire, ona Humeyd b. Hilal el-Adevî, ona Ebu Salih es-Semmân şöyle söylemiştir:
Ben bir Cuma gününde, Ebu Said el-Hudrî'nin kendisi ile insanlar arasındaki bir sütre olan bir şeye doğru namaz kıldığını gördüm. Ebu Muaytoğullarından bir genç onun önünden geçmek isteyince Ebu Said göğsünden onu geri itti. Genç adam etrafına bakındı fakat Ebu Said'in önünden başka geçecek bir yer bulamadı. Bunun için tekrar önünden geçmek isteyince Ebu Said birincisinden daha şiddetli bir şekilde onu itti. Genç, Ebu Said'e dil uzattı. Sonra Mervan'ın yanına giderek Ebu Said'den gördüğü muameleden dolayı onu şikayet etti. Ebu Said de onun arkasından Mervan'ın yanına girdi. Mervan: 'Ey Ebu Said, seninle kardeşinin oğlu arasında ne geçti' dedi. Bunun üzerine Ebu Said, ben Hz. Peygamber'in şöyle buyurduğunu işittim:
"Sizden biri kendisi ile insanlar arasında sütre olarak koyduğu bir şeye doğru namaz kılarken, herhangi bir kimse onun önünden geçmek isterse onu itsin. Şayet o kişi mutlaka önünden geçmek isterse bu sefer onunla kavga etsin. Çünkü o ancak bir şeytandır."
Bize Hâmid b. Ömer, ona Bişr, ona Âsım, ona Vâkıd, ona babası (Muhammed b. Zeyd), ona İbn Ömer veya İbn Amr şöyle rivayet etmiştir:
"Hz. Peygamber (sav) parmaklarını birbirine geçirip kilitlemişti."
Açıklama: Hz. Peygamber (sav) bu hareketi “Mü'minler birbirlerine kenetlenmiş tuğlalar gibidir” buyururken yapmış ve bununla Mü'minler arasındaki birlik ve beraberliğin ne derece sıkı olması gerektiğini vurgulamak istemiştir.
Bize İshak b. İbrahim, ona Ravh ve Muhammed b. Cafer, onlara Şu'be, ona Muhammed b. Ziyâd, ona da Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:
"Cinlerden bir ifrit, dün gece namazımda beni meşgul etmek üzere bana musallat oldu", -ya da Peygamber (sav) buna benzer bir kelime söyledi.- "ama Allah ona karşı bana fırsat verdi. Ben de sabah olunca hepiniz göresiniz diye onu mescidin direklerinden birine bağlamak istedim ama kardeşim Süleyman'ın (as) “Rabbim, bana, benden sonra hiç kimseye nasip olmayacak bir mülk ve saltanat ihsan eyle” demiş olduğu hatırıma geldi (vazgeçtim)."
Ravh der ki: Peygamber o ifriti yanından kovdu.
Bize Ebu Numan ve Kuteybe, onlara Hammad, ona Eyyûb, ona Nafi, ona da İbn Ömer şöyle rivayet etmiştir:
"Nebi (sav) Mekke’ye geldi ve Osman b. Talha’yı çağırtıp Kâbe'nin kapısını açtı. Nebi (sav), Bilal, Usame b. Zeyd ve Osman b. Talha içeri girdi. Sonra kapı kapatıldı. (Allah Rasulü) içinde bir süre kaldıktan sonra dışarı çıktılar. İbn Ömer der ki: Ben de derhal öne geçip Bilal’e (Hz. Peygamber (sav) içeride namaz kıldı mı?) diye sordum. O da “orada namaz kıldı” dedi. Ben “Neresinde” dedim. O da “İki direk arasında” dedi. İbn Ömer der ki: Ona kaç rekât kıldığını sormak hatırıma gelmedi."
BBize Abdullah b. Mesleme, ona Mâlik, ona İbn Şihâb, ona Abbâd b. Temîm, ona da amcası (Abdullah b. Zeyd) şöyle söylemiştir:
O, Rasulullah'ı (sav) bir ayağını ötekinin üzerine koymuş olarak mescitte sırt üstü yatarken gördü.
İbn Şihab'ın Said b. Müseyyeb'den naklettiğine göre o şöyle söylemiştir: Hz. Ömer ve Osman da (ra) böyle yapıyordu.
Bize Abdullah b. Mesleme, ona Mâlik, ona İbn Şihâb, ona Abbâd b. Temîm, ona da amcası (Abdullah b. Zeyd) şöyle söylemiştir:
O, Rasulullah'ı (sav) bir ayağını ötekinin üzerine koymuş olarak mescitte sırt üstü yatarken gördü.
İbn Şihab'ın Said b. Müseyyeb'den naklettiğine göre o şöyle söylemiştir: Hz. Ömer ve Osman da (ra) böyle yapıyordu.
Açıklama: Rivayet muallaktır. Buhari ile Velid b. Kesir arasında inkita vardır.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Şube b. Haccac arasında inkita vardır.