Öneri Formu
Hadis Id, No:
237919, İHS004604
Hadis:
4604 - أَخْبَرَنَا الْحَسَنُ بْنُ سُفْيَانَ، حَدَّثَنَا حَبَّانُ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا عُتْبَةُ بْنُ أَبِي حَكِيمٍ، عَنْ حُصَيْنِ بْنِ حَرْمَلَةَ الْمَهْرِيِّ، حَدَّثَنَا أَبُو الْمُصَبِّحِ الْمَقْرَائِيُّ، قَالَ: بَيْنَمَا نَحْنُ نَسِيرُ بِأَرْضِ الرُّومِ فِي طَائِفَةٍ عَلَيْهَا مَالِكُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الْخَثْعَمِيُّ إِذْ مَرَّ مَالِكٌ بِجَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ وَهُوَ يَمْشِي يَقُودُ بَغْلًا لَهُ، فَقَالَ لَهُ مَالِكٌ: أَيْ أَبَا عَبْدِ اللَّهِ ارْكَبْ فَقَدْ حَمَلَكَ اللَّهُ، فَقَالَ جَابِرٌ: أُصْلِحُ دَابَّتِي وَأَسْتَغْنِي عَنْ قَوْمِي، وَسَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: «مَنِ اغْبَرَّتْ قَدَمَاهُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ حَرَّمَهُ اللَّهُ عَلَى النَّارِ»، فَأَعْجَبَ مَالِكًا قَوْلُهُ فَسَارَ حَتَّى إِذَا كَانَ حَيْثُ يُسْمِعُهُ الصَّوْتَ نَادَاهُ بِأَعْلَى صَوْتِهِ يَا أَبَا عَبْدِ اللَّهِ ارْكَبْ، فَقَدْ حَمَلَكَ اللَّهُ، فَعَرَفَ جَابِرٌ الَّذِي أَرَادَ بِرَفْعِ صَوْتِهِ، وَقَالَ: أُصْلِحُ دَابَّتِي وَأَسْتَغْنِي عَنْ قَوْمِي، وَسَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: «مَنِ اغْبَرَّتْ قَدَمَاهُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ حَرَّمَهُ اللَّهُ عَلَى النَّارِ»، فَوَثَبَ النَّاسُ عَنْ دَوَابِّهِمْ، فَمَا رَأَيْنَا يَوْمًا أَكْثَرَ مَاشِيًا مِنْهُ
«الْمُقْرِيُّ: قَرْيَةٌ بِدِمَشْقَ، وَالْمَهْرِيُّ: سِكَّةٌ بِالْفُسْطَاطِ قَالَهُ الشَّيْخُ»
Tercemesi:
Bize el-Hasen İbn Süfyân haber verdi: Bize Hibbân anlattı: Bize Abdullâh haber verdi: Utbe İbn Ebû Hakîm bize Husayn İbn Harmele el-Mehrî'den haber verdi: Bize Ebu'l-Musabbih el-Mukrâî anlattı:
Mâlik İbn Abdullâh el-Has'amî komutasında, bir birlik halinde, Rum topraklarında ilerliyorduk. Bir ara Mâlik, Câbir İbn Abdullâh'ın yanına uğradı; Câbir, katırının ardı sıra yaya yürüyordu. Bunu gören Mâlik ona dedi ki: Ey Ebû Abdullâh, binsene, Allâh sana binek vermiş! Câbir şöyle cevap verdi: Hayvanımı dinlendiriyorum, kimseye de yük olmak istemiyorum; hem ayrıca ben, Allâh'ın Elçisi (sas)'i şöyle derken işittim: Allâh yolunda ayakları toza bulanan kimseyi, Allâh Ateş'e haram kılar. Onun bu sözü, Mâlik'in çok hoşuna gitti. Mâlik, sesin işitilebileceği kadar Câbir'den uzaklaştı ve ona en yüksek sesiyle şöyle bağırdı: Ey Ebû Abdullâh, binsene, Allâh sana binek vermiş! Câbir, Mâlik'in sesini yükseltmekle ne yapmak istediğini anladı ve şöyle cevap verdi: Hayvanımı dinlendiriyorum, kimseye de yük olmak istemiyorum; hem ayrıca ben, Allâh'ın Elçisi (sas)'i şöyle derken işittim: Allâh yolunda ayakları toza bulanan kimseyi, Allâh Ateş'e haram kılar. Bunu duyan insanlar, kendilerini bineklerinden aşağı attılar. O günden sonra, bu kadar çok yayayı bir arada görmedik.
El-Mukra, Dımışk'ın bir köyüdür, el-Mehra ise Füstat'ta bir yoldur; bunları eş-Şeyh (1) söyledi.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Siyer 4604, 10/463
Senetler:
1. Cabir b. Abdullah el-Ensârî (Cabir b. Abdullah b. Amr b. Haram b. Salebe)
Konular: