1 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Vekî, ona İmrân b. Hudeyr, ona da Ebu Miclez şöyle demiştir:
"Abdullah b. Abbâs, İbn Selâm’ın yanına geldi ve 'Ben sana üç şey soracağım' dedi. İbn Selâm 'Sen mi bana soracaksın, hâlbuki sen Kur'an okuyorsun?' dedi. İbn Abbâs 'Evet' dedi. İbn Selâm 'Sor' dedi. İbn Abbâs 'Bana Tubbâ hakkında bilgi ver. O nasıl biriydi? Üzeyir kimdir? Ve Süleyman neden Hüdhüdün yokluğunu (özellikle) araştırdı?' dedi. İbn Selâm şöyle cevap verdi:"
"Tubbâ'ya gelince, o Araplardan biriydi. İnsanlara galip geldi, bir grup âlim genci esir aldı ve onları yanına kattı. Onlarla konuşur, onlar da onunla konuşurlardı. Kavmi onun hakkında 'Tubbâ dininizi bıraktı ve bu gençlere uydu' dedi. Bunun üzerine Tubbâ gençlere 'Siz, bunların söylediğini işittiniz' dedi. Onlar da 'Bizimle onların arasında hüküm (verecek olan) ateştir. Ateş yalancıyı yakar, doğruyu ise kurtarır' dediler. Tubbâ 'Peki öyleyse girin ateşe' dedi, onlar da Mushaflarını boyunlarına asarak ateşe girdiler. Ateş onlara açıldı ve geçip gittiler. Sonra Tubbâ kavmine 'Siz de girin' dedi. Onlar girince ateş yüzlerini yalayıp geri döndüler. Tubbâ 'Mutlaka gireceksiniz' diye ısrar etti, onlar girdiler, ateş onlara açıldı, ama tam ortasına vardıklarında etraflarını sardı ve onları yaktı. Böylece Tubbâ Müslüman oldu ve salih bir adamdı."
"Üzeyir'e gelince; Beytü’l-Makdis harap olduğu zaman, ilim kaybolup Tevrat parçalandığında, Üzeyir dağlarda tek başına dolaşır ve İçinden su içtiği bir kaynağa uğrardı. Bir gün oraya geldi, karşısına bir kadın suretinde (bir melek) çıktı. Onu görünce geri çekildi. Susuzluğu şiddetlendiğinde tekrar ona geldi. Kadın ağlıyordu. Üzeyir 'Niçin ağlıyorsun?' diye sordu. Kadın 'Oğlum için ağlıyorum' dedi. Üzeyir 'Senin oğlun rızık mı veriyordu?' Kadın 'Hayır' dedi. Üzeyir 'Yaratıyor muydu?' dedi. Kadın 'Hayır' Üzeyir 'Öyleyse onun için ağlama!' dedi Bunun üzerine kadın da ona 'Sen kimsin? Kavmini mi istiyorsun? Bu kaynağa gir, onları bulacaksın' dedi. Üzeyir kaynağa girdi. Ne zaman girse, ilmine ilim katıldı. Nihayet kavmine ulaştı. Allah ona bilgisini geri verdi, Tevrat’ı ve ilmi onlara yeniden diriltti. İşte bu da Üzeyir'dir."
"Süleyman'a gelince; yolculukta bir yerde konaklamıştı. Suyun ne kadar uzakta olduğunu bilmiyordu. 'Kim onun bilgisini bilir?' diye sordu. Ona 'Hüdhüd bilir' dediler. İşte bu yüzden Süleyman da Hüdhüdün orada neden olmadığını sordurdu."